'Çalışma yaşamında güçlenerek var olmaya devam edeceğiz'

08:53

JINHA

HABER MERKEZİ - Farklı meslek gruplarında yer alan aynı zamanda bağlı bulundukları iş kollarında da karar mekanizmalarında yer alan kadınlar,  hükümetin kadınları siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamdan çekip eve kapatmayı hedeflediği  politikalarına karşı çalışma yaşamında güçlenerek var olmaya devam edecekleri mesajını verdi. Kadınlar, bedenlerine, hayatlarına, haklarına, emeklerine yönelik ihalelere karşı daha çok kadın dayanışması ve örgütlenmesi çağrısında bulundu.

Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Dilan Yakut: 8 Mart'ın resmi tatil olması için mücadelemizi sürdürüyoruz. Kadınlar tarihten bu yana ezilmiştir, katledilmiştir. Kadınlar olarak mücadeleyi en yükseğe taşımayı hedefliyoruz. Sorunlarımızı dile getirmek için 8 Mart'ta Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'nda olacağız.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Başkanı Selma Atabey: Kadın mücadelesi her alanda büyük bedellerle yürüyor.  5 bin yıllık ezilmişliğin bir güne indirgenemez. Kadınlar artık yaşamın her alanında var. Son dönemde Kürdistan'da özellikle açığa çıkarılmak istenen kadın duruşu, kadın zihni,  eş başkanlık sistemi çok önemli. Bütün kurumlarda artık yöneten, karar veren ve bunu hayata geçiren kesim olarak var olmak için mücadele etmeye devam ediyoruz. Kadınların hakları için daha fazla mücadele etmeliyiz. 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Kadın Sekreteri Fatma Gül Çiçek: 2013 yılında kadın ve doğa katliamı ön plana çıktı. Doğada yapılan her katliam kadını doğrudan etkilemektedir. Bütün bunları görerek, bu ruhla mücadeleyi yükseltme kararlılığımız var.  Güzel yarınlar için farklılıklarımızla ortak hareket ederek kadın kimliğinde buluşulması gerekir.

Eğitim Sen Kadın Sekreteri Esen Yılmaz: 8 Mart'ı birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kutlayacağız. Türkiye'de kadınlar katliamlara, taciz ve tecavüze maruz kalmaya devam ediyor. Bugün Türkiye'de 130 bin tane çocuk gelinden bahsediyoruz. O yüzden, çocuk gelinlerin olmadığı, taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinin yaşanmadığı bir dünya için mücadele ediyoruz. Başbakan, bizlerden üç çocuk, beş çocuk dünyaya getirmemizi ve eve dönmemizi istiyor. Oysa biz, kadınların toplumun tüm yaşamlarında var olmalarını hedefliyoruz. Erkek egemen dilin evirilip, barış ve adaletin dili olmasını istiyoruz. Kararlarımızı kendimizin vereceği özgürlüğün, eşitliğin, barışın olduğu bir dünya diliyorum.

SES Hukuk ve TİS Sekreteri Aslıhan Han: 8 Mart kadınların çok ağır bedeller ödeyerek kazandığı bir gündür. 8 Mart kadın mücadelesini daha güçlü kılmak ve kadınların önlerine koydukları hedefleri gerçekleştirmek açısından önemli. 8 Mart seçim sürecine denk gelmesiyle ayrıca önemli. Yerel yönetimlerde kadınların karar mekanizmalarında yer alması değerlidir.  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadınları siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşamdan çekip eve kapatan politika izliyor. Bunun en son örneğini de kadın istihdam paketi denilen uygulamada gördük. Sağlık ve sosyal hizmetler iş kolunda çalışanların yüzde 65'i kadın. Doğal olarak, bu alandaki uygulamalardan kadınlar daha çok etkileniyor. Sağlık iş kolu 24 saat hizmet veren bir iş kolu. Kadınlar performansa dayalı bir ücretlendirmeyle köleci çalışmaya maruz kalıyor.  AKP sadece görünürde kadından yana. AKP'nin bu politikalarına karşı sadece 8 Mart'ta değil her zaman örgütlenerek, mücadele edeceğiz.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Candan Karakuş:  Erkek egemen bir toplumda yaşandığından dolayı kadının her alanda ikinci sınıf yurttaş gibi görünmesiyle ilgili Türkiye'de devam eden bir süreç var. Özellikle AKP hükümeti ile birlikte hem kadın emeği hem de kadının bedeni üzerinden çok ciddi uygulamalar var. Bu nedenle 8 Mart ve devam eden süreçte kadınlar hükümetin politikalarına karşı birlikte mücadele etmeli.

