Kadınlar 8 Mart’ta ‘Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ yürüyecek
10:31
Perihan Kaya - Beritan Elyakut / JINHA
AMED – Demokratik Özgür Kadın Hareketi her yıl olduğu gibi bu yıl da alanlarda olacak. Türkiye ve bölgede mitinglerle, panellerle ve etkinliklerle girilmedik tek bir alan dahi bırakmayacaklarını belirten DÖKH aktivisti Songül Morsümbül, “Özgür kadınla demokratik ulusa doğru yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Kaybettiklerimizi kazanacağımız alanlar 8 Mart alanlarıdır. Kadın baharlaşmasında, yol yürüyüşünde, tüm kadınları özgürleşmeye davet ediyoruz” dedi.
Her yılın 8 Mart günü, dünyanın dört bir yanından milyonlarca kadının katılımıyla düzenlenen çeşitli etkinlikler kapsamında kadınlar, taleplerini dile getiriyor, renklerini, varlıklarını bir kez daha haykırıyor. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) ise, her yıl örgütlülüklerinin olduğu her yerde 8 Mart’ı mücadele gerekçesi yaparak ve “Rozalardan Sakinelere Yolunuz Yolumuzdur” diyerek etkinliklerini gerçekleştiriyor. DÖKH aktivisti ve aynı zamanda DTK Kadın Meclisi Üyesi Songül Morsümbül, yaklaşan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün önemine değinerek, dünya tarihinde kadınların büyük bedeller ödediğini ve bu eksen doğrultusunda belirlenen mücadele günlerinden birinin de 8 Mart olduğunu ifade etti. Ayrıca Songül, 2014 yılını Kürt kadınları olarak, Türkiye’de yaşayan tüm halkların ve inançların kendi mücadele zemininde yaratıkları somut emek ve mücadele değerlerini; daha güçlü sahiplenme ve somut kazanımlara dönüştürme yılı olarak değerlendirdiklerine işaret etti.
‘Kadın katliamlarına karşı sesimizi yükselteceğiz’
2013 Newroz’un da PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağırısı ile bir müzakere sürecinin başladığını hatırlatan Songül, “Kadınlar bir yılı aşkın bir süredir müzakere sürecinin kadınlar açısından da somut kazanımlara dönüşmesi için bir çaba sarf ediyor. 2013 8 Mart’ında geçen yılın hüznünü umuda dönüştürdük. 2014 8 Mart’ını ise bu umutların özgürlük için ciddi adımlara dönüştürüleceği, ciddi yol yürüyüşlerinin gerçekleştirileceği bir 8 Mart olarak karşılıyoruz” dedi. Songül, bu yıl gerçekleştirilecek olan 8 Mart’ta kapitalist moderniteye, kadına yönelik şiddete, Türkiye ve bölgede artan kadın kırımına karşı seslerini yükselteceklerine dikkat çekti. Songül, ayrıca eş başkanlık sistemi ile kadınların yeni bir evreye girdiğini bütün kamuoyuna deklere etmeyi amaçladıklarına değinirken, “Öz Yönetimle Özgür Kimliğe” şiarının da altını dolduracaklarını söyledi. Songül, “Özgür kadınla demokratik ulusa doğru yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Adımlarımızı somut adımlarla kurumsallaştıracak, örgütlenmemizi gerçekleştirecek ve kadınların bu toplumun artık ikinci bir yarısı değil, esas öznesi olduğunu duyuran eylem ve etkinlikler yapacağız” dedi.
‘8 Mart’ta Özgür Kadınla Demokratik Ulusa yürüyeceğiz’
Türkiye ve bölgede mitinglerle, panellerle ve etkinliklerle girilmedik tek bir alan bırakmayacaklarını kaydeden Songül, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nden itibaren 21 Mart Newroz Bayramı, 30 Mart yerel seçimler ve 1 Mayıs İşçi Bayramı’na kadar belirledikleri mücadele hattı içinde ve kadın özgürlük çizgisinde, demokratik ulus ile demokratik özerkliği inşa etmeyi, kendi öz kimliğine dönüştürmeyi esas aldıklarını dile getirdi. Songül, özgün kadın yapılarının içerisinde özerkliğin şimdiye kadar hayata geçirilmesi gereken ekonomik, sosyal ve siyasal alanlarında belirli temsiliyetler açığa çıkardıklarına değinerek, “Bu 8 Mart ile açığa çıkardığımız somut olguları daha kurumsallaşmış, halk nezdinde karşılığı olan ve kadın kitlesiyle temas halinde olan, aynı zamanda onların gerçekte var olan sıkıntı ve sorunlarını temel perspektif olarak alarak; önümüzdeki süreci ‘Özgür Kadınla Demokratik Ulusa’ kampanyamızı da güçlendirecek temelde güçlü mücadele alanları yaratacağımızın sinyalini tüm kamuoyuna vereceğimizi düşünüyorum” açıklamalarında bulundu.
