11 NİSAN 2016 JINHA GÜNDEMİ

09:00

*Sur'da yaşayan Bahriye Maza, "Sur, Diyarbakır'ın kalbi burada ki insanlar da Diyarbakır'ın vicdanı" diyor. Kamulaştırmanın ne olduğunu bilmediğini söyleyen Bahriye, kadın olmanın tanıklığıyla şunları kaydediyor: "Kaç yüz yıldır bir sürü padişah Sur'u almaya çalıştı alamadı, şimdi Başkanlık hayaliyle yanıp tutuşan mı alacak. Burada ki Sur'lar gibi bizde direneceğiz. Buranın taşını, tarihini milyonlara değişmem. Sur benim ailemin cenneti."

*Zuhal Güneş çalıştığı şirkette tacize maruz kalarak, kadın gazeteciler ise Zuhal'in yaşadıklarını haberleştirerek, hem eril medyanın hem de erkek egemen iş dünyasının hedefi oldular.

*Son dönemlerde daha çok artan ve normalleştirilmeye çalışılan cinsiyetçi söylemler karşısında sessiz kalmayacaklarını belirten KJA Koordinasyon üyesi Sara Aktaş, her alanda direnişlerini büyüteceklerinin altını çizdi.

*Sur'a ilişkin başlatılan "Acele kamulaştırma" kararına karşı yerel dinamiklerin harekete geçmesi gerektiğini dile getiren TMMOB Afet Komisyonu ve Kentleşme, Afet Komitesi ve Çevre Etki Değerlendirme Kurulu üyesi Mücella Yapıcı, "Acele kamulaştırma kararına karşı yaşam alanlarının savunulması kadınların en büyük görevlerinden biri" dedi.

*Botan topraklarında barışın sadece mücadele ile geleceğini dile getiren Nahide, "Zannetmesinler ki evimizi yakıp yıktıkları için geri adım atacağız. 90'ların çocukları büyüdü, büyüdük. Bilinçsiz değiliz her şeyin farkındayız. Emin olun ki bu dönemin çocukları da bizden kat be kat öfkeyle, güçlü bir irade ile büyüyecek" diyor.

*Hilde Kate Lysiak 9 yaşında olmasına rağmen hem olay yerlerine giderek muhabirlik yapıyor, hem de kurduğu internet sitesinin editörlüğünü ve yayın yönetmenliğini üstleniyor.

*Suruç katliamında yaşamını yitiren Süleyman Aksu'nun annesi Kudret Aksu'nun tek dileği devletin 'yasaklı' ilan ettiği Orman Mahallesi'nde bulunan oğlunun mezarına gidebilmek. Kudret Ana, Süleyman'ın mezarına gidip barışın ve özgürlüğün geleceği günü müjdelemeyi bekliyor.