BES Ankara 1 No'lu Şube Yöneticisi Deniz Akıl:  İşyerlerinde mobing söz konusu.  Kadınlar olarak daha çok yönetimlerde yer almalıyız. Ama erkek zihniyetiyle değil eşit temsiliyet anlayışla yer almalıyız.  Eşitliğin olmadığı yerde barış dili kurulamaz. Kadın özgür olmadan toplum da özgür olamaz. Özgür olmayan bir toplum da diktatörlükle yönetilir. Bu zihniyeti kırmanın tek yolu da herkesin eşit adımlarla yürümesidir.

Sanayi İşçileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Zuhal Subaşı: 8 Mart emekçi kadınların baskıya, sömürüye, eşitsizliğe ve şiddete karşı başkaldırı günüdür. Bu yılki 8 Mart, özellikle son dönemde iyici açığa çıkan yolsuzluk düzeni gerçeğini de hesaba katarsak, yolsuzluklardan, yoksulluktan, sömürü ve şiddetten hesap sorma günü olmalıdır. Bunun yanı sıra kadın emekçilerin daha ucuza ve esnek çalışma modelleriyle daha fazla sömürüsünün önünü açan Kadın İstihdam Paketi de önemli bir saldırı olarak 2013'te gündeme geldi ve hala kapıda bekliyor. Gelecekten umutluyum, çünkü mücadele ediyoruz.

Van Sanayi Odası Kadın Girişimciler İcra Kurulu ve Van İş Kadınlar Derneği Başkanı Meral Ayhan: Kadınları ekonomiye yönlendirmek amacıyla Van’da gönüllü bir şekilde dernekleşmeye gittiklerini söyleyen Ayhan, kirlenmiş ekonomiyi canlandırmak, renk katmak için kadınları bu alana teşvik etmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi. “Elinin hamuruyla erkek işine karışma” anlayışını kırmaya çalıştıklarını söyleyen Ayhan, toplumda evi geçindirenin erkek olarak görüldüğünü, kadın ise çocuk doğurma makinesi olarak bakıldığını söyleyerek, “Elimizin hamuruyla erkek işine soyunuyoruz ve toplumdaki kadın algısını kırmak ve ekonomin asıl kadın işi olduğunu göstermek için çalışma yürütüyoruz” dedi. Eskiye oranla kadınların ekonomi alanında daha aktif olduğunu dile getiren Ayhan, şunları ifade etti: “Erk zihniyet ekonomide kadınların olmasını istemiyor. Kadınlar, erkeklerin çıkarlarına ters düştüğü için istemiyor. Oysa kadın toplumun üremesini sağlayan ve ilk yerleşik yaşamda toplamacılık ve hayvancılık yapandır. O zamanki sürece bakıldığı zaman kadının ekonomiyi nasıl yönettiğini görebiliyor ve asıl ticareti ve ekonomiyi kadının işi olduğunu görebiliyoruz.”

İMECE Ev İşçileri Sendikası Kurucusu Minare İnan: 2006'dan beri ev işçiliği yapıyorum. 8 Mart'ta ev işçisi kadınların da sokağa çıkmasını istiyorum. En büyük hayallerinden biri ev işçisi kadınların seslerini yükseltmesidir. Görünmeyen emeğimiz görünsün.

(ekip/na)