Margeret Owen: Öcalan Rojava'da devrimsel bir model yarattı
17:44
JINHA
KÖLN - Üç gündür süren Jineoloji Konferansı'nın 4’ncü ve son oturumu gerçekleştirildi. Konferansta konuşan Cambridge Üniversitesi'nden Margeret Owen, Rojava'da PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın devrimsel bir model yarattığını söyleyerek, "Bu model bir çok ülke için çatışmalardan çıkan, geçiş süreçlerinden geçen ülkeler, ya da yeni bir toplum kurmak isteyen ülkeler için çok ideal bir model. Rojava'da Öcalan'ın modeli gerçekten inanılmaz" dedi.
Almanya'nın Köln kentinde 28 Şubat günü başlayan Jineoloji Konferansı'nın dördüncü ve son oturumu gerçekleştirildi. Modern bilime ilişkin tartışmaların yürütüldüğü ve Jineoloji'nin içeriğinin tartışıldığı konferans kapsamında güçlü değerlendirmeler yapıldı. Konferansın son oturumunda konuşan "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Barış İnisiyatifi"nden Havin Güneşer, "Jineolojinin Araç ve Kurumları" başlıklı konuşmasında Jineoloji ve ilgili tartışmaların hedefinin sadece kadın özgürlük hareketinin değil, aynı zamanda tüm toplumun özgürlüğünün uyum içinde olan yeni bir metodolojiyi geliştirmek ve tartışmak olduğunu söyledi.
'Ahlak toplumun kolektif vicdanıdır'
"Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürdistan'a Barış İnisiyatifi"nden Havin Güneşer, "Jineolojinin Araç ve Kurumları" başlıklı konuşmasında Jineoloji ve ilgili tartışmaların hedefinin sadece kadın özgürlük hareketinin değil, aynı zamanda tüm toplumun özgürlüğünün uyum içinde olan yeni bir metodolojiyi geliştirmek ve tartışmak olduğunu söyledi. Kürt Kadın Hareketi ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın kendi analizlerini 'ahlaki ve politik topluma' dayandırdığını söyleyen Havin, "Bu, özgürlük ve ahlak, özgürlük ve politika arasındaki bağdan kaynaklıdır. Abdullah Öcalan, ahlakı toplumun kolektif vicdanı, politikayı ise onun ortak aklı olarak tanımlar. Onları ayağa kaldırma ve fonksiyonel olmalarını sağlama gereği vardır" dedi.
'Uygarlık bilim üzerinde tekel kurdu'
Günümüzün bilim anlayışına da değinen Havin, bilim ve bilginin, kapital ve gücün tekeline bağlandıkça ahlaki ve politik toplumu da o denli hedeflemeye başladığını kaydetti. Uygarlığın bilim ve bilgi üzerinde tekel kurmasıyla onları toplumdan ve özellikle de kadından derinlikli kopardığını söyleyen Havin, "Bu da bilginin ve bilimin yaşamdan kopması anlamına geldi" dedi. Havin, konuşmasının devamında şunları belirtti:
"Bilim ve bilgi resmi kurumlara kapatılmamalıdır. Çünkü özgür olma kapasitelerini yitirmektedirler. Bu nedenle bu tür kuruluşların yeniden yapılandırılmaları gerekmektedir ki, en uygun yapılara örnek olarak Kadın Akademileri ve Demokratik Siyaset ve Kültür Akademilerini gösterebiliriz."
Margeret Owen Rojava gözlemlerini paylaştı
4'üncü oturumun ilk bölümü soru cevap şeklinde yürütülen tartışmalarla son bulurken, konferansa katılan Cambridge Üniversitesi'nden Margeret Owen, Rojava gözlemlerini paylaştı. Rojava'dan bahsederken çok büyük bir heyecan duyduğunu söyleyen Margeret, Rojava'da PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın devrimsel bir model yarattığına dikkat çekti ve "Bu model bir çok ülke için çatışmalardan çıkan, geçiş süreçlerinden geçen ülkeler ya da yeni bir toplum kurmak isteyen ülkeler için çok ideal bir model. Rojava'da Abdullah Öcalan'ın modeli gerçekten inanılmaz. Çünkü orada nasıl hayat bulduğunu gördüm" diye konuştu.
'YPG'li kadınların mutluluğuna tanık oldum'
Kadınların karar mekanizmalarına nasıl katıldığına yakından tanıklık ettiğini dile getiren Margeret, "Orada her kurumda, her yapıda eş başkanlık sistemi var. Ben kadın akademisine gittim ve gördüm. Her yerleşim birimlerinde kadınların yeri var. Kadınlar erkeklerin, erkekler kadınların işini yapıyor. Yani cinsiyete göre işler belirlenmiyor. Rojava idaresi cinsiyet eşitliğine inanıyor. YPG zaten inanılmazdı. Bu kadınlara baktığımızda gerçekten çok güçlü, iradeli, mutlu kadınlara tanık oldum" diye belirtti.
(gk)

