Saadet Dayan: Devlet benden eşimi, çocuğumu, tüm ailemi çaldı

13:34

JINHA


ŞIRNEX -  Şırnak'ın Cizre ilçesinde Dayikên Şemiyê'nin 265'inci haftasına giren oturma eyleminde 1994 yılında gittiği karakolda "kalp krizi geçirdi" denilerek cenazesi teslim edilen imam Ebubekir Dayan anıldı. Eşi Saadet Dayan, eşinden geriye kalan 3 aylık bebeğinin de yanlış iğne sonucu felç olduğunu belirterek, "Devlet benden eşimi, çocuğumu ve tüm yaşamımı çaldı" dedi.


90'lı yıllarda kaybedilen ve cinayetlerle katledilen yakınlarının akıbetini soran Dayikên Şemiyê (Cumartesi Anneleri), "Kayıplar bulunsun failleri yakalansın" sloganıyla Şırnak'ın Cizre ilçesinde 265'inci kez bir araya geldi. Cizre Anadolu Lisesi önünde toplanan kayıp yakınları, kaybedilen ve katledilen yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. KESK üyeleri dünya kadınlar günün vesilesi ile eyleme katılan kadınlara karanfiller dağıttı. Kayıp yakınlarına İHD, BDP, KESK, MEYA-DER, Şırnak Barosu İle BDP Cizre Belediye eş başkan adayları Leyla İmret ve Kadir Konur ile onlarca yurttaş katılarak destek verdi. Eylemde, Cizre'de resmi olarak imamlık yapan Ebubekir Dayan'ın 1994'te katledilmesi hikâyesi anlatıldı. Ebubekir Dayan'ın eşi Saadet Dayan, eşinin ilçe müftülüğü tarafından düzenlenen toplantıya katılmak üzere evden ayrıldğını belirtti. Saadet, "İmamlar ile yapılan toplantının sonunda eşimin karakolda ifade vermesi istenmişti. Eşim eve gelince olanları anlattı. Ertesi gün karakola ifade vermeye gitti. Fakat geç saatlere kadar gelmedi. Sabah karakola gittim, eşimi sordum; durumunun iyi olduğunu, ancak 10 ila 15 gün gözaltında kalacağını öğrendim. Ancak bir daha eve gelmedi" dedi. İnfaz edilen eşinin cenazesini alması için karakola çağırıldığını anlatan Saadet, "Aradan 5- 6 gün geçtikten sonra karakoldan çağırıldık. Oradan hastaneye gitmemizi söyleyip eşimin kalp krizi sonucu öldüğünü söylediler. Eşimin cenazesini görmek istedim, ancak özel harekât timleri tarafından ölümle tehdit edildim. Cenazeyi aldıktan sonra baktım, işkence ile her tarafı morluklar ve yaralar içindeydi" ifadesini kullandı.


'Eşimin yerine bana eşyaları verildi'


JİTEM tarafından eşinin kaçırılarak infaz edildiğini anlatan Saadet, "Bir hafta sonra bir kez daha karakola çağrıldım. Eşimden geriye karakolda kalan elbiseleri, cüzdanı ve diğer eşyalarını verdiler. Karakolda bana eşimden kalan eşyalarını verdiler. Eşimi canlı olarak bana vereceklerin infaz edildikten sonra ürerinde bulunan eşyalarını bana iade ettiler. Yıllardır bana karakolda erilen eşyaları saklıyorum diye yanında eşine ait olan eşyaları göstererek bu eşyaları bana verenlerden hesap sorulmadan katiller yargılanmadan bu ülke burada bulunan tüm annelerden özür dilemeden,  bizler her hafta burada hesap sormaya devam edeceğiz" dedi.


'Devlet çocuğumu da benden aldı'


Eşi öldürüldükten sonra 3 aylık çocuğu ile yıllarca yaşam mücadelesi verdiklerini anlatan Saadet, "O gün 3 aylık olan çocuğum, bu gün 20 yaşında. Ama TC devleti onu da benden aldı. Yanlış yapılan aşı sonucu eşimden bana geriye kalan tek çocuğum da felç kaldı. Devlet benden eşimi çocuğumu ve tüm yaşamımı çaldı.  Yaşanan tüm bu acıların yanında bizler hala bu ülkede barışı ve kardeşliği savunuyoruz. Artık ölümler son bulsun" ifadesini kullandı.


İHD Üyesi Avukat Aycan İrmez ise yaptığı konuşmada, "90'lı yıllarda yaşanan kirli savaş sonucu binlerce insanımız öldürüldü. Binlerce insanda faili meçhul cinayetlerle kaybedilerek katledildi. Bizler 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü farkı bir şekilde kutlamak isterdik. Ancak bugün bu meydanda yakınlarını kaybeden acılı anneler ile birlikte bu kayıpları unutturmamak adına buradayız. İHD olarak bizler her zaman annelerin yanında olarak onların verdikleri bu kutsal mücadelede onlarla birlikte omuz omuza olacağız" dedi.


Faili meçhul cinayetleri faili malumlar olarak değerlendirdiklerin belirten Şırnak Baro Başkanı Nurşirevan Elçi, "Kadınlar kaybettikleri yakınlarının faillerini ve kemiklerin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde sürdürdükleri eylemler ile devam ettiriyor. Herkes faillerin kimler olduğunu biliyor ancak kimse gerçekleri öğrenemeyecek. Bunun nedeni de Türkiye'de yaşanan kirli savaşın sonucudur" dedi.


Yapılan konuşmaların ardından eylem 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.


(co/na)