'Sur'un bir kısmının Ali Ağaoğlu'na satıldığı duyumları aldık'

19:08

JINHA

İSTANBUL - Sur için düzenlenen forumda konuşan Suriçi Yaşatma Derneği Başkanı Ali Ürün, Sur'un bir kısmının işveren Ali Ağaoğlu'na satıldığı yönünde duyumlar aldıklarını kaydetti. ÖHD'li avukat Nuray Özdoğan ise, dayanışmanın önemine dikkat çekerek, "Halklar arasında barış da köprü de ancak böyle kurulur" dedi.

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) ve Sosyal Haklar Derneği (SHD) tarafından Cezayir Toplantı Salonu'nda "Sur'da mülksüzleştirme ve zorunlu göç" başlıklı forum düzenlendi. Forumda söz alan avukat Muzaffer Özdemir, Osmanlı'dan beri Kürdistan'a yönelik özel bir nüfus politikası uygulandığını belirterek, 90'lardan itibaren zirve yapan bir nüfus göçüne tanık olunduğunu söyledi. Binlerce insanın göç ettiğini belirten Muzaffer, bu nedenle Sur'da gettolaşma olduğunu söyledi. Bugün de yeni bir göç dalgası yaşandığını dile getiren Muzaffer, bugün göç eden insanların geçmiş dönemlere oranla Akdeniz'e, Ege'ye gitmediğini yine Kürdistan'da kaldığını belirtti.

'Molozların arasında hala ceset kokuları geliyor'

Daha sonra söz alan İskenderpaşa Mahalle Muhtarı ve Suriçi Yaşatma Derneği Başkanı Ali Ürün, Sur'da yaşayan insanlara devletin, "Size TOKİ'