BDP'li vekillerden AKP'ye duyarlılık ve hassasiyet çağrısı
12:44
JINHA
HABER MERKEZİ- BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız, Roboski'de 'güvenlik yolu' ile başlayan ve mayın patlaması sonucu yaşamını yitiren Uzman Çavuş Musa Sumay'ın yaşamını yitirmesiyle devam eden ve son olarak Roboski katliamından sağ kurtulan Servet Encü'nün evine yapılan saldırılarla çözüm sürecini sabote eden yaklaşımların sergilendiğini belirterek, "Kürt sorunun çözümü ertelendikçe, ötelendikçe, ağırdan alındığı müddetçe bu ülkede yeni ölümlerin yaşanması olasılık dâhilindedir” diyerek, AKP Hükümeti'nin bir an evvel Öcalan'ın başlattığı çözüm sürecini eşit koşullarda müzakereye dönüştürecek ve süreci yasal statüye kavuşturacak adımları acilen atması gerektiği uyarısında bulundu.
BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız tarafından, Roboski'ye yapılmak istenen "güvenlik yolu" ve Roboski yakınlarındaki Beyaztepe (Koxê Spî) mıntıkasında 6 Mart günü mayın patlaması sonucu Uzman Çavuş Musa Sumay'ın hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada 14 ay aradan sonra ilk kez bir askerin operasyonlar esnasında yaşamını yitirdiğine vurgu yapılarak, "Bu üzüntü verici olayın yaşanmaması için başta Şırnak Valisi olmak üzere devletin bütün ilgili kurumları ile yaptığımız görüşmelerde Roboski'nin hassas bir yere sahip olduğunu, güvenlik yolundan vazgeçilmesini aksi takdirde istenmeyen olaylarını yaşanabileceği yönündeki uyarılarımızı sürekli ilettik. Başta Kürt halkı olmak üzere insanlık camiasının hafızasında unutulmayacak olan Roboski katliamının gerçekleştiği yerde 'güvenlik yolu'nun ancak, gerçek tabiri ile 'operasyon yolu' yapım çalışmalarının barış süreci ruhu ile örtüşmediğini ve ölümün habercisi olan tehlike çanının çaldığını defaatle dile getirdik" diye kaydedildi.
'Roboski'ye müdahale barışa müdahale oldu'
Roboski'nin Kürtlerin kritik fay hatlarından biri olduğu belirtilen açıklamada, "Bu fay hattını germenin ülkeye huzursuzluk dışında bir getirisi olmayacağını her ortamda ısrarla vurguladık. Ancak bütün bu uğraşlarımız dikkate alınmadı, 15 Ocak günü güvenlik yolunun yapılmasını protesto eden halka saldırıldı, ateş açıldı. Serhat Encü adlı yurttaşımız ağır yaralandı, ölümden döndü. Yine 17 Şubat günü 'operasyon yolu'nun yapımına devam edilmesini protesto eden Roboskili köylülere ateş açılması sonucu 1 kişi yaralanırken, aynı gün gerillalar tarafından taciz ateşi açıldığı iddia edilmiş ardından sınır hattı helikopterler tarafından ateşe tutulmuştu. 25 Şubat günü de asker ve gerillaların yaşamını yitirmemesi ve çözüm sürecini tehdit eden 'operasyon yolu' yapım çalışmalarının durdurulması için bedenlerini siper eden Roboski köylüleri ile beraber yaptığımız eyleme yapılan sert müdahale, aslında barışa yapılan bir müdahale oldu" diye kaydedildi.
'Devletin yaklaşımları süreci riske sokuyor'
Son olarak Roboski bölgesindeki Düğün Dağı çevresinde askerlerle HPG'liler arasında çatışma çıktığı iddiaları ve Roboskî katliamından yaralı olarak kurtulan Servet Encü'nün evi kimliği belirsiz kişi veya kişilerce uzun namlulu silahlar ile taranmasına da dikkat çeken BDP'li vekiller açıklamalarında, "PKK ve Kürt Siyasal Hareketi’nin diğer bütün bileşenleri sürecin akamete uğramaması ve bir tek kişinin bile burnunun kanamaması için büyük çaba sarf ederken devletin gerilimi arttıran ve provokasyonlara davetiye çıkaran yaklaşımı süreci ve ateşkesi ciddi anlamda riske sokmaktadır. Ülkemizde 30 yıl boyunca büyük yıkımlara neden olan acıların bir daha yaşanmamasına dair umutların yeşerdiği bir dönemde yeniden çatışma riskini artıran girişimler acılarımızı daha da arttırmakta ve kaygılarımızı tırmandırmaktadır” sözlerine yer verdi.
'Tek sorumlu AKP olacak'
BDP’li vekiller, “Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunun demokratik ve barışçıl bir çözüme kavuşması bakımından tarihi bir dönemeçten geçtiğimiz bu süreçte provokasyonlara izin verilmemesi gerekmektedir. Sürecin sekteye uğramaması için başta Hükümet ve Genelkurmay olmak üzere devletin bütün kurumlarının PKK ve Kürt siyasal hareketi kadar duyarlı olması elzemdir. Çünkü olası askeri operasyonlar ve gerilimi arttırıcı yaklaşımlar çözüm sürecini sabote edebilecektir. Bu nedenle devletin en alt kademesinden en üst kademesine kadar bütün kişi ve kurumlar sürece hizmet etmeyen tutumlardan vazgeçmeli, sürecin ilke ve esaslarına göre hareket etmelidir. Hükümet bir an evvel bu konuda gerekli önlemleri almalı. Aksi takdirde sürecin başarısızlığının tek sorumlusunun mevcut iktidar olacağı bilinmelidir" uyarılarında bulundu.
'Tüm kesimler barış için gayret sarf etmeli'
Kürt sorununun çözümü ertelendikçe, ötelendikçe, ağırdan alındığı müddetçe yeni ölümlerin yaşanması olasılığına dikkat çekilen açıklamada şunlar kaydedildi: "Çözüm sürecinin sunduğu en büyük kazanımlarından biri olan çatışmalardan kaynaklı ölümlerin durması ve sürekliliğe kavuşması için, AKP Hükümeti'nin bir an evvel Sayın Öcalan'ın başlattığı çözüm sürecini eşit koşullarda müzakereye dönüştürecek ve süreci yasal statüye kavuşturacak adımları acilen atması zaruridir. Yaşanan bu son acı olay da Türkiye'nin öncelikli ihtiyacının barış olduğunu göstermiştir. Türkiye, Sayın Öcalan tarafından başlatılan barış süreci sayesinde sırtındaki yüzyıllık Kürt Sorununun çözümü ile beraber demokratik hamle yapma şansını yakalamıştır. Toplumun bütün kesimleri, bu tarihi şansın heba olmaması için gayret sarf etmelidir. Kökenlerini neredeyse iki yüzyıllık bir tarihsel ve siyasal gerçeklikten alan Kürt Sorunun çözümsüzlüğü yüzünden yaşanan çatışmalarda yitirdiğimiz her genç Türkiye'nin kaybıdır, ülkemizin değeridir. Yaşanan savaş neticesinde toprağa verdiğimiz, ülkenin her bir karışında yatan evlatlarımızın yüzü suyu hürmeti adına herkesi, barış konusunda daha fazla ısrarlı olmaya ve bunun mücadelesini yürütmeye çağırıyoruz".
(gc/mg)
