Sömürge karşısında bir isyandır 8 Mart... (DOSYA 2)
08:48
Türkiye ve bölgede meydanlara taşan 8 Mart eylemleri
Gülşen Koçuk / JINHA
HABER MERKEZİ - Dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi Türkiye ve bölgede de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü büyük bir coşkuyla kutlandı. Fakat yine, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi, kadınların isyanı ve direnişi, Türkiye ve bölgede de bastırılmaya çalışıldı. Her geçen yıl, çığ gibi büyüyerek örgütlülük alanlarını genişleten kadınlar, salonlarla başlayan etkinlik ve kutlamalarını, karış karış sokaklarda gerçekleştirmiştir.
Dünyada 157 yıldır hem kadın mücadelesinde yaşamını yitirenler için düzenlenen anmalar, hem kadın bilincini yükseltmek için çeşitli etkinlikler ve kadın mücadelesi ve örgütlülüğünün geldiği aşama için kutlamalarla geçen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Türkiye ve bölgede de birçok kutlama ve protesto etkinlikleriyle on yıllardır sürüyor. Devlet şiddetine, eril zihniyete, eril zihniyetin doğurduğu baskıya karşı ayaklanan kadınlar, bugüne kadar birçok 8 Mart'ta şiddete karşı seslerini yükseltirken, sesleri devlet güçleri tarafından bastırılmak istendi. Fakat kadınlar, her yıl, bu şiddete karşı da daha fazla büyüyerek, örgütlenerek ve bilinçlenerek baskılar karşısında yılmayacaklarının ve mücadele edeceklerinin mesajını verdi.
Türkiye'de 8 Mart
TKP'li komünist kadınların öncülüğünde 1975 yılında kurulan İlerici Kadınlar Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü ilk kez kutlamaya başladı. İlk olarak salonlarda kadınlar arasında gerçekleştirilen etkinlikler zamanla sokaklara taştı. Fakat, Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinin sonrasında dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. Bu dört yılın ardından ise kadınlar, her yıl daha fazla büyüyerek alanlarda yerini aldı. Türkiyeli kadınların baskılara, erkek yasalara, katliamlara karşı söyleyecek çok sözü vardı ve bunlar her 8 Mart'ta birçok etkinlikle ifade edildi. Hala günümüzde dahi Kürtçe'nin reddi,inkarı üzerine tartışılırken, 90'lı yılların sonlarına doğru İstanbul gibi büyük kentlerde Kürt kadınların da 8 Mart etkinliklerinde yer almasıyla Türkiyeli kadınlar ve Kürt kadınlar ortaklaşarak hem Türkçe hem de Kürtçe sloganları birlikte attı, birlikte "Jin Jiyan Azadî" dedi. Fakat, devlet güçleri de, bu durum karşısında tepkisini en sert haliyle göstermeye başladı.
8 Mart 1986: Bir grup kadının verdiği dilekçede, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi, uluslararası sözleşmenin bir gereği olarak ve uygulamaların değiştirilmesi istendi. Dilekçede şu taleplere yer verildi:
* Medeni Kanunun, kadınları kocalarına tabi olmaktan çıkararak ailenin sorumluluğuna eşit katılabilen konumuna getirilecek biçimde yeniden düzenlenmesi.
* Çalışma hakkında kadınların tam ve eşit olarak yararlanmalarını önleyen uygulamalara son verilmesi.
* Kırsal kesimde kadınların çalıştırılmalarının karşılığını alabilmeleri ve sosyal güvenlikten yararlandırılmaları.
* Ev dışında çalışmak isteyen kadınların çocuklarını bırakabilecekleri kreşlerin tüm iş yerlerinde kurulmasını mümkün kılacak yasal düzenlemelerin yapılması.
8 Mart 1988: Demokratik Mücadele Kadın Derneği’nin kuruluşuna izin verilmedi. Kadınlar bunun üzerine bir basın açıklaması yaparak, “Kuruluş başvurumuzdan bu yana yasadışı uygulamalarla karşılaştık. Bunlar yetmiyormuş gibi yasak dernekler arasında gösterilip derneğimiz faaliyetlerinden men edilmiştir. Gerekçe olarak da amaç, maddemiz ve kurucuların illegal örgüt üyesi olduğu iddia edilmektedir” dedi.
İlk defa 'Kadın Müzesi' oluşturulma fikri ortaya çıktı
8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde İstanbul’da bir salonda gerçekleştirilen bir toplantıda, ileride bir “Kadın Müzesi” oluşturma fikri açığa çıktı.
