Sömürge karşısında bir isyandır 8 Mart… DOSYA (1)

08:26

 


Gülşen Koçuk – Sarya Gözüoğlu / JINHA


HABER MERKEZİ – Bin yıllardır süren erkek egemen zihniyetin karşısında bir buçuk asır önce isyan eden kadının örgütlü mücadelesi, 157 yıla rağmen bugüne ulaşmıştır. “Jin Jiyan Azadî” sloganlarına kadar yükselen kadın mücadelesi, dünyanın hemen her yerinde eşitsizliğe, sömürüye, militarizme, tacize, tecavüze, kadın kırımına, şiddete karşı büyümeye devam ediyor.


Her günün 8 Mart ruhuyla bir mücadele günü olarak görülmesi, her anın kadın mücadelesi ile anlam bulması demektir. Peki 8 Mart ruhu nedir ve dünya emekçi kadınlar günü neden 8 Mart? Bin yıllardır süregelen erkek egemen, tekçi, baskıcı, sömürgeci zihniyet karşısında kadınların örgütlenmeye gitmesi, çok eskilere dayanmıyor. Bundan 157 yıl önce ABD’nin insanlık dışı koşullarının bulunduğu fabrikalarından birinde 40 bin işçinin, sömürüye karşı, 16 saatlik işgününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talepleriyle, ayaklanmasıyla başladı isyan. İşçi kadınların insani çalışma koşulları için başlattıkları isyan; kadınların adalet, eşitlik, barış, özgürlük, arayışının miladı oldu.


Neden 8 Mart?


1857 8 Mart’ında New York’ta bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, 16 saatlik işgününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle greve başlamıştı. 40 bin kadın işçinin örgütlediği bu grev, o zamana kadar ki en kitlesel kadın eylemlerinden biriydi. Eylemi durdurmak isteyen polis kadın işçilere saldırmış, fabrika yönetiminin de desteğiyle binlerce işçiyi fabrikaya kilitlenmişti. 8 Mart 1857 günü çıkan yangında içeride kilitli kalan işçilerden 129’u yanarak can verirken, işçi kadınların cenaze törenine 10 bin kişi katıldı. Bundan 51 yıl sonra, 8 Mart 1908’de New York’taki binlerce iplik işçisi kadın, katledilen işçi kadınları anmak ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için protesto gösterileri gerçekleştirdiler.


8 Mart ne zaman kabul edildi?


II. Enternasyonal'e bağlı olarak gerçekleşen "İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı", 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Kopenhag'da yapıldı. Bu konferansın gündemini ve sonuçta alınan kararları, kadın işçilere günde 8 saatlik çalışma süresi talebi, hamile kadın işçilere doğumdan önce 8 haftalık doğum izni talebi, emziren kadınlara süt izni, 12 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanması, işsiz kadınlara sosyal güvenlik talepleri oluşturuyordu. Daha birçok konunun tartışıldığı konferansta ‘proleter’ ve ‘sosyalist’ içerik, ‘kadın sorunlarına özel bir gün’ fikrinin ilk ortaya çıkışında rol oynadı.  Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.


İlk isyan nerede başladı?


Bu gün, dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadeleyi yükseltme amacını taşıyordu. Clara Zetkin'in önerisinin kabul edilmesinden sonra Dünya Kadınlar Günü, ilk defa kitlesel olarak ve uluslararası çapta, 19 Mart 1911’de Almanya, Avusturya, Danimarka, İsviçre ve ABD'de kitlesel bir biçimde kutlandı. Bu kutlamalar, özellikle kadınlara oy hakkı talebi ile birleşiyordu. Eşit işe eşit ücret, 8 saatlik işgünü, analık hakları ve emperyalist savaşların son bulması gibi talepler kadınların önemli talepleri arasında yer alıyordu. Sonraki yıllarda “emekçi kadınların sorunlarına ayrılan bu bir gün”, böylesi bir alışkanlık ve gelenekten yola çıkarak, uluslararası çapta Mart ayının çeşitli günlerinde kutlanmaya devam etti.


Rusya’da ‘illegal’ ilk kadınlar günü


1913 8 Mart’ında düzenlenen kadınlar günü Rusya’da da kutlandı. Çarlık Rusyası şartlarında açık gösteri düzenlemek neredeyse imkânsız idi. Ancak birkaç yıl sonra devrim saflarında savaşacak öncü sosyalistler, kadınlar gününün gizli etkinliklerle kutlanmasını, iki yerel işçi gazetesinde günün anlam ve önemini anlatan yazılar yayınlanmasını sağladılar. Hatta bu yazılarda Clara Zetkin’in dayanışma duygularını ilettiği ifadelere yer verdiler. Bir kadın yazar 1920’de yazdığı bir yazıda, 1913’te gerçekleşen Rusya’daki ilk kadınlar günü kutlamasını şu sözlerle anlattı:


“O karanlık yıllarda toplantı yapmak bile yasaktı. Fakat Petrograd’da partili kadınlar ‘Kadın Sorunu’ başlıklı bir etkinlik düzenledi… Bu illegal bir etkinlikti ama salon tıklım tıklım doluydu. Parti üyeleri konuşmalar yaptı. Fakat bu gizli toplantı polis baskını ile yarıda kesildi ve konuşmacıların çoğu tutuklandı. Bu etkinlik Çarlık baskısı altında yaşayan Rusya’daki kadınların Uluslararası Kadınlar Günü’ne katılımı ve desteği açısından önemliydi. Bu Çarlık hapishanelerinin, idam sehpalarının Rusya’daki işçilerin mücadele ruhunu öldüremeyeceğinin, Rusya’da bir şeylerin sarsılmakta olduğunun ilk işaretiydi.”


