Diyarbakır'da 'Kadın Gazeteciliği ve Kürt Kadınları' paneli

11:50

JINHA


AMED - FeminKurd haber portalının Kürt kadın gazetecileri ile gerçekleştirdiği panelde konuşan  FeminKurd sitesi Yayın Yönetmeni Hamiyet Çelebi, Kürt kadınlarının 1990'larda çıkardığı kadın odaklı dergilerle Türkiye'de 3'üncü dalgayı başlattıklarına vurgu yaparak, "Bu dergiler, Kürt kadın örgütlenmesi ve Kürt kadın bakış açısının örüldüğü zemindir. Şimdi ise kadın odaklı bakış açısıyla JINHA ve FeminKurd yayın yapıyor. Kadın hareketinin alt zemini olan bu çalışmalara yine kadınlar sahip çıkmalı" dedi.


Kadın odaklı habercilik anlayışıyla yayın hayatına devam eden FeminKurd haber portalı, Diyarbakır'da düzenlediği "Kadın Gazeteciliği ve Kürt Kadınları" adlı panelle Kürt kadın gazetecileri bir araya getirdi. Mali Müşavirler ve Muhasebeciler Odası Konferans Salonu'nda gerçekleşen panele birçok kadın katılım gösterirken Özgür Politika Gazetesi yazarı ve Sterk TV programcısı Esra Çiftçi, FeminKurd sitesi Yayın Yönetmeni Hamiyet Çelebi, Amerika'nın Sesi Radyosu Muhabiri Hatice Kamer, Serbest Gazeteci Müjgan Halis, Gelî Kurdistan TV programcısı Sîdar Basut, Güney Kürdistan'dan yazar Viyan Mayi ve JINHA Editörü Zehra Doğan panelist olarak yer aldı.  Kadın mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar adına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan panelde ilk olarak Dünya'da ve Ortadoğu'da kadın mücadelesini ve gelişimini konu alan sine-vizyon gösterimi yapıldı. Açılış konuşmasını yapan FeminKurd sitesi Yayın Yönetmeni Hamiyet Çelebi, örgütlü veya örgütsüz bütün kadın çalışmalarının Kürt kadınların mücadelesinin kazanımı olduğunu söyledi.


'Türkiye'de 3'üncü dalgayı Kürt kadınları başlattı'


Türkiye'de 3'üncü dalgayı oluşturan Kürt kadınlarının 1990'larda çıkardığı kadın odaklı dergilere değinen Hamiyet, "Feminist hareketine damgasını vuran Kürt kadınları, kadın odaklı dergiler çıkardı. 1990'larda bir grup Kürt kadın, Türkiye'de Roza dergisini çıkardı. Ardından bunu Jujin takip etti ve bu iki dergi feminist bir çizgiye sahipti. Akabinde Jin û jiyan dergisive Özgür Kadın dergisiçıktı. Bu dergiler, Kürt kadın örgütlenmesi ve Kürt kadın bakış açısının örüldüğü zemindir" dedi.   Günümüz medya anlayışının "Kimin parası varsa ona hizmet ederim" anlayışına sahip olduğunun altını çizen Hamiyet, "Basın alanında her ne kadar kadınları da görmemiz mümkün olsa da karar mekanizmalarında yine eril hakimiyet söz konusu. Bu nedenle bu tür  karma yapılarda kadın bakış açısıyla haber yapma çizgisine sahip olduklarına inanamıyorum. Bu nedenle karma yapıların dışına çıkarak gazetecilik yapmayı esas alan FeminKurd ve JINHA gibi  ajans ve haber portalları kadınlar tarafından desteklenmelidir. Böylesi  kadın odaklı haber çizgisiyle ilerleyen çalışmalar kadın hareketinin alt zemini niteliğindedir ve bu nedenle desteklenmelidir" diye konuştu.


 'Özgür insan herkesi özgürleştirebilir'


Kürt kadınlarının basın alanındaki çalışmalarının değerlendirildiği, medyadaki erkek hâkimiyetine karşı kadınların mesleki alanda nasıl donanabilecekleri ve kadın gazeteciliğinin esaslarının tartışıldığı panelde İlk olarak konuşan yazar Viyan Mayi, kadının özgürlük mücadelesine dikkat çekerek, "Özgür insan herkesi özgürleştirebilir. Kadınların en büyük sorunu birbirilerinin çalışmalarından haberdar olmamalarıdır. Ben Duhok'ta iken burada bu kadar çok kadın çalışmasını yürütüldüğünden haberdar değildim. Şuan imkânlarımız varken çalışmalarımızı çok sıkı tutmalıyız" şeklinde konuştu. Kadın ve erkek arasındaki cins ayrımının çocuk dünyaya gelmeden başladığına işaret eden Viyan, "Daha çocuk anne karnındayken cinsiyetine göre renk belirliyoruz. Kadının zayıflığını narinliğini göstermek istiyoruz. Bu aslında cinsiyet özgürlükçü yaklaşıma ters düşen bir durumdur" ifadelerinde bulundu.


