Pervin: Kadınların tek ses ve yürek olması gereken bir süreci yaşıyoruz
17:26
JINHA
HABERMERKEZİ - Bitlis'in Tatvan ilçesinde DÖKH tarafından düzenlenen 8 Mart etkinlikleri kapsamında yapılan ve yüzlerce kadının katıldığı mitingte konuşan BDP Iğdır Milletvekili ve Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 8 Mart'ta İmralı Adası'na giderek PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme yapacaklarını belirterek Öcalan'ın ilk gündeminin kadınların özgürlüğü olduğuna vurgu yaparak, "Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinde geldiği düzeyin önemli olduğu ancak yetersiz olduğu bir gerçektir. Kadınların tek ses ve yürek olması gerektiği bir süreci yaşıyoruz" dedi. Kadınlar ayrıca Nusaybin, Hazro ve Derik'te 8 Mart etkinlikleri yaptı.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 8 Mart etkinlikleri kapsamında Tatvan'da miting düzenledi. BDP kadın seçim bürosunun önünden bir araya gelen yüzlerce kadın, Fuar Mahallesi'nde bulunan İşletme Düğün Salonu'na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşe, BDP Iğdır Milletvekili ve Grup Başkanvekili Pervin Buldan, MEYA-DER, KESK Kadın Meclisi üyeleri, Mizgin Kadın Danışmanlık Merkezi, Barış Anneleri Meclisi, BDP Bitlis ve ilçe kadın eş başkan adayları yanı sıra yüzlerce kadın katıldı. Üzerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın ve Paris'te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadının fotoğrafının bulunduğu ve "Rosa'lardan Sakine Cansız'a sözünüz sözümüz yolunuz yolumuzdur" pankartı ile DÖKH ve Öcalan fotoğraflarını taşıyan kadınlar, sık sık "Jin jiyan azadi", "Kadına uzanan eller kırılsın" ve "Bijî Serok Apo" sloganı attı. Neredeyse yürüyüşe katılan bütün kadınların yöresel kıyafet giydiği ve üzerlerine yeşil, sarı ve kırmızı puşiler attığı yürüyüşe, çevrede bulunan kadınlar da zafer işareti ve alkışlarla destek verdi.
’30 Mart’ta sistem partilerini tabela partisi yapacağız’
Kadınların çocuklarıyla birlikte katıldığı yürüyüş, İşletme Düğün Salonu'nda son bulmasının ardından kadınların geçtiği salona "Kadını özgür olamayan bir halk özgür olamaz" ve "Genç kadın özgürlüğün teminatıdır" pankartları yanı sıra çeşitli tarihlerde yaşamını yitiren PKK'li kadınlar ile Öcalan'ın dev posterleri yanı sıra BDP bayrakları asıldı. Renkli balonlarla süslenen sahneye ise Öcalan ve Paris'te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadının fotoğraflarının üzerinde bulunduğu ve Kürtçe, Ermenice, Türkçe, Farsça ve Arapça "Özgür kadınla demokratik ulusa" pankartı asıldı. Salonda, Öcalan'ın özgürlüğü için başlatılan "Öcalan'a Özgürlük" kampanyası için gençler imza topladı. Saygı duruşuyla başlanan etkinlikte ilk önce Öcalan ve PAJK'lı tutsakların 8 Mart için kadınlara gönderdiği mesaj okunmasının ardından BDP Bitlis ve ilçe kadın eş başkan adayları salondakileri selamladı. Daha sonra söz alan BDP Tatvan Belediye Eş Başkan Adayı Perihan Adalmış, kadınların 8 Mart günün kutlayarak, "35 yıldır Ortadoğu'da tarih yazıyoruz. Kürt kadını özgürlüğünü kazanana kadar mücadelemize devam ettireceğiz. Bitlis'te, 30 Mart'ta sistem partilerini tabela partisi yapacağız" dedi.
