Diyarbakır Barosu’nun Kürtçe broşürüne okul yasağı!

08:30

Gülşen Koçuk / JINHA


AMED – Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi,  hak ihlallerine uğrayan çocuklar için Kürtçe-Türkçe broşür hazırladı. Kürtçe-Türkçe hazırlandığı için okul kapılarından girişine izin verilmeyen broşür, sokaklarda çocuklara dağıtıldı. Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram, gönüllü olarak gerçekleştirdikleri çalışma kapsamında olumlu tepkilerle karşılaştıklarını ifade ederken, çalışmalarda yer alan Stajyer Avukat Muhammet Emin Çoban ise, çalışmalar sırasında karşılaştıkları sorunları aktardı.


Yaşamın en anlamlı tarafıdır çocuklar ve en ıstıraplı halidir. Savunmasız oluşu karşısında en fazla hak ihlaline uğrayan çocuklar, özellikle savaş, kaos dönemlerinde hak ihlallerini en üst düzeyde yaşayan kesimi oluşturmakta. Uluslararası Af Örgütü'nün belirttiğine göre az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, emek sömürüsü, pornografi, şiddet, yasa dışılık gibi olumsuz etkenlerin dahilinde, çocuk hakları ihlalleri daha büyük boyutlarda olmaktadır. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi de, çocukların yaşadıkları hak ihlalleri karşısında sindirilmelerine, savunmasızlıklarına karşı bir kampanya başlattı. Kampanya çerçevesinde Çocuk Hakları Merkezi, Kürtçe ve Türkçe broşürler hazırlayarak hem sokaklarda bütün çocuklara, hem de yetişkinlere, ailelere dağıttı. Özellikle Diyarbakır gibi zorunlu göçün ardından kente göç eden ve yoksullukla mücadele eden ailelerin yoğun yaşadığı yerlerde çocuk hak ihlallerinin yoğun olduğu bilinirken, çocukların karşılaştıkları durumlar karşısında ne yapmaları ve nereye başvurmaları gerektiği de hazırlanan broşürlerde yer alıyor.


'Devletin cezaevlerinde düzenlemeye gitmesi elzemdir'


Çocukların yaşadığı ve uğradığı hak ihlallerine ilişkin konuşan Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gazal Bayram Koluman, özellikle cezaevlerinde bulunan çocukların uğradığı hak ihlallerine dikkat çekerek, Şakran, Maltepe, Adana Pozantı cezaevlerindeki çocukların işkence ve "zalimane tutumlara" maruz kaldıklarını hatırlattı. Son süreçte ise toplumsal bir duyarlılık ile bütün STK'ların da bir araya gelip ortak bir kararlaşmayla "Çocuk Cezaevlerini Kapatılsın" diye bir kampanya başlattıklarını söyleyen Gazal, kampanya kapsamında 5 ilde eş zamanlı olarak cezaevleri önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Çocuk cezaevlerinin, kalıcı çözümler bulununcaya kadar cezaevlerinin çocukların topluma kazandırıldığı alanlar haline gelmesi gerektiğinin önemini belirten Gazal, "Şu anda acil ve elzem olan ise, devletin, çocukların tutuklu veya hükümlü olarak kalmış oldukları cezaevlerinde düzeltmeler yapması ve buraları toplumsal denetleme mekanizması olan STK'ların denetimine açmasıdır" dedi.


Kürtçe broşüre okul yasağı!


 Gazal, Çocuk Hakları Merkezi üyeleri olarak çocuklara, hak ihlallerine uğramaları halinde ne şekilde hukuki destek ve danışmanlık sunmak üzere yardımcı olabileceklerini ve çocuk haklarının neler olduğunu tanımlayan bir broşür hazırladıklarını ifade etti. 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde Diyarbakır'da bulunan bütün okullarda dağıtılması planlanan broşürün dağıtımı için ilgili resmi makamlara başvuruda bulunduklarını ancak, broşürün Kürtçe ve Türkçe olması nedeniyle il düzeyinde değil, Bakanlık düzeyinde karar verileceği cevabını aldıklarını söyleyen Gazal, aradan üç ay geçmiş olmasına rağmen hala cevap alamadıklarını kaydetti. Kendilerine sözlü ya da yazılı hiçbir şekilde dönülmediğine değinen Gazal, broşürleri sokaklarda, meydanlarda dağıttıklarını ifade etti. Gazal, yaptıkları çalışma çerçevesinde halktan ve çocuklardan güzel ve olumlu tepkiler de aldıklarını dile getirdi.


