HDP'yle beraber LGBTİ'ler kendini evinde hissetti

08:48

Zehra DOĞAN/JINHA


Kaos GL Genel Sekreteri ve HDP Parti Meclisi Üyesi Remzi Altunpolat, HDK-P (Halkların Demokratik Kongresi-Partisi)’nin yeni siyaset arayışıyla beraber LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) Hareketinin aktif rol alarak çalışmalara katıldığını belirterek, "HDP'yle beraber diğerlerinden farklı olarak LGBTİ'ler ilk kez bir siyasal partide kendilerini bir misafir gibi değil de evindeymiş gibi hissetti. HDK-P karşıtları tarafından, oluşuma ilişkin 'Abdullah Öcalan'ın partisi' söylemlerinden rahatsızlık duymuyorum. Kürt Özgürlük Hareketi’nin, Sosyalistlerin, ezilenlerin bir şemsiye altında toplanmasında, HDK-P fikriyatının yaşama geçirilmesinde Abdullah Öcalan’ın ısrarı önemlidir. Bu anlamda Sayın Öcalan HDK için bir bakıma yol gösterici olmuştur" dedi. 


 HDK-P 2011 yılının Ekim ayında Ankara'da gerçekleştirdiği kongre ile kuruluşunu ilan etmesinin ardından uzun bir yol kat ederek meclislerini oluşturdu. Farklı toplumsal kesimlerden katılımla zenginleşen HDK-P çalışmalarında LGBTİ Hareketi’nden isimler de yer alıyor. LGBTİ haklarının Türkiye'de tanınması için mücadele yürüten LGBTİ hareketinden gelen isimler HDK-P'de aktif rol alarak Türkiye'nin mevcut siyaset anlayışına karşı yeni bir soluk getiriyor. Kaos GL Yöneticisi ve HDP Parti Meclis Üyesi Remzi Altunpolat, HDK-P'nin yeni siyaset arayışında LGBTİ'lerin 'ben de varım' diyerek çalışmalara katıldığını, salt LGBTİ’lere özgü alanlar yaratmaktan ziyade bütün toplumsal alanları özgürleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.



'HDK ezilen, dışlanan, ötekileştirilen, inkâr edilen kesimleri bir araya getiren güçtür'



HDK-P'nin Türkiye’de ezilen, dışlanan, ötekileştirilen, yok sayılan farklı kesimleri ve emekçileri bir araya getirirken BDP'nin de bölgede Kürt halkının kimliği, hakları ve özgürlüğü için mücadele yürüttüğünü vurgulayan Remzi, "HDK bu anlamda Türkiye’nin  muhalif tarihinde çeşitli birlik deneyimlerinin ardından hem ezilen kesimleri, kimlikleri ve emekçileri aynı zeminde buluşturma, hem de Sosyalist yapılar ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin ilişkisi  bakımından bir sıçrama noktası olduğunun altını çizdi. Bu anlamda HDK-P'yi kendinden önceki deneyimlerin hem bir bakıma devamı hem de yeni bir çabanın özgün deneyimi olarak görebiliriz" dedi. Türkiye'de 1990'lardan bu yana Birleşik Sosyalist Parti (BSP), Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) gibi çeşitli örgürlenmelerde sol, sosyalist hareketin bir araya geldiğini ifade eden Remzi, söz konusu oluşumlar içinde Kürt hareketinin olmamasından kaynaklı eksiklik yaşandığını ifade etti. Remzi, "Kürtler 2000'lerde önce Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu gibi seçim bloklarında ardından Çatı Partisi Girişimi gibi adımlarda kendini güçlü bir biçimde hissettirdi. Şimdi ise HDK-P ile Kürt Özgürlük Hareketi, sosyalist yapılar ve mevcut sistemin dışarıda bıraktığı kesimler yan yana gelerek yeni bir kuvvet oluşturma çabasına girdi"


'Öcalan'ın partisidir' söylemlerinden rahatsız değilim'




HDK-P karşıtları tarafından oluşuma ilişkin "Abdullah Öcalan'ın partisidir" söylemlerine dikkat çeken Remzi, "Ben Sayın Öcalan'ı HDK-P fikriyatının yaşama geçirilmesinde yol gösterici bir rol oynadığını düşündüğümden bu söylemlerden dolayı rahatsızlık hissetmiyorum, aksine Abdullah Öcalan’ın ısrarını çok değerli ve önemli görüyorum” dedi. HDK-P'nin farklı inançlar, halklar, kadınlar, LGBTİ’ler gibi birçok ezilen kesimi bir araya getirerek CHP, AKP ve MHP gibi sistem partilerinin dışında "Nasıl üçüncü cephe oluşturabiliriz?" sorusuyla yola çıktığının altını çizen Remzi, HDK-P’nin CHP’den farklı olarak, LGBTİ’leri yaşam tarzı üzerinden yedekleyerek, oylarını kendine kanalize etmek yerine LGBTİ hareketini eşit özne olarak gördüğünü ve 'LGBTİ hareketiyle beraber nasıl birlikte yol yürüneceğine dair bir perspektife sahip olduğunu belirtti.