‘Kadınlar tek ses tek yürek olmalı’
Sahneye alkış ve zılgıtlar eşliğinde çıkan BDP Iğdır Milletvekili ve Grup Başkanvekili Pervin Buldan, sahneye çıkmasının ardından salona dönerek, "Hey maşallah hey maşallah, Bitlisli kadınları kutluyorum, gününüzü kutluyorum, hepiniz hoş geldiniz" demesinin ardından salondakilerde Buldan'a zafer işareti ve zılgıtlarla karşılık verdi. Geçtiğimiz yıl 8 Mart etkinlikleri kapsamında da Bitlis'e geldiğini ve salonun bu kadar dolu olmadığına dikkat çeken Pervin, "Geçen bu salonun çeyreği doluydu şimdi yarısı seneye burayı tıka basa dolduracağız. Sözlerime başlamadan önce gittiğimiz her yer ve toplantıda olduğu gibi sizlere de İmralı cezaevinden Sayın Abdullah Öcalan'ın selamlarını getirdim" demesinin ardından kadınlar Buldan'a "Selam selam İmralı'ya bin selam" sloganıyla karşılık verdi. Öcalan ile yapılan her toplantıda öncelikli olarak kadın gündemi ele aldıklarını belirten Pervin, "Her toplantıda kadınlar mutlaka bir değerlendirme konusudur Sayın Öcalan tarafından. Bugün kadınlar özgürlük ve eşitlik mücadelesinde geldikleri noktaya baktığımız zaman, bu gelişim, dönüşüm ve değişimin yetersiz olduğu, kadınların daha çok örgütlenerek, bir araya gelerek, kadınların tek ses ve yürek olması gerektiği süreci yaşıyoruz" dedi.
'Kadınlar, Bitlis'te devrim yapmıştır'
Kadınlara her gün baskı ve şiddetin uygulandığı bir coğrafyada yaşadıklarına dikkat çeken Pervin, "Kadına yönelik her türlü şiddet ve baskıya isyan ediyoruz. Tecavüze, kadın katliamına, iradeleri dışında yapılan evliliklere ve kadının mal gibi satılmasına isyan ediyoruz. Biz kadınlar yıllardır bu uğurda mücadele ettik, bedel ödedik. Özgürlük ve eşitliğimiz için erken egemen zihniyeti karşısında hep bir araya gelmeye çalıştık ve bunun mücadelesini vermeye çalıştık. Biz kadınlar, 5 bin yıllık egemen zihniyet tarafından yok sayıldık ve sürekli baskı ve şiddete maruz kaldık. Ama, kimse kusura bakmasın. Belki, Bitlis bunun en güzel örneğidir. Bitlisli kadınlarımız sokağa, meydanlara gitmezdi. Bitlisli kadınlar sadece erkeğe hizmet eden ve çocuk doğuran ve çocuğa bakmakla yükümlü bir sıfat olarak görülürdü. Ama bugün kadınlar, özgürlük ve eşitlik mücadelesini öncüsü oldu. Bu Bitlis için bir devrimdir. Bu devriminizi kutluyorum. Yolunuz açık olsun ve hepinize başarılar diliyorum" diye konuştu.
