‘Ölümlere, tecavüzlere karşı demokrasi yolunda yürüyeceğiz’
20:16
JINHA
AMED – 8 Mart Dünya Kadınlar günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdikleri yürüyüşün ardından KESK’li kadınlar adına basın açıklaması yapan Tüm Bel Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Gülay Tekin Kuzu, kadınlar olarak toplumsal ve kalıcı bir barış için yasal düzenleme yapmayanların her zaman karşısında olaraklarını dile getirirken, “Ölümlere, tacizlere, tecavüzlere, işkencelere karşı eşitlik, demokrasi ve barış yolunda yürüyeceğiz” mesajını verdi. Ayrıca Gülay, ifadelerine yer verdi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Diyarbakır Şubeler Platformu Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Kalender Center önünden Kafeler Sokağı’na kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “Claraların ve Sakinelerin Taşıdığı Özgürlük Ateşi Bizim Elimizde” yazılı pankart, mor zeminler üzerine “Jin Jiyan Azadî”, “Yaşasın 8 Mart’ı Yaratan Kadın Dayanışması”, “Özgütlenen Özgürleşir, Özgürleşen Güzelleşir” gibi birçok döviz taşıyan kadınlar, erbaneler eşliğinde “Polis Kaç Kaç Kaç, Kadınlar Geliyor”, “Dünya Yerinden Oynar Kadınlar Özgür Olsa”, “Jin Jiyan Azadî”, “Rojava Devrimi Kadın Devrimi”, “Bijî 8’ê Adarê” sloganları attı. Kafeler Sokağı’nda bulunan Carrefour’a kadar yürüyen kadınlara erkekler de destek verirken, yürüyüşün ardından meşaleler yakıldı.
‘Meşalelerimizi bedenimize el, kimliğimize dil uzatanlara karşı yakıyoruz’
KESK’li kadınlar adına basın açıklaması yapan Tüm Bel Sen Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Gülay Tekin Kuzu, 8 Mart’ın kadınların barış, eşitlik, emek ve demokrasi taleplerini dile getirdiği simgesel günlerden birisi olduğunu ifade etti. “Meşalelerimizi yoksulluğa, yolsuzluklara, savaşa hayır demek için, emeğimizden çalanlara, bedenimize el, kimliğimize dil uzatanlara karşı yakıyoruz” diyen Gülay, 2013 yılı içerisinde yaşanan kadın katliamları, taciz ve tecavüzlerine, çocuk istismarlarının vardığı boyutlara dikkat çekti. Coğrafyalar farklı olsa da kadına karşı kullanılan dilin aynı olduğunu, erkek egemen dil olduğunu belirten Gülay, “Bu dil, ölümün, yok etmenin, aşağılamanın dilidir. Biz kadınlar ise yıllardır eril karanlığa karşı yaşamı savunduk, özgürlükler ve barış için mücadele ettik. Bugün kadın kırımına dönüşen erkek şiddetine karşı susmuyoruz” açıklamalarında bulundu.
‘Kadınlar, toplumsal barış için çalışmayanların karşısındadır’
Kadın bedeni üzerinde devlet tarafından 3-5 çocuk, kürtaj gibi birçok yolla yürütülen politikalara da dikkat çeken Gülay, “Kendi çocuğuyla yaptığı telefon konuşmalarında Euro’lardan villalardan bahsedenler, bu ülkenin binlerce çocuğunun katledildiği savaşı durdurmak için bir adım atmamıştır. Çünkü onların ölçüsü paradır” dedi. Kadınlar olarak yeni bir gelecek yaratabileceklerine inandıklarının vurgusunu yapan Gülay, Hükümetin “sözde demokrasi” paketleri çıkardığını fakat Kürt Sorununun demokratik ve eşitlikçi çözümü için gerçek adımlar atmadığına işaret etti. Kadınlar olarak, toplumsal ve kalıcı bir barışın gelmesi için yasal düzenlemeler yapmayanların her zaman karşısında olacaklarının altını çizen Gülay, “Ölümlere, tacizlere, tecavüzlere, işkencelere karşı eşitlik, demokrasi ve barış yolunda yürüyeceğiz” ifadelerine yer verdi.
‘Meşalelerimizin ateşiyle yeni bir geleceğin müjdesini veriyoruz’
Açıklamasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün birçok ülkede resmi tatil olarak kutlandığını hatırlatan Gülay, kendi taleplerini şöyle dile getirdi:
“Kadınların çalışma yaşamından dışlandığı, düşük ücretle ve kölece koşullarda kayıt dışı çalışmaya mahkum edildiği, ‘namus’, ‘töre’ adı altında şiddete uğrayıp, öldürüldüğü, savaşın sonuçlarının kadınlara acı ve gözyaşı olarak yansıdığı koşulların ortadan kalkması ve kadınlara güvenceli iş, güvenli yaşam sağlanmasını istiyoruz. Kadınların, kadın olmaktan kaynaklı yaşadığı sorunlara karşı bir araya gelinen, 8 Mart’ın tüm kadınlar için resmi tatil ilan edilmesini istiyoruz. Biz kadınlar, iş yerlerinde, tarlalarda, okullarda, hastanelerde, belediyelerde, evlerde geleneksel rollerimizi kırıyor, meşalelerimizin ateşiyle yeni bir geleceğin müjdesini veriyoruz. Emeğimize, bedenimize, kimliğimize sahip çıkmanın mücadelesini veriyoruz.”
(gk-pk/mg)