'LGBTİ'ler diğer partilerde kıyıda köşede ya da vitrin süsü olarak kalıyordu'



Türkiye'de HDP öncesinde de LGBTİ'lerin sol-sosyalist partiler içinde yer aldığını aktaran Remzi, Türkiye kimi sol-sosyalist siyasi yapıların vitrine LGBTİ'leri yerleştirebildiğini ancak parti politikalarının tamamına yayılan bir LGBTİ perspektifinin olmadığını vurguladı. Remzi, "Fakat HDP süreciyle beraber, ilk kez LGBTİ'ler kendini evinde hissetti. Çünkü öncesinde LGBTİ'ler diğer partilerde ne yazık ki kıyıda köşede kalıyordu. HDP ile beraber LGBT'ler de kendi bakış açısıyla parti politikalarına yön vermek adına çalışmalarda bulundu. Şimdi her konferansta LGBTİ’ler olmasa da birçok HDP'li  arkadaşımızın LGBTİ’lerin hakları ve varlığı adına söz aldığını görüyorum. Ancak buradaki başarı elbette ve öncelikle LGBTİ Hareketine aittir. LGBTİ Hareketi yıllarca süren kararlı mücadelesi sonucunda bu başarıyı elde etmiştir.

'Bu kent, bu şehir senin'



LGBTİ hareketinin 1990'lardan bu yana farklı zemin ve alanlarda zaten görünür olduğunu ve siyasal mücadele yürüttüğünü söyleyen Remzi, "Ama olaya başta yerel yönetimler olmak üzere siyasi temsil düzeyinde bakacak olursak LGBTİ'lerin belediye meclis üyesi, belediye başkanı ve milletvekili olarak siyasal mücadelelerini bu düzlemde de nasıl sürdüreceklerini düşünmek gerekir. LGBTİ’leri içeren yerel politikalara dair daha kapsamlı çalışma yapmanın ve 'nasıl bir kent istiyoruz?' sorusuna cevap üretmenin zorunluluğuna işaret etti.


“LGBTİ hareketi hiçbir zaman gettolar istemedi” diyen Remzi, Türkiye yakın tarihinde belki de ilk kentsel-rantsal dönüşüm örneğinin 1990'lı yıllarda İstanbul'da transların yaşadığı  Ülker Sokakta gerçekleştirildiğini söyledi. Remzi, o dönem başta Kaos GL ve diğer LGBT örgütlerinin bu olaya tepki gösterirken “eşcinsel gettolar değil kentin tamamını istiyoruz” talebini yükselttiğini ifade etti. Bunun LGBTİ’leri bir mekana hapseden yaklaşıma itiraz eden bütün kentsel alanların kullanımını talep eden, kentsel kararlarda etkin olmak isteyen ve sadece LGBTİ’lerin değil kadınların, çocukları, engellilerin, yaşlıların kentin her alanında kendini rahat hissedebileceği ortamların yaratılmasını arzu eden bir bakış olduğunu ifade etti. Bu sloganın yansımasını şimdi HDP'nin 'Şehir Senin' sloganında bulduğunu söyledi.


HDP, LGBTİ’ler için bir kazanımdır



HDP'yi LGBTİ hareketi açısından bir kazanım olarak gördüğünü belirten Remzi, "LGBTİ'ler kendi sesleri ve görünürlülükleriyle HDP’ye damgasını vurdu. LGBTİ'ler bir tür ‘numune’ olmanın ötesine geçerek HDP ile beraber artık kendi sözünü dolaşıma sokan ve parti politikalarına bu çerçevede istikamet çizmeye çalışan bir güç oldu. Tüm farklı kesimler artık parti içinde LGBTİ hareketinin deneyimlerinden LGBTİ hareketini tanıyor. Şimdi HDP'liler LGBTİ hareketini tanımak ve bu anlamda siyaset yürütmek istiyor. Bu aşamaya gelmek benim için çok değerlidir" dedi.



(zd/gc/mg)