'Kadın mücadelesinde mücadele etmeye devam edeceğiz'
Öcalan'ın "Kadını özgür olmayan bir toplum ve halkın asla asla özgür olamayacağını" sözlerini hatırlatan Pervin, "Yine Sayın Öcalan her toplantıda kadınların karşısında iki ölümcül ilkenin olduğunu ifade ediyor. Bu iki ölümcül ilke bir özgürlük ve diğeri köleliktir. Kadınlar özgürlükten yanadır asla ve asla köleliği kabul etmeyecektir. Kadınlar bugün alanlara, meydanlara çıkabiliyorsa yıllardır kadın özgürlük mücadelesinin bugünlere gelmiş olduğu noktadır. Bunun için kadın özgürlük mücadelesinde şehit düşen bütün kadın yoldaşlarımızı bir kez daha saygı ve sevgiyle anıyoruz. Onların yolunda yürüyeceğimizin sözünü veriyoruz" dedi. Yaşanan savaştan dolayı kadınların çok büyük mağduriyetler yaşadığını ifade eden Pervin, "Bu savaşın bitmesi için hep ön safhalarda yer aldık. Kadınlar olarak, barış, özgürlük, demokrasiden yana olduğumuzu her alanda haykırdık. Ama bugün geldiğimiz nokta bize şunu gösteriyor, mücadele etmeye devam edeceğiz. Barışı, demokrasiyi, insan haklarını, kadın özgürlüğünü ve eşitliğini elde edene kadar bu yolda yürümeye devam edeceğiz" dedi.
'AKP savaşın ilerlemesi için çaba sarf ediyor'
"Çözüm süreci" nin üzerinden bir yıl geçtiğini ve bu süre zarfında tek bir önemli bir gelişmenin olduğuna dikkat çeken Pervin, "Bu bir yıllık süreç içerisinde yaşanan ve alınan kararla birlikte insanlarımızın yaşamını yitirmemiş olmamasıdır. En çok sevindiren gelişme hiç kimse yaşamının yitirmemiş, analar ağlamamış, gençlerimiz yaşamını yitirmemiş. Bu sürecin en büyük kazanımı bu olmuştur. Ama bu sürecin ilerleyebilmesi için sadece ateşkesin yeterli olmadığını düşünüyoruz. Bu süreç böyle başlamadı. Bu süreç başlarken, üç aşamalı bir yol haritası belirlendi. Bu süreçte, birinci aşama gerçekleşti ama bir türlü ikinci ve üçüncü aşamaya geçilmedi. İkinci ve üçüncü aşamanın gerçekleşmesi için AKP'nin adım atması gerekiyordu. Ne yazıkki, bu süreç içerisinde AKP tek bir adım bile atmadı ve atamadı. Şu anda uğraştıkları tek bir mesel var o da kaset meselesi. Şu anda kendi dertlerine düşmüşler. Oysa bu süreç heba edilmemesi gereken bir süreç. Bu süreç adım atılması gereken süreç. Başından beri hep ifade ediyoruz. Sayın Öcalan başından beri 'Bu süreç yasal bir zemine oturtulması gerekiyor. Bu sürecin hukuki bir çerçevesi olması gerekir. Bu süreçle birlikte tıkalı olan siyaset kanallarının açılması gerekir" diyor. Ama AKP bırakın yasal bir zemin ve hukuki bir çerçeve çizmeyi, aksine savaşın ilerlemesi için çaba sarf ediyor" diye konuştu.
‘Bu sürecin heba olmasını istemiyoruz’
Dün Iğdır'da yapılan etkinlikte konuşan ve Türk medyasında ise "Öcalan bu süreçten çekilirse vay halinize" sözünün manşet yapıldığını belirten Pervin, "Sayın Öcalan çekilirse savaş başlamayacak mı peki? Çünkü bu süreci götüren iki taraf var. Biri Sayın Öcalan diğer taraf devlettir. Sayın Öcalan üzerine düşen her sorumluluğu yerine getiriyor ama devlet ve hükümet sürecin ilerleyebilmesi için tek bir adım bile atmıyor. 8 Mart'ta adaya gidip Sayın Öcalan ile bir görüşme daha gerçekleştireceğiz. Biz bu görüşmenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bakalım Sayın Öcalan süreç ile ilgili nasıl bir değerlendirme yapacak. Ama her seferinde Sayın Öcalan'ın süreci ilerlemesi için çaba sarfettiğini ve sürecinin bitmemesi için elinden geleni yaptığını ifade ediyoruz. Bakalım, 8 Mart'ta Sayın Öcalan'ın yapacağı açıklama sürecin ilerlemesi açısından ne kadar önemli olduğunu sizinle, kamuoyu ve Türkiye'deki halklar ile paylaşmaya çalışacağız. Biz bu sürecin bitmesini ve heba olmasını istemiyoruz. Biz bu sürecin ilerlemesi için AKP'nin mutlaka adım atması gerektiğini en azından seçimlere kadar bir yeşil ışığın mutlaka yakılması gerektiğini önemle çiziyoruz" dedi.