‘Örgütsüz tek bir kadın kalmayacak’
Songül, Kürt kadın hareketi olarak binlerce yıldır bir mücadele yürütüldüğünü, ancak var olan kurumsal yapılar içerisinde belirli eksikliklerin, sorunların olduğunu tespit ettiklerini ve bu sorunların başında kadınların cins bilinci ve zihniyet dönüşümünü kendi içerisinde yeterince yaratmadığının geldiğini ifade etti. DÖKH olarak iddialarının örgütsüz tek bir kadın kalmayana kadar örgütlenmeyi, eğitimi ve kurumsallaşmayı yaratmak olduğunun altını çizen Songül, mücadelelerinin on yıllara varan bir sistemle kendini kurumsallaştırmaya götürdüğünü, fakat bunu halk düzeyinde buluşmasını yaratabilmek için önlerindeki 1 yıl boyunca yürütecekleri kampanyanın sosyal yaşamı yeniden örgütleyeceğini, kurumsallaştırdıkları kadın ayağının daha halklaşmış boyutu ile temas halinde olacağını, kadına yönelik şiddetin ve devletin yaratmış olduğu eril zihniyetin politikalarına karşı ise halklaşmış bir zihniyeti önlerine hedef koyduklarını söyledi.
‘Mücadelemiz köylerde başlayacak’
Songül, bugünden sonraki süreçte devletin eril zihniyetine ve kapitalist modernitenin kişilerde yaratmış olduğu sahte özgürlük anlayışı karşısında daha özgürlükçü, demokratik bir cins bilinciyle mücadelenin yükseltilip yürütülmesi gerektiğine vurgu yaparken, mücadeleleri ekseninde önlerindeki kampanya süresi boyunca köylerden başlayıp kadın komünleri oluşturacaklarına ve kadınların doğal toplum yaşamını örgütleyeceklerine dikkat çekti. Konuşmasında eş başkanlık sistemi ile kadınların yerel yönetimlerde söz hakkını elde ettiğini ifade eden Songül, beş yıl önce kadınları zorla belediye il meclis üyeliklerine, il genel meclislerine yerleştirdiklerini, ancak bu yıl bu sayının iki katını aştığına dikkat çekti. Songül, “Biz inanıyoruz ki, önümüzdeki süreçte kadınların ciddi bir eğitimle örgüte dönüştürülmesi, kendi cins bilinciyle buluşmanın yaratılması ve gerçekten seçilen kadınlarında halk temsilcisi olma özelliklerinden, kadın özgürlüğünü esas alan toplumun her aşamasındaki bireyle buluşarak yeniden bir yaşam örgütlemesine girmesi gereken bir bilince ulaşacaktır” ifadelerine yer verdi.
‘Dersimde Sakinelerin, Zilanların, Zarifelerin, Beritanların ruhu var’
“Dersim Kürdistan tarihi açısından her zaman isyanların en yüksek olduğu bir yerdir. Bu nedenle 8 Mart etkinliklerinin startı Dersim’de verilecek” diyen Songül, “Devletin yıllardır orada yaşattığı ve uyguladığı soykırım politikalarına karşı çıkmak için, en önemlisi de ‘Biz isyan eden bir hareketiz ve bu isyan eden hareketin temsilcisi heval Sara’nın yarattığı bir toplumsal gerçeklik var orda. Sakinelerin, Zilanların, Zarifelerin, Beritanların yarattıkları ruhun her zaman orda canlı kalması ve bu canlılığı gerçek bir örgütlülüğe dönüştürmek için bundan sonra tüm 8 Mart etkinliklerinin startını Dersim,’de vereceğiz” diye kaydetti.
Kadınlar 1 Mart’ta Dersim’de
Songül, Dersim’in kendileri için bir kadın dergahı, arınma alanı olduğunu dile getirirken, ayrıca Sakine Cansız’ın da akademik buluşma alanı olduğunu söyledi. Songül Dersim’de gerçekleştirilecek olan miting için, “Belki de tamamlanmamış özgürlüğün aleviyle buluştuğu, kadın kimliğiyle buluştuğu tüm öteki yaklaşımların yıllardır kadınlar üzerinde var olan gerçekliğiyle bir kez daha buluşup, heval Sara şahsında tüm devrimci kadınları sahiplenmek ve kendi eksikliklerimizi de onun yaratmış olduğu o güzellikle bir kez daha buluşturmak için 1 Mart’ta Dersim’deyiz” dedi. Kürt kadın hareketi Türkiye feminist hareketi aktivistleri kadınlar olarak, 8 Mart’ı sadece bir güne sığdırmadıklarını ve her günü 8 Mart Kadınlar Günü yapmak istediklerini belirten Songül, bu amaçla her alanda mücadelelerini yükselteceklerine işaret etti. Ayrıca Songül, “Kaybettiklerimizi kazanacağımız alanlar 8 Mart alanlarıdır. Kadın baharlaşmasında, yol yürüyüşünde, tüm kadınları özgürleşmeye davet ediyoruz” sözlerine yer verdi.
(be-pk/gk/mg)

