Onurlu bir yaşamın adı: Delila

08:42

 


Eylem Daş / JINHA


İSTANBUL - Delila, "Bir Genç Kadının Dağ Günlükleri" kitabının yazarı Gazeteci-Yazar Hasan Cemal, Delila’nın yaşamının aslında Kürt sorununa ışık tuttuğunu belirterek, “Delila, mahallesindeki akrabalarının, tanıdıklarının, sokak ortasında vurulduklarını ya da faili meçhul cinayetlerde kurban gittiğini çocuk yaşta görüyor. Sabah, silah sesleri ile uyanıyor, ilkokula başladığında kendi anası ile konuştuğu dille konuşması yasaklanıyor, tokat yiyor, 'Sen Türksün Kürt değilsin' deniliyor. Diline yabancılaştırılıyor ve dağın yolu da açılmış oluyor” diyor.


Son kitabı "Delila: Bir Genç Kadın Gerillanın Dağ Günlükleri" ile ilgili konuşan Gazeteci-Yazar Hasan Cemal, 17'sinde PKK'ye katılmış, 24 yaşında yaşamını yitirmiş bir gerilla kadının yaşamını hiçbir şey katmadan sinema filmi çeker gibi yazdığını ve bu yaşam öyküsü etrafında Kürt meselesini de anlatmak istediğini dile getirdi. Delila’yı, Metina Bölgesi’nden HPG'lilerin geri çekilme sürecini izlerken tesadüfen dinlediğini ve etkilendiği söyleyen Hasan, merak ettiği bu sesin peşine düştüğünü ve soluğu Delila’nın ailesinin yanında, Silvan’da aldığını anlattı.


‘Kürtler acıyı iliklerine kadar yaşadı’


“Delila’nın hayatı bize en acı, en büyük mesele olan Kürt meselesini anlatıyor” diyen Hasan, Delila sayesinde, bu sorunu daha iyi anladıklarının altını çizerek, “Bizim Kürt Sorununa eğilmemize yol açıyor. Bir yanda trajik bir ölüm var ama o ölüm bir yerde bizi olgunlaştırıyor” ifadelerini kullandı. Çünkü Delila’nın hikayesini okuyacak insanların aklına "Delila neden dağa çıktı, davası neydi, neden kendi diline, kimliğine sahip çıkıyor?" sorusunun geleceğini söyleyen Hasan, okuyucunun, Delila özelinde bölgede yaşayıp dağa çıkan gençlerin neden dağa çıktıklarını sorgulayabileceklerini belirtti. Kürtlerden çok Türklerin olgunlaşmaya ihtiyacı olduğunu sözlerine ekleyen Hasan, Kürtlerin zaten acıyı iliklerine kadar yaşadığını ve hissettiğini ifade ederek, “Türkler de bu sorunu anladıkça çözüm barışçıl bir rayda gidecek, Kürtlerin eşit hak ve özgürlüklere kavuşma yolları hızlı kat edilecektir” şeklinde konuştu.


‘Kürt demek, Kürdistan demek, sarı kırmızı yeşil demek, hapislikti’


Hasan, Türklerin Kürt Sorununu hala bilmemelerinin sebebinin Kürt Sorununun yıllardır tabu haline getirilmesine bağlayarak, “Kürt Sorunu aynı zamanda Türk Sorunudur. Türk Sorunu çözüldüğü vakit Kürt Sorununu çözmek kolaylaşır" diyerek Kürt sorununun yeni bir sorun olmadığına vurgu yaptı. 1925’te çıkarılan Şark ve Islahat Planı’nı hatırlatan Hasan, bu plan ile birlikte kamuya açık yerlerde Kürtçe konuşmanın yasaklandığını, 12 Eylül askeri yönetim döneminde de çıkarılan yeni bir yasa ile kamuya açık yerlerde Kürtçe konuşulmasının fiilen yasaklandığını kaydetti. Hasan, "Bu uygulamalardan sonra Kürt demek, Kürdistan demek, Kürtçe şarkı söylemek ve sarı kırmızı yeşil demek hapislikti" diyerek, “Kürt sorununa dair okullarda, üniversitelerde hiçbir şey öğrenmedik, yıllarca 'Kürt yoktur, Türk vardır' dedik. Sonuç olarak Türkler yıllarca karanlığın içinde tutuldu” ifadelerine yer verdi.