8 Mart 1989: Türk Kadınlar Birliği, İstanbul İl Merkezi'nde düzenlediği "Türkiye'de Kadın Çağdaş Mı?" konulu açıkoturum gerçekleştirdi. Marmara Üniversitesi'nde Türk Kadınlar Konseyi Derneği Boğaziçi Şubesi'nin düzenlediği panelin konusu, "Değişen Dünya'da Türk Kadını" oldu.
8 Mart 1990: Türk Kadınlar Birliği, İstanbul İl Merkezi ve Yıldız Teknik Üniversitesi, "21. Yüzyıl Türkiye'sindeki Kadınlarımız Nasıl Olmalı? Erkeklerimizin Gözüyle" konulu bir panel gerçekleştirildi. Kadıköy Gençlik Kitabevi'nde "Dünya Kadın Hakları Günü'nde Sanat ve Hukukun Yeri" konulu bir forum gerçekleştirilecek.
8 Mart 1991: Kadın Kültür Evi ve Mor Çatı'dan kadınlar bir hafta boyunca kadını konu alan konuşmalar, paneller, filmler gösterecekler. Başbakan Yıldırım Akbulut, SHP Lideri Erdal İnönü, DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel, kadınlar gününe ilişkin mesaj yayınladı ve kabulleriyle, kadınlar günü kutlamalarına katıldı.
Cinsiyetçilik karşıtı Türkçe ve Kürtçe sloganlar atıldı
8 Mart 1992: İstanbul'da Taksim'de izinsiz yürüdükleri gerekçesi ile 100 kişilik Türkçe ve Kürtçe sloganlar atan bir kadın grubuna müdahale edildi. Müdahalede 2 kişi yaralanırken, 8 kişi gözaltına alındı.
8 Mart 1998: Taksim'de yapılmak istenen gösteriye "izinsiz" olduğu gerekçesi ile polis müdahale etti. HADEP'li kadınların çoğunlukta olduğu 2 bin kişi dağılırken, olaylar çıktı, çok sayıda polis ve eylemci yaralandı.
8 Mart 2005: Bütün dünyada kutlamalarla geçen 8 Mart etkinlikleri kapsamında, İstanbul'da izinsiz kutlama yürüyüşü yaptıkları gerekçesi ile kadınlar dövüldü ve 65 kadın gözaltına alındı. Olay, tarihte ve dünya basınında yerini almış, Türkiye'deki insan hakları ihlallerini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
10 bin kadın Taksim'de buluştu
8 mart 2001: İstanbul'da yaklaşık 10 bin kadar kadın, taleplerini dile getirmek ve baskılara karşı örgütlü mücadele etmek amacıyla bir araya geldi. HADEP'li kadınların yoğunlukta olduğu bu eylemde kadınlar, ‘‘Dayağın çıktığı cenneti istemiyoruz’’, ‘‘Kimliğimize, bedenimize, emeğimize sahip çıkalım’’, ‘‘Cinsel tacize son’’, ''Yaşasın 8 Mart'', ‘‘Kadınlar uyanın, harekete geçin, savaşın’’, ‘‘Leyla Zana'ya özgürlük’’, ‘‘Barışın güneşi İmralı'dan doğacak’’, ‘‘Biji serok Apo- Yaşasın Başkan Apo’’ gibi sloganlar attılar. Bu arada bazı yasa dışı konuşmaların yapıldığını belirten güvenlik görevlileri ile organizyon komitesi arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Bir konuşmacı‘‘Kadınlara tecavüz eden polislerden hesap sorulsun’’ deyince polisler yeniden müdahale ederek, 'somut olmayan ve bir topluluğu karalayan yasa dışı iddialardan kaçınılması' uyarısında bulundu. Mitinge katılan parti ve örgütler: Barış Anneleri, Üniversiteli Feminist Grup, Dicle Kadın Kültür Merkezi, Emekçi Kadınlar Birliği, Feminist Kadın Çevresi, Özgür Kadın Dergisi, Yeni Demokrat Kadın, Çağrı Dergisi Kadın Çalışanları, Çarli Dergisi Kadın Kolları, Gençlik İnisiyatifi Kadınları, Halk Evleri Kadınları, KESK'li Kadınlar, İHD, DBP (Demokrat Barış Partisi), ÖDP, HADEP ve EMEP.
