'Dört bir yanımız kan, barut kokuyor yarınımızın güvencesi yok'
15:55
JINHA
ANKARA - Ankara Kızılay'da meydana gelen patlamaya ilişkin açıklama yapan sendika ve insan hakları örgütleri, "Ankara'da evine giden, parkta dolaşan insanlarımızı paramparça eden insanlık dışı saldırı gerçekleşirken, aynı saatlerde Yüksekova ve Nusaybin'in mahalleleri tankla, havan toplarıyla dövülüyor, Sur'da evler içindeki ceset parçalarıyla birlikte dozerlerle yerle bir ediliyordu. Dört bir yanımız kan, barut kokuyor" dedi.
Ankara'da gerçekleşen ve resmi rakamlara göre 37 kişinin hayatını kaybettiği 71 kişinin de yalandığı bombalı saldırıya ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mezunları yazılı açıklamada bulundu. İHD Genel Merkezi ve TİHV, yaptığı yazılı açıklamada, "Her türlü savaş ve şiddet politikasına yeter diyoruz. Savaşı sürdürenlerin saldırılarını durdurması gerektiğini belirtiyoruz. Ülkemizi her türlü terör yönteminin uygulandığı saldırılara açık hale getiren iç ve dış politikanın terk edilmesini istiyoruz. Katliamlar karşısında siyasal sorumluluk almayan ve istifa etmeyen hükümet yetkililerinin bu tutumunu kamuoyu vicdanına havale ediyoruz. Bir an önce barışçıl politikalar istiyoruz. Hiç kimse bizden savaşla ve şiddetle yaşamaya alışmamızı beklemesin. Alışmayacağız. Yeter diyeceğiz" dedi.
'Yarınımızın en ufak bir güvencesi kalmadı'
KESK Genel Merkez tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, Suruç'ta günümüze kadar gerçekleştiren bombalı eylemlerinin listesi verilerek, her katliamın ardından hükümetin aynı politikayı izlediği kaydedildi. Ankara 5 ay içinde 3 kere bombalı eylemle karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, "Ankara'da evine giden, parkta dolaşan insanlarımızı paramparça eden insanlık dışı saldırı gerçekleşirken, aynı saatlerde Yüksekova ve Nusaybin'in mahalleleri tankla, havan toplarıyla dövülüyor, Sur'da evler içindeki ceset parçalarıyla birlikte dozerlerle yerle bir ediliyordu. Dört bir yanımız kan, barut kokuyor. Ne bugünümüzün ne de yarınımızın en ufak bir güvencesi kalmadı" ifadeleri kullanıldı.
'Savaş konseptinde ısrar, ölmeye devam edeceğiz demektir'
"Son bir yıl içinde yüzlerce insanımızın yaşamını yitirmesine yol açan saldırı ve katliamlara rağmen Cumhurbaşkanının hala 'endişe etmeyin' demesinin kendisi en büyük endişe kaynağıdır. Endişe etmemiz için daha ne kadar ölmemiz gerekiyor" diye sorulan açıklama şu sözlerle devam etti: "Savaş konseptinde ısrar, ölmeye devam edeceğiz demektir. Ortadoğu'daki etnik ve dini çatışmaların ülkemize taşınması demektir. İhtiyacımız olan toplumsal öfke ve tepkiyi dindirme amaçlı güvenlik zirveleri değil tüm kesimlerin dahil olduğu çözüm ve barış zirvesidir."
'Ölümlere alışmayacağız, susmayacağız'
ODTÜ Mezunları Derneği ise yayınladığı açıklamada, "Ülke kan gölüne dönmüşken, hiç kimsenin can güvenliği kalmamışken ve büyük bir yönetim zafiyeti yaşanırken istikrar olmaz, olamaz. Gencecik insanlar, umutlar yine yok edildi. Son 6 ayda ölen tüm insanlar canımızdan can aldı. Öğrencilerimizden Ozan Can Akkuş ve Berkay Baş onlarca insanla birlikte gülüşleriyle koparıldı aramızdan. Sözün bittiği yerdeyiz…" dedi.
'Ölümlere alışmayacağız susmayacağız'
Açıklamada şunlara yer verildi: "Hapsedilmeye çalışıldığımız evlerimizde, sessiz kalmamız, sunulan her şeyi sorgusuz kabul etmemiz bekleniyor. Alınmayan tedbirler, sağlanamayan can güvenliği, inatla sürdürülen çatışmalar, çatışmaları arttıran politikalar devam ettiriliyor ve bizlere; susun, sokağa çıkmayın, görmeyin, izlemeyin, itiraz etmeyin yani özetle yaşamayın diyorlar. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir arada insanca yaşamak için, sokaklarda özgürce dolaşmak için, savaşsız, kansız bir ülke, bir dünya yaratmak için gücümüz var. Ölümlere alışmayacağız, susmayacağız; terörü lanetleyecek ve ülkenin geldiği bu noktanın bir an önce sonlandırılması için mücadelemize devam edeceğiz."
(ödk/dk)