‘Delila, Kürt Sorununun çözümüne katkı sunacaktır’


Hasan Cemal, 2003 yılında çıkan "Kürtler" kitabının girişinde Felat Cemiloğlu’nun 1982 yılında Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde işkencede kendisine dışkı yedirildiğini anlattığını vurgulayarak, kitabı çıktıktan sonra Beyaz Türkler dediği camiadan insanların kendisini arayarak "Orada gerçekten bunlar yaşandı mı" diye sorduklarını dile getirdi. Hasan, Kürt meselesinde yaşanan olaylar ortaya çıktıkça ve bunlar serbest ortamlarda tartışıldıkça vicdanı olan herkesin “Kürtlerin de hakları var, onlar da eşit hak ve özgürlüklere sahip olmalı diyeceklerdir” dedi. Ayrıca Hasan, “Bence yazılı olan her şey birilerine ulaşıyor. Delila da, genç bir gerillanın yaşamını anlattığı için öyle sanıyorum ki, Kürt Sorununun çözümüne katkı sunacaktır” dedi.


‘Delila, çocukluğundan itibaren kan ve inkar görüyor, dağın yolu da açılıyor!’


Delila’nın ve dağa çıkanların neden dağa çıktıklarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Hasan, “Bir takım acılar yaşanmamış olsa, bu gençler de dağa çıkmazdı. Delila’nın yaşamında da bu acılar vardı” sözlerini kullandı. "Delila’nın yaşamında çocukluğundan itibaren kan ve silah vardı" diyen Hasan, “Delila, mahallesindeki akrabalarının, tanıdıklarının, sokak ortasında vurulduklarını ya da faili meçhul cinayetlerde kurban gittiğini çocuk yaşta görüyor. Sabah, silah sesleri ile uyanıyor, ilkokula başladığında kendi anası ile konuştuğu dille konuşması yasaklanıyor, tokat yiyor 'Sen Türksün Kürt değilsin' deniliyor. Diline yabancılaştırılıyor ve dağın yolu da açılmış oluyor” diye konuştu.


Sisteme kafa tutan kadınlar, tüm kadınların kaderini değiştiriyor’


PKK içerisinde kadınların konumu ile ilgili de konuşan Hasan, kadınların PKK hareketi içerisinde eşit haklara sahip olarak sahneye çıkmalarının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Hasan, “Ben, her adımda buna tanık oldum, bölgede nereye gitsem kadınların Kürt siyasi hareketine katılmasını ya da silahı ile var olmasını Kürt toplumunda eşitliğin kapısını açan bir gelişme olarak görüyorum” ifadesini kullandı. “Sisteme kafa tutan kadınlar, diğer kadınların alınyazısını değiştirmeye başlıyor” diyen Hasan, bunda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın büyük payı olduğuna işaret etti.


‘Abdullah Öcalan, Kürdistan’da kadınların statüsünü yükselti’


"Abdullah Öcalan, Kürdistan coğrafyasında kadınların statüsünü yükseltti" diyen Hasan, Kürt siyasi hareketin içersinde kadın erkek eşitliğinin yerli yerine oturmasının Türkiye’de barış ortamının gelişmesinde de çok anlamlı bir yerde olduğunu sözlerine ekledi. Dağdaki sohbetlerinde ve deneyimlerinde kadınların kendi haklarına sahip çıkmasına tanık olduğunu söyleyen Hasan, kadınları ikinci sınıf sayan zihniyetler karşısında bu konumun çok anlamlı olduğunu kaydetti.


(ed/gk)