8 Mart 2002: Türkiye'nin birçok kentinde 8 Mart etkinlikleri gerçekleştirilirken, İzmir'de ise CHP Konak İlçe Kadın Kolları üyeleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla ağızlarına ve ayaklarına zincir bağlayıp, yürüyüş yaptılar.
10 Mart 2013: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle İstanbul Kadıköy'de yapılan yürüyüşe Bursasporlu taraftarlar saldırdı. Saldırıda Kürt ulusal kıyafeti ile yürüyüşe katılan kadınlar hedef alınırken, saldırıda 10 kadın yaralandı.
Kürt kadınları ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
TKP’nin öncülüğünde başlayan 8 Mart etkinlikleri, sadece Türkiye’de gerçekleştirilerek, Bölge’de kendisini bulamamıştır. Bölgede devam eden savaş koşulları ve kadınların her şeyden önce yaşam haklarını koruma kaygıları gibi bir çok nedeni içerir bu durum. Fakat Kürt Ulusal Mücadelesi ile birlikte doğan kadın hareketi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü metropollerden bölgeye de taşırarak, Kürt kadınların gündemine yerleştirmiş ve 8 Mart’ın tarihini ve kadın mücadele ruhunu sahiplenmiştir. Bölge’de hala kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, renkli görüntülere sahne olurken, aynı zamanda devlet güçleri tarafından Kürt kadınlarına dönük ciddi saldırıları da berberinde getiriyor. Kürt kadını, yarattığı kadın mücadelesiyle “Toplumun ancak kadın özgürleşince özgürleşebileceğine” işaret ediyor.
Kürt kadını, 8 Mart etkinlik alanlarına, cins kimliğine ve ulusal kimliğine dönük taleplerini haykırmak üzere çıkmıştır. Taleplerini dile getirmek isteyen Kürt kadını, erkek egemen, devletçi sisteme her isyanında işkenceyle karşı karşıya bırakılmıştır. Kadın mücadelesini yükselten ve yeni bir boyut kazandıran Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), her yıl bir slogan belirlediği 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bu yıl da “Özgür Kadınla Demokratik Ulusa” diyecek.
8 Mart 1999: İlk defa Şırnak'ta Vali Halil Ulusoy ve eşi Ayşe Ulusoy tarafından organize edilen Dünya Kadınlar Günü kutlandı. Bu kutlamada Kürt kadınlar, şal u şepikleri ile kutlamalarda yerini aldı.
8 Mart 2003: Başta Diyarbakır, Mardin, Siirt olmak üzere bölgede düzenlenen 8 Mart etkinlikleri, savaş karşıtı gösteriler şeklinde sürdü. Siirt'te Kadınlar Günü etkinlikleri için toplanan binlerce kadın Kürtçe ve Türkçe "Tecrite Hayır", "Tecrit İnsanlık Suçudur", "Kadına ihanet, insana ihanettir" sloganlar attı. Kadınların ellerinde bulunan sarı kırmızı yeşil flamalar ise, polis tarafından toplatıldı. Yine Urfa'da kadınlar, töre adı altında katledilen Sevda Gök'ü andı. Mardin'de ise, 3 bin kadar kadın "Savaşa Hayır" dedi. Van'da Koma Asmin'in sahne aldığı bir konserle binlerce kadın 8 Mart'ı coşkuyla kutladı.
Diyarbakır ve Van'da kadınlara saldırı
11 Mart 2007: Diyarbakır ve Van’da Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen mitinglerin ardından yürümek isteyen kitleye polis müdahale etti. Olaylarda, 27 kişi gözaltına alındı.
5 Mart 2008: Van'ın Erciş ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Demokratik Toplum Partisi (DTP) tarafından yapılmak istenen ve binlerce kişinin katıldığı yürüyüşe polis izin vermedi ve müdahale etti. Ypılan müdahalelerde insanlık dışı görüntüler ortaya çıktı. Ara sokaklarda üzerlerinde ulusal kıyafetler bulunan kadınlar, polis tarafından coplarla dövüldü.
8 Mart 2013: Kürt coğrafyasında bir hafta boyunca düzenlenen etkinlikler kapsamında, aynı yıl 9 Ocak günü Paris'te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadın Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez anıldı. Üç Kürt kadının katledilmesiyle, Kürt kadınlarına mesaj verilmek istendiğini ifade eden kadınlar, "Jin Jiyan Azadi Sara Rojbîn Ronahî" dedi.
SON
(gk)

