Kürt siyasetçilere hakimden 'siyasi savunma yapmayın' uyarısı
15:00
JINHA
WAN - 12 Ekim 2015 tarihinde Van'ın Erciş ilçesinde yapılan özyönetim ilanının ardından tutuklanan siyasetçilerin ilk duruşması bu gün Erciş adliyesinde görüldü. 11'i tutuklu olmak üzere toplam 17 siyasetçinin yargılandığı duruşmada savunma yapan siyasetçilere hakim "siyasi savunma yapmayın" dedi.
Van'ın Erciş ilçesinde 12 Ekim 2015 tarihinde yapılan öz yönetim açıklamasının ardından başlatılan siyasi soykırım operasyonları kapsamında tutuklanan 11 tutuklu 17 siyasetçinin ilk duruşması Erciş Adliyesinde görülüyor. Yüzlerce yurttaşın akın ettiği Erciş Adliyesinde polisin ve askerlerin aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında süren duruşmaya tutuklu bulunan siyasetçilerin avukatları ve yakınları katıldı. Mahkeme salonun yetersiz kalması üzerine çok sayıda avukat duruşmayı arka sıralarda takip etti.
'-İşiniz? - Görevden alınmış öğretmen'
Erciş 3. Ağır Ceza Mahkemesinde sabah saat 09.30'da başlayan duruşmada yapılan kimlik tespitleri sırasında Eğitim-Sen üyelerine "işiniz" sorusuna öğretmenler "görevden alınmış öğretmen" dedi. Siyasetçilerin çoğunun Kürtçe savunma verdiği duruşma sırasında söz alan Erciş Belediyesi Eşbaşkanı Diba Keskin, kendisine yöneltilen özyönetim açıklamasına "devletin birlik ve beraberliğini bölme" suçlaması karşısında, özyönetim talebinin parti tüzüğünde olduğunu ifade ederek, "Bu tüzük Anayasa Mahkemesi onayından geçmiş ve kabul edilmiştir. Dolayısı ile öz yönetim bir haktır ve bu hak halkın talebidir" dedi. Diba'nın savunması üzerine mahkeme başkanının "Siz okunan basın metninin içeriğine katılıyor musunuz?" sorusu üzerine, "Ben bir siyasi parti üyesiyim. 2014 yerel seçimlerinde 50 bin seçmenin oyu ile seçildim. Özyönetim halkın talebi ise ben halkın taleplerine katılırım, gerekirse öncülük bile yaparım. Halkın her türlü talebi benim için önemli ve değerlidir" dedi.
'Savunma hakkım engellendi'
Savunmasının devamında 7 aydır tutuklu olduğunu ve haksız yere mağdur edildiğini ifade eden Diba, Erciş Adliyesinde avukatları ile sadece 5 dakika görüştürülmesine izin verildiğini ifade ederek, "Burada savunma hakkım elimden alınmıştır. Bir bardak su istedim onu bile sansür konusu haline getirdiler" ifadesi üzerine mahkeme başkanı yaşanan uygulamanın doğru olmadığını belirterek, "Burada herkes emir altındadır dolayısı ile yanlış yapmama gayretindedir" ifadeleri ile savunma yapması ve Diba'ya kendi suyunu uzatması dikkat çekti.
'Ülke demokrasisinin güçlenmesi için öz yönetim şart'
Diba'nın ardından savunması alınan HDP Erciş İlçe Eşbaşkanı Sevval Çadırcı, ise kendilerine yöneltilen suçlamayı kabul etmediklerini ifade ederek hazırladığı 5 sayfalık savunmayı mahkeme heyetine okuduktan sonra sundu. Seval, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinden 11 madde okuyarak bu maddeler içerisinde yer alan düşünce ve ifade özgürlüklerine dikkat çekti. Seval, özyönetim talebinin bu maddeler kapsamında yer aldığını ifade ederek öz yönetimin bir hak olduğunu ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin Türkiye tarafından da imzalandığını hatırlattı. Seval, savunmasının devamına şu ifadelere yer verdi: "Öz yönetim açıklamasının içerisinde yer alan 'devletin kurumlarını tanımama' yönündeki ifadeler, Türkiye'nin demokratikleşme zemini üzerinde fili bir eylemdir. Bu tamamen devleti inkar ve devlet kurumlarını yok saymak gibi bir anlam taşımaz."
'Siyasi savunma yapamazsın'
Seval, AKP'nin başkanlık talebinin halk ve Kürt siyasetçileri tarafından kabul edilmemesi üzerine AKP'nin siyasi soykırım operasyonlarına başladığı ve savaşın derinleştirdiği şeklinde savunma yapması üzerine mahkeme başkanının "size yönelttiğim sorulara cevap verin, siyasi savunma yapmayın" uyarısı üzerine "Ben burada Seval Çadırcı olarak yargılanmıyorum. Siyasi kimliğimden dolayı yargılanıyorum. Dolayısı ile yargılanmam siyasidir ve bende bir siyasetçi olarak siyasi savunmada yapabilirim" cevabını verdi. Daha sonra avukatların savunmaya geçmesi ile yaşanan kısa süreli gerginliğin ardından duruşmaya devam edildi.
'Seçim çalışmalarımızda halkımıza özyönetim vaadi verdik'
Ardından savunma yapan DBP Erciş İlçe Eşbaşkanı Şevket Ulugana ise, özyönetimin meşru bir hak olduğu savunmasını yenileyerek, "Öz yönetim bizim parti tüzüğümüzde ve seçim vaatlerimizde vardı. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde yaptığımız her çalışmada seçmenimize bu vaatleri sunuyorduk. Bu yüzden halk seçimde bize 50 bin oy verdi. Öz yönetimin suç olduğu ve bu yüzden bize yönelik atılan hiçbir suçlamayı kabul etmiyoruz" dedi.
Yargılanmanın şu saatlere kadar devam ettiği duruşmada savunmaları alınan birçok siyasetçinin öz yönetimi bildikleri ve savundukları yönünde savunmalar devam ediyor.
(va/ng/sk)
