Berfo Ana’nın direnişi beyaz perdede

10:34

JINHA


AMED – Kayıp yakınlarının sembolü olan Berfo Ana'nın hayatının çekildiği belgesel filmin galasında  konuşan  BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak,“Berfo Ana bu dünyadan bu acıyla bu büyük kederle göç edip gitti. Ona söz verenler sözünü  tutmayanlar bu utancı ömürlerinin sonuna kadar boyunlarında taşıyacak” dedi.


Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği (OSAD) kayıp yakınlarının sembolü olan Berfo Ana'nın ölüm yıl dönümüne ilişkin çekilen belgesel filmin galasını Cegerxwin Gençlik Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenledi. Gözaltında kaybolan Oğlu Cemil Kırbayır’ı armaya ömrünü adayan Berfo Ana’nın mücadelesini konu edinen filmin galasına birçok yurttaşın yanı sıra BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, BDP Eş Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, Barış Anneleri Meclisi ve birçok Kürt yönetmen katılım gösterdi. Gecede konuşan Gültan, Berfo ananın kayıp yakınlarının bir sembolü olduğu için ölümsüz olduğunu dile getirerek, “Berfo Ana bu dünyadan oğlunun kemiklerine ulaşamadan göçüp gitti. Ona, ‘oğlunu bulacağız’ sözünü verenler ve  tutmayanlar bu utancı ömürlerinin sonuna kadar boyunlarında taşıyacaklar” dedi.


‘Berfo anaya söz verenler bu utançla yaşayacak’


Türkiye’de siyasetin inanç üzerinden yürütüldüğüne dikkat çeken Gültan, “Bu ülkede herkes inançtan inanç değerlerimizden çokça bahsediyor. Bu iktidar, inanç değerlerini kendisi için rant haline getirdi. Ama bizim inançlarımız da, bir insanın vasiyeti ve son sözü kutsal bir şeydir gereği yerine getirilir.  Fakat Başbakan BerfoAna’ya ‘oğlunu bulacağım’ sözünü tutmadı” ifadesinde bulundu. Mahkemelerde hala kayıp yakınlarının tehdit edildiğine dikkat çeken Gültan, “Bu ülkede vicdanı olan sesler yükselmedikçe bu tehditler ve bu kayıplar devam edecektir. Bu halk, bu topraklarda çok acı yaşadı. Bu topraklar nice ölüm ve zulümlere tanık oldu. Ama başucunda ağlayabileceğin bir dua okuyabileceğin bir mezarın olmaması kadar daha büyük bir acı yoktur. Berfo Ana bu dünyadan bu acıyla bu büyük kederle göç edip gitti. Ona söz verenler sözünü  tutmayanlar bu utancı ömürlerinin sonuna kadar boyunlarında taşıyacak. Berfo Ananın tek isteği oğlunun kemiklerine ulaşmaktı.  Bu kadar sıradan, bu kadar masum,bu kadar insanı başka bir istek olabilir mi? Sadece kemiklerini isteyen bir anneye, bunu bile çok gördüler” dedi.


‘Tarihten bu yana devlet her zaman katletti’


Ardından konuşan film yönetmeni Veysi Altay, Berfo Ana’nın tüm mücadeleci anaların sembolü olduğunu dile getirerek, “Bizim üzerimize düşen Berfo anayı yaşatmaktı ve bu yüzden onu belge filminde yaşattık” diye belirtti. 1915’ten bu yana devlet anlayışının bölge topraklarında katliam gerçekleştirdiğine dikkat çeken Veysi, “Devlet Ermeni katliamını gerçekleştirdiği zaman, ilk önce 250-300 ermeni insanı katletti ve katledilen insanların bir mezarsı dahi olmadı. Aynı şekilde Kürt direnişi, önderlerinden Şeyh Said, Seyid Rıza ve arkadaşlarını katledenler onlara ait bir mezarının dahi olmasına izin vermedi. Bu katliamlar 12 Eylül faili meçhul cinayetlerle devam etti. Şimdi ise mezarı olan gerillaların mezarları tahrip ediliyor. Devlet anlayışı yıllardır böyle” şeklinde konuştu. Kürlerin birlik olmaması için Berfo ananın sembol olmasının istenilmediğine vurgu yapan Veysi, “Devlet kayıp yakını mücadeleci ailelerin ölmesini ve bu olayın duyulmamasını istiyor. Fakat Kürtler çocuklarına dostlarına yoldaşlarına sahip çıktı. Şimdi bahsettiğimiz Berfo ana gibi kişiler,  Kürdistan için birer sembol haline gelmişlerdir” dedi.


(tt/zd)