'Kars, Muş, Ağrı, Bitlis ve Urfa'yı alacağız'
30 Mart'ta yapılacak yerel seçimlerin Türkiye açısından çok önemli bir seçim süreci olacağını ifade eden Pervin, "30 Mart tarihi Türkiye'de bir değişimin, dönüşümün yaşanmasına neden olacak seçimlerdir. Bu seçimlerde alacağımız her bir oyun ve belediyenin aynı zamanda demokrasiye, barışa ve insan haklarına, kardeşliğe, özgürlüğe ve eşitliğe vesile olacağının bilincindeyiz. Sandık başına gidecek her kişinin sandık başına gidip, elini vicdanına koyup oyunu sandığa atmak durumundadır. Bu seçimler Sayın Öcalan'ın başlattığı barış ve müzakere sürecinin ilerleyebilmesi için de çok önemli bir etken olacaktır. Kürt halkı açısından bir referandum niteliğindedir" dedi. Iğdır'da Azeri ve Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı bir kent olduğunu aktaran Pervin, "Geçen seçim Iğdır'ı almak için yola çıktık. Herkes bize 'Iğdır çok zor bir yer. Iğdır'ı asla alamazsınız. Orası MHP'nin kalesidir' dedi. Biz ne yaptık asla yılmadık. Yola çıktık, devam ettik ve Iğdır'ı aldık. 5 yıldır Iğdır'ı biz yönetiyoruz. Bu dönem Iğdır ile sınırlı kalmayacağız. Kars, Muş, Ağrı, Bitlis ve Urfa'yı alıp devrim gerçekleştireceğiz. Burada en büyük görev biz kadınlara düşüyor. Bu dönem bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Eş başkanlık sistemini Türkiye'nin her tarafından hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bitlis'te de eş başkan adayımız Nevin Daşdemir Dağkıran'ı sizlere emanat ediyoruz. Sizlerden oy istiyoruz. Siz kadınlar eş başkanlık sistemiyle kendi kendinizi yöneteceksiniz" diye konuştu.
'30 Mart akşamı Bitlis'te barış halayı çekeceğiz'
Geçtiğimiz günlerde Bitlis'te CHP, MHP, DP, DSP ve BBP partilerinin birleştiğini hatırlatan Pervin, "Bunlar BDP'ye karşı tek aday çıkarmışlar. Vallahi istediğiniz kadar birleşin vız gelir tırıs gider. Hiç bir güç Bitlis'te BDP'nin önüne geçemeyecektir. Hiç bir güç Bitlis'te BDP'nin kalesini yıkamayacaktır. Hiç bir güç Bitlis'teki kararlığın ve iradenin önüne geçemeyecektir. Bitlis ve ilçeleri BDP'nin olacaktır. Hep birlikte bu ili kadını, genci, yaşlısıyla birlikte yönetmek için yola çıktık. Bunun için hepinizin yolu açık olsun. Sizlere, 30 Mart'ta başarılar diliyorum. 30 Mart akşamı Bitlis'te barış halaylarını çekmek için hepinizi Bitlis meydanına davet ediyorum. Şimdiden hayırlı ve uğurlu olsun. Yolunuz ve yolumuz açık olsun. An azadi an azadi an serkeftin an serkeftin"dedi.
DERİK
BDP Derik İlçe Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında 7 Mart'ta gerçekleştirilecek şölene katılım çağrısı yaptı. Mahallelerde kadınları ziyaret ederek yapılan çağrıda, 7 Mart saat 11.00'da Azadi Meydanı'nda yapılacak yürüyüş ve şölene katılım çağrısı yapıldı.
