8 Mart'ın alanlardan mesajı: Direniş sözü
16:43
JINHA
HABER MERKEZİ - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın birçok yerinde eylem ve etkinlikler devam ederken, birçok yerden ise yazılı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Kadınlar günü için illere getirilen Valilik ve Emniyet Müdürlüğü yasaklarını tanımadıklarını belirten kadınların bu seneki mesajı ise "Direniş sözü" oldu.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye ve Kuzey Kürdistan'ın birçok yerinde eylem ve etkinlikler Valilikler tarafından getirilen yasaklamalara rağmen devam ediyor. Tüm dünyada coşkuyla kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Türkiye'de ve Kuzey Kürdistan'da ise direniş havasında geçiyor. İllere getirilen Valilik ve Emniyet Müdürlüğü yasaklarını tanımadıklarını belirten kadınların eylemlerindeki mesajı "Direniş sözü" oldu.
Bu kapsamda birçok kurum ve temsilciliklerden ise yazılı mesajlar yayınlanmaya devam ediyor. Batman Belediyesi Eşbaşkanları ve Belediye Meclis üyeleri tarafından yayınlanan mesajda, "Kadına yönelik şiddetin son bulduğu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, özgür bir gelecek özlemiyle; tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. İnsanca, eşit ve özgür bir yaşam mücadelesinde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz" denildi.
'Sendikalarda 396 delegenin sadece 42'si kadın'
DİSK Basın-İş ise yayınladığı yazıklı açıklamada, Türkiye basın tarihinde, genel yayın yönetmenliği yapmış kadın sayısının bir elin parmaklarını bile bulmadığı belirtti. Açıklamada, "İşverenlerin, bir basın kuruluşunda çalışanları farklı şirketlere bağlı göstermek suretiyle gasp ettiği haklar arasında kreş hakkı da vardır" denildi. En kötü işler, en dayanılmaz çalışma koşullarının kadınlar için olduğu vurgulanan açıklamada, "Bütün bu koşullar altında, emek hareketinin gerek gündeminde gerekse saflarında kadınların gereken yeri almadığını üzülerek gözlemliyoruz. Bugün, kadınların yeterince temsil edilmediği alanlar arasında, sendika yönetimleri, TBMM'nin bile önünde yer almaktadır. 396 delegenin sadece 42'si kadın olduğu ve merkezi bir kadın komisyonu talebinin reddedildiği son genel kuruluyla, konfederasyonumuz da maalesef bu eleştirimizden muaf değildir" diye kaydedildi.
'Umudumuzu yaşatacağız'
Mersin Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Mutlu tarafından yayınlanan 8 Mart mesajında ise "Özgür, eşit ve onurlu yaşamın en anlamlı ifadesi olan '8 Mart Kadınların Dayanışma ve Mücadele Günü'nü kutluyoruz. Kadınların söyleyecek sözü, değiştirecek gücü daima vardır. Emek, sevgi ve bilinçle donanmış her kadın dünyayı daha da güzelleştirecektir. Kadına yönelik şiddetin son bulduğu, kadın-erkek eşitliğinin yaşamın her alanında sağlandığı, özgür, eşit ve adil bir gelecek umudumuzu daima yaşatacağız. Nitekim bu günde hükümetin yasakları ters tepmiş, yoğun baskı ve saldırılara karşı direniş geliştiren kadınların alanlara çıkması engellenememiştir" denildi. Açıklamada, 8 Mart'ın, kadının bedeni, kimliği ve emeği üzerindeki baskılara, katliamlara, zulme ve sömürüye karşı kadınların başkaldırısı olduğuna dikkat çekilerek, "Ancak bir 8 Mart'ı daha ülkemizde ve dünyada savaş, katliam, zulüm, göç ve kadınlara yönelik cins kırımı ve şiddet altında yaşıyoruz. Katlettiği kadınların bedenini teşhir ederek, bir halkın onuruna ve değerlerine saldıran ırkçı, militarist zihniyeti ve savunucularını lanetliyoruz" diye belirtildi.
'Kadınlar seçim zamanlarında yok sayılıyor'
Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada da "Türkiye'de kadına şiddetin önü bir türlü alınamıyor. Yetkililerin kadına şiddet başta olmak üzere aile içi şiddete de bir an önce önlem almasını, toplumun kadına daha duyarlı davranmasını istiyoruz. Özellikle siyasi partilerde ve sivil toplum kuruluşlarında fedakarca çalışan kadınlar seçim zamanlarında adeta yok sayılıyor" denildi.
Kadınlara pozitif ayrımcılık sağlanması gerektiğine değinilen açıklamada, "Birçok yerde kadın kotaları sözde uygulanıyor. Özellikle uğradıkları şiddetten sonra gündeme getirilen kadınlarımız, artık güzel ve başarıları ile her fırsatta anılmalıdır. Toplumumuzu oluşturan en önemli oluşum ailelerimizdir. Ailelerimizin de en önemli bireyi, aileyi ayakta tutan kadınlardır. Dünyanın birçok ülkesinde kadın devlet başkanları, başbakanlar ve bakanlar çok sayıda yer alırken, ülkemizde kadınların devlet yönetimlerindeki varlığı yetersizdir" şeklinde ifade edildi.
'Kürdistan'da kadınlara karşı işlenen suçlara cezasızlık getiriliyor'
"Kürdistan'da kadınlara karşı işlenen devlet kaynaklı suçlara, açıkça cezasızlık getiriliyor. Kadınlara karşı devlet kaynaklı suç işleniyor" diyen Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu tarafından yayınlanan açıklamada devletin kadınların hedef alarak saldırmaya devam ettiğini belirtti. Kadına yönelik şiddetin politik bir şiddet olduğuna değinilen açıklamada, " T.C, devleti, altına imza attığı birçok uluslararası sözleşmeye aykırı davranıyor. Kürdistan'da, kadına yönelik şiddet, bir devlet ve savaş politikası olarak uygulanmaya devam ediyor. Kadınlar, sokak gösterilerinde, gözaltında cinsel işkenceye maruz kalıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar günü dahi, şiddete araç yapılıyor" diye kaydedildi.
Devletin imza altığı sözleşmelere aykırı davrandığına dikkat çekilen açıklamada, "Katledilen kadın siyasetçilerin çıplak bedenleri; umarsızca, saygısızca, teşhir ediliyor. Kürdistan'da kadınlara karşı işlenen devlet kaynaklı suçlara, açıkça, cezasızlık getiriyor. Kadınlara karşı işlenen tüm suçlar, cezasızlık ile ödüllendiriliyor. Kadınlara karşı devlet kaynaklı suç işleniyor" diye belirtildi.
(ödk-fz/dk)