Mücadeleci işçi kadınların anısına 8 Mart


İşçi hareketi canlandığı ve legal gösteri vb. yapma olanakları arttığı ölçüde, kadın işçiler arasında yürütülen çalışmaların ürünleri de ortaya çıkmaya başladı. Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi (RSDİP), 8 Mart 1913'te Uluslararası Kadın Günü'nü ilk defa Petersburg'ta kitle gösterileriyle kutlama kararı aldı. Bunu izleyen yıl gösteriler Petersburg'u aştı; Moskova, Samara, Saratov ve diğer büyük kentlerde de 8 Mart, gösterilerle kutlandı. Pek çok ülkede kutlanacak bu gün için ortak amaç ve ilkeler ortaya konmuş olsa da kesin bir tarih belirlenmemişti. Her yıl ilkbahar aylarında farklı tarihlerde kutlanan kadınlar gününün 8 Mart’ta kutlanması kararı ise 1921’de Moskova’da yapılan Üçüncü Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda alındı. Bu kararla 8 Mart 1857’de yaşamını yitiren 129 kadın işçinin ve 8 Mart 1917’de Şubat Devrimi’nin fitilini ateşleyen, grevleri başlatan, “ekmek ve barış” sloganıyla sokaklara dökülen Petrogradlı dokuma işçisi kadınların anısına 8 Mart, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı.


İspanya’da faşist Franco rejimi protesto edildi


Ekim Devrimi’nin ardından Sovyetler Birliği’nde 8 Mart coşkuyla kutlanan bir mücadele gününe dönüşmüştü. Bununla birlikte kadınların sosyal ve siyasi yaşama katılması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması yönünde pek çok düzenlemeye imza atılmıştı. Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihinin sabitlenmesi ile Sovyetler Birliği’nde ve daha sonra kurulan tüm sosyalist devletlerde bu gün resmi tatil ilan edildi. İzleyen yıllarda kadınlar 8 Mart’larda ülke ve dünya gündemi ile gelişen olumsuzlukları da protestolarına konu etti. 1937’de İspanya’da kadınlar 8 Mart’ta kitlesel gösterilerle faşist Franco rejimini protesto etti. 8 Mart 1943’te ise İtalyalı kadınlar, Mussolini yönetimini hedef alan gösteriler yaptı.


Dünya kadınları ve 8 Mart


8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri ilk olarak, sanayileşmenin yaşandığı, bununla birlikte işçi sınıfının, kadının da sömürüldüğü Almanya, Avusturya, Danimarka, İsviçre, ABD, Rusya gibi ülkelerde gerçekleştirildi. Daha sonra dalga dalga yayılan etkinlikler, her ne kadar kadın katliamı üzerine kurulu olsa da, verilen kadın mücadelesi, kadın mücadelesinin kazanımları boyutuyla hem kadınların mirasını sahiplenme, hem bir isyan, hem de elde edilen başarıyı kutlama etkinlikleri halini almıştır. Günümüze kadar uzanarak büyüyen etkinlik ağıyla 8 Mart ruhu, birçok Afrika, Ortadoğu ülkesinde de kadınlar tarafından sahiplenilmiştir. Bugün Avrupa, ABD'nin yanı sıra, Güney Afrika, Hindistan, Kenya, İsrail, Nepal, Nijerya gibi ülkelerde kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde sokakları direniş alanları haline getirerek, şiddete, kadın kırımına, fuhuşa, çocuk istismarlarına, tecavüzlere karşı yürüyüşler, seminerler ve daha birçok etkinlik düzenliyor. 2013 yılı 8 Mart'ında UNESCO Genel Direktörlüğü, Dünya Kadınlar Günü'nü, kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi için eylem zamanı olarak duyururken, UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova Dünya Kadınlar Günü mesajında; kadınların güçlendirilmesi ve toplumsal eşitliğin sağlanması için oluşabilecek her türlü şiddete meydan okumak zorunda olunduğunu ifade etmiştir.


BM, 8 Mart tarihçesinde katledilen 129 kadına değinmedi


Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletlerin sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York'ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır. Ayrıca kadın mücadelesinin sonucunda, hala dünyada birçok ülkede kadınların mücadele ettiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün resmi tatil olduğu birçok ülke bulunuyor. Bu ülkelerin isimleri ise şöyle: Arnavutluk, Cezayir, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Brezilya, Brezilya, Burkina, Fas, Kamerun, Çin, Küba, Gürcistan, İtalya, İsrail, Laos, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Moldova, Moğolistan, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Tacikistan, Ukrayna, Özbekistan, Vietnam, Zambiya.


Yarın: Türkiye ve bölgede 8 Mart nasıl karşılandı?


(gk-sg/mg)