'Çocukların resimlerinden işçilik, savaş, çocuk yaşta evlilik çıktı'


Gazal, Çocuk Hakları Merkezi olarak Diyarbakır ve ilçelerinde resim, şiir ve kompozisyon etkinliği sonucunda çocukların çizdiği resimler, yazdığı şiir ve kompozisyonlarda çocuk yaşta evlilikler, çocuk işçiliği, savaş gibi temaların ortaya çıktığına işaret etti. "Yaşam hakkı korunmadığı sürece çocuklara istediğimiz kadar diğer haklarını sunalım, yerini bulamayacaktır biz bir çocuğumuzu kaybettikten sonra" diyen Gazal, yakın zamanda 12 yaşında öldürülen Uğur Kaymaz ve Roboskî'de devlet eliyle katledilen 34 kişiden 17’sinin çocuk olduğunu hatırlattı. Diyarbakır Barosu olarak Çocuğa Karşı Şiddetin Önlenmesi Ağı, Çocuğa Karşı Cinsel Ticari ve Sömürüyle Mücadele Ağı'nın üyesi olarak çocuk yaşta evliliklerle mücadelelerinin devam ettiğinin altını çizen Gazal, aynı zamanda gelen talepler doğrultusunda okullarda çocuklara haklarını anlatan seminerler düzenlediklerini dile getirdi.


Çocuklar fuhuş, uyuşturucuya karşı bilgilendirildi


Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Stajyer Avukat Muhammet Emin Çoban, çocuğun, özel bir koruma altında olması gereken, bakıma, minimum ihtiyaçlarının karşılanmasına ihtiyaç duyan bir birey olduğunu dile getirdi. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak alanlarda broşür dağıttıkları zaman karşılaştıkları çocuk profillerine işaret eden Muhammet, ailelerin durumu da göz önünde bulundurulduğunda çocukların suça itilme durumunun ön planda olduğunu dile getirdi. Esrar, uyuşturucu ve kız çocuklarında da fuhuşa itilme sorunlarının Diyarbakır'da yoğun olarak yaşandığını gördüklerine dikkat çeken Muhammet, çocukları da bu tehlikelere karşı bilgilendirdiklerini söyledi. Çocuklarla broşürleri dağıtırken, onlara, haklarını, hak ihlalleri karşısında neler yapacaklarını sözlü olarak da anlattıklarına değinen Muhammet, daha önce benzer bir çalışmayı da hak ihlalleri yaşandığı şikayeti üzerine çocuk bakım evlerini ziyaret ederek gerçekleştirdiklerini kaydetti. Ayrıca çocuklara verdikleri seminerleri biraz daha tiyatral bir şekilde verdiklerini vurgulayan Muhammet, daha çok özel eğitim kurumlarında verdikleri eğitimleri devlet okullarında da vereceklerini ifade etti.


'Madde kullanımı devlet eliyle gerçekleştiriliyor'


30 yıllık savaş sürecinin etkisiyle çocukların davranış ve tutumlarındaki değişikliklerin fark edilebilir olduğunu söyleyen Muhammet, "Örneğin, bir çocuk bir polis aracı gördüğünde savunma durumuna geçebiliyor. Yakını cezaevlerinde olan, gözaltında kaybedilen, işkence gören çocuklarda bunların etkisi rahatlıkla görülebiliyor" dedi. Özellikle çocukların esrar, uyuşturucu kullanımının devlet eliyle gerçekleştirildiğini kaydeden Muhammet, "Kolluk kuvvetleri isteseler bunları engelleyebilirler. Güçlü bir emniyet teşkilatı ve istihbarat var. 'Çocuklar gelip polise taş atacaklarına, bir köşede esrar ya da uyuşturucuyla ilgilensinler, bizim için daha iyi' anlayışı var" ifadelerine dikkat çekti.


(gk/mg)