 'Eril sistem kadını reklam materyali olarak görüyor'


Ardından konuşan Galî Kurdistan TV programcısı Sidar Basut, feminizme ve eril sistemin kadınlar üzerindeki etkisine değinerek, "Feminizm erkek düşmanlığı olarak görülüyor. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Eril sistem ise kadını reklam materyali olarak görüyor eve ve mutfağa hapsediyor. Kadın bilerek ya da bilmeyerek bu sistem içerisinde varlığını sürdürüyor" dedi. kadının yaşadığı sorunların bilinmesiyle yetinilmemesi gerektiğin işaret eden Sidar, "Herhangi, bir durumda sorunlar dile getiriliyor. Fakat sorunu yaratanın sorunu kabul etmesi de yetmiyor. Önemli olan o soruna çözüm olabilmek" dedi. Gazetecilerin ve özelde kadın gazeteciliğinin zorluğuna dikkat çeken Sidar, "Bölge'de ve Türkiye'de yayın yapan 50'yi aşkın kanal var fakat herhangi bir siyasi partiden bağımsız bir kanal bulmak çok zor. Bu durumda gazeteci olarak herhangi bir siyasi harekete yakın bir kanalda çalışmak zorunda kalıyoruz. Bu durumda da belli yasaklamalarla karşılaşıyoruz. Bunun önüne geçilemiyor. Bağımsız medya aracı olarak Feminkurd var ve kadınlar olarak buna sahip çıkmamız gerekiyor" ifadelerinde bulundu.


'Kadınlar özgürlük mücadelesi içinde ayrı bir mücadele alanı yarattı'


Konuşmaların ardından Şiir yazarı, Cristin Özbek ve Nezahat Dağtekin şiir dinletisi gerçekleştirdi. Dinleti ardından panelin ikinci oturumu gerçekleşti. İkinci oturumda konuşan JINHA Editörü Zehra Doğan, kadınlar özgürlük mücadelesi içinde ayrı bir mücadele alanı yarattıklarını ve kadınların özgünleşmesi için mücadele ettiklerini dile getirerek, "Bu adım büyük direniş ve mücadele gerektiren bir alanı kapsıyor. Feminkurd ve JINHA gibi kadın odaklı gazeteciliği esas alan ajans ve haber siteleri bu kadınların verdiği mücadelenin kazanımıdır.  Bu kazanım içinde gazeteci kadınlar olarak halka mücadele vermeye devam ediyoruz" dedi. JINHA'nın kadın bakış açısıyla yaptıkları haberlerin eril dilin hâkimiyetinden çıkmayan gazeteler tarafından değiştirilerek servis edildiğini belirten Zehra, "Yayın çizgimizde 'kız, karı, koca ve soyadı' kelimeleri  kullanmamıza rağmen yaptığımız haberler gazeteler tarafından JINHA imzasıyla eril dile çevrilerek yayınlanmaya devam ediyor. Bu yaklaşım bizi yayın çizgimize ters olmasına rağmen alternatif üretilmediği sürece böyle olmaya devam edecek" şeklinde konuştu.


'Eril dil hâkimiyetinden uzak genç gazeteciler yetiştirilmeli'


Kadın gazeteciliği ve Kürt kadınlarının tartışıldığı panelde var olan sıkıntılardan çık alternatifler üzerine konuşulması gerektiğine dikkat çeken Zehra,  "Kadın odaklı gazetecilik üzerine daha çok panel ve seminer gerçekleştirmeliyiz. Gazetecilik üzerine çeşitli atölyelerle bir araya gelerek var olan güncel politikalara ilişkin sürekli tartışma yürütmeliyiz. Bunun yanı sıra kadın gazetecilerin eğitim alabilmesi ve eril dil hâkimiyetinden uzak genç gazetecilerin yetişebilmesi için kadın gazeteciliği akademisi kurarak, kendi gazetecilerimizi yetiştirmeliyiz. Alternatif üretmedikçe sadece sorunların konuşulduğu ve herhangi bir değişimin olmadığı kısır döngünün içinde hapsoluruz" şeklinde konuştu.


'Ana akım medyanın Kürt mücadelesini ve ideolojisini dışlıyor'


 


Özgür Politika Gazetesi yazarı ve Stêrk TV programcısı Esra Çiftçi konuşmasında Kürt kadın gazetecilerin ve kadın odaklı haber yapan gazetecilerin bir çatı altında toplanması ve birlik olması gerektiğine dikkat çekerek, "Basın alanında kadın haberciliğini yaygınlaşması ve gelişmesi için birkaç alternatif üretilmesi gerekiyor. Dernek sendika gibi oluşumlara gidilmesi gerekiyor. Bu şekilde daha çok genç kadın arkadaş basın alanına yönelecek ve kadın haberciliği gelişecektir" dedi. Son olarak konuşan Serbest Gazeteci Müjgan Halis, 20 yıldır bir Kürt kadın gazeteci olarak ana akım medyada çalıştığına dikkat çekerek, "Ana akım medyanın Kürt mücadelesini ve ideolojisini dışlayan yaklaşımını birebir yaşadım. Kandile giden gazetecilerde biriydim ve Besê Hozatla röportaj yaptım ancak bu haberim sansürlenerek yayınlandı ve ben bunu kabul edemezdim bu nedenle Sabah Gazetesi'nden ayrılarak bağımsız çalışmaya karar verdi" vurgusunu yaptı.


(sg-zd/mg)