Anadil gününde Kürt, Süryani ve Ermeniler birarada

09:42

JINHA


AMED -KURDÎ-DER ve Eğitim Sen tarafından 21 Şubat Dünya Anadil Günü nedeniyle resepsiyon verildi. Resepsiyonda Kürt, Ermeni, Süryani temsilcileri bir araya gelerek, anadilini önemine dikkat çekti. 


21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinlikleri kapsamında KURDÎ-DER ve Eğitim-Sen tarafından Sümer Park Resepsiyon Salonunda anadil programı düzenlendi. Resepsiyona BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Fırat Anlı, Kayapınar Belediyesi Eş Başkan Adayı Fatma Arşimet ile Mehmet Ali Aydın, Barış Anneleri Meclisi, Mezopotamya Vakfı, Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi temsilcisi Mehmet Güvener, Süryani toplumu temsilcisi Yusuf Akbulut, Ermeni cemaatini temsilen Gaffur Aktaş ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Resepsiyon açılış konuşmasını yapan KURDÎ-DER Başkanı Sebahattin Gültekin asıl sorunun oto asimilasyon olduğuna değinerek, "İki tür asimilasyon vardır, birinci asimilasyon egemen ulusun ve dilin dayattığı asimilasyondur, böyle bir dayatma ile kendi anadilin anlamsız ve işlevsiz hale getirir, bu noktadan sonra ikinci asimilasyon devreye girer, kişinin kendi kendini asimile etmesi yani oto asimilasyon, asıl mesele de budur. Kendi dilimizi kurtarmanın tek yolu yaşamın her alanında kendi ana dilimizi kullanmaktan geçer'' şeklinde konuştu.


'Dilimle gurur duyuyorum' 
Anadilin bugüne kadar ayakta durmasının tek sebebinin analar olduğunu belirten Barış Anneleri Meclis üyesi Gurbet Eryılmaz ise "Bugüne kadar Kürtçe dışında hiçbir dil kullanmadım. Okulda öğretmenim, hastane de doktor bana neden Türkçe konuşmuyorsun dediğinde ' kendi dilimle gurur duyuyorum' dedim, tüm analara buradan sesleniyorum, çocuklarınıza kendi dilinizi öğretin" dedi.

‘Okular en büyük asimilasyon yuvasıdır'

Asimilasyona öğretmenler olarak ortak oldukları için özür dileyen Eğitim- Sen üyesi Mehmet Atlıhan ise anadilde eğitim alma hakkının engellenmesinin insanlık suçu olduğunu dile getirdi. Mehmet, "Bu asimilasyon okullar aracılığıyla yürütülmektedir ve biz öğretmenler olarak bu asimilasyona ortak olduğumuz için halkımızdan özür diliyoruz" sözlerine dikkat çekti. BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, tüm dillerin korunması gerektiğine vurgu yaparak, "Herkes sadece kendi dilini savunsa, bu mücadele amacına ulaşamaz. Önemli olan tüm dillerin ve kültürlerin mücadelesini yürütmektir. Her kültür bir renktir, her dil bir güldür ve tüm diller ve kültürler renkli bir gülistandır" sözlerini kullandı. 

'Anadilimi zindandaki arkadaşlar sayesinde korudum'

Resepsiyona katılan Ermeni ve Süryani’ler de konuşmalarını anadillerinde yaparak Türkiye’de yaşayan tüm insanların kendi anadillerinde eğitim almanın bir hak olduğunun altını çizerek, tüm dünya halkalarının dilerini yaşatabilmeleri için konuşabildikleri ortamların yaratılması gerektiğini ifade ettiler. Ardından konuşan  BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Fırat Anlı, “Zindandaki yoldaşlara selamlarımı yolluyor, zindan da kaldığım üç yıl içerisinde anadile ilişkin zindan da yapılan eğitimlerle anadilimi korudum, mahkemelerde bu dili sahiplendik, bizlere 'Türkçe konuşun sizleri serbest bırakalım' dediler ama biz anadilimizden taviz vermedik" dedi. Fırat, 30 Mart seçimlerinden sonra Kürtçe’nin tüm yaşamda resmi dil olacağını söyledi.


Resepsiyon konuşmaların ardından sona erdi. 


 


(be-ny/zd)