NUSAYBİN
Mardin'in Nusaybin ilçesinde DÖKH Bileşenleri tarafından 8 Mart etkinlikleri kapsamında Yenişehir Mahallesi Laleş Parkı'nda "Öcalan'a özgürlük" imza kampanyasının startı verildi. Aralarında BDP Nusaybin İlçe Eş Başkanı Zinnet Alğat, Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, Nusaybin Belediye eş başkan adayları Sara Kaya ve Cengiz Kaya, DÖKH, Barış Anneleri İnsiyatifi'ninde bulunduğu çok sayıda kadın davul zurna eşliğinde "Jin jiyan azadi" ve "Biji Serok Apo" sloganları atarak halay çekti. Yapılan saygı duruşunun ardından konuşan Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan, 8 Mart'ın kadın mücadelesinin özgürlüğü olduğunu belirterek, "8 Mart'ta kendimize iki şeyi rehber ediniyoruz. Biri, 'Özgür kadınla özgür ulusa' kampanyası diğeri ise 'Öcalan' a Özgürlük' imza kampanyasıdır. Kürt ve Nusaybinli kadınlar olarak imza toplayacağız. Her kadın kendisine bunu görev yapmalıdır. Nusaybin'de 100 bin imza toplamayıncaya kadar kadınlar olarak ayaktayız" dedi.
Yapılan konuşmanın ardından BDP'li yöneticiler tarafından Özgür Gündem Gazetesi'nin dağıtımı yapıldı.
HAZRO
Diyarbakır'ın Hazro ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla şölen düzenlendi. Hürriyet Mahallesi Newroz Alanı'nda yapılan şölene Silvan Belediye Eş Başkan Adayı Güler Özavcıdoğu ve DÖKH aktivistlerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Şölende, "Özgürlüğün toplumsal özgürlüğümüzdür", "Cins bilincini radikalleştirelim, mücadeleyi yükseltelim", "Ji Rosayan heta Sakîneyan soza we soza me, rêya we rêya me ye", "Sakinelerin özgür kadınla demokratik ulusa" yazılı pankartlar ile Sakine Cansız, Fidan Doğan ile Leyla Şaylemez'in fotoğrafları asıldı. BDP bayrakları ile süslenen şölende konuşan saygı duruşunda bulunulduktan sonra konuşan Belediye Eş Başkan Adayı Güler Özavcıdoğu, Kürtçe'nin Dimilki lehçesinde konuştuğunu ve Kürtçe bilmediğini belirterek başladığı konuşmasında "Bütün dünyada kadın özgürlük mücadelesi, eşitlik ve adalet için büyük bir direniş göstermekte. Ama bu direnişin en büyük öncülerinden biri Kürt kadınlarıdır. Kürt kadının verdiği binlerce şehit yoldaşımızla bugünlere kadar geldik. Çok kolay gelmedik buralara. Çok bedel ödedik halende bedel ödemeye devam ediyoruz. Bu mücadele önderlikle başladı. Kürt kadınlarının büyük emekleri, çabaları ve direnişleriyle devam ediyor. Biz özgürlüğümüzü tam anlamıyla kazanana kadar da devam edecektir. Evlerden çıkıp alanları doldurarak yoldaşlarımıza destek olalım. Başta AKP iktidarı olmak üzere kadına karşı kırımcı, katliamcı, sömürgeci ve faşizan güçlere karşı direnişi yükseltme sözü vermemiz gerekiyor" dedi.
Güler, 8 Mart'ta yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. Yapılan konuşmaların ardından Batman Bahar Kültür Merkezi'ne bağlı Grup Rosida'nın şarkıları eşliğinde kadınların çektiği halaylarla şölen sona erdi.
(ekip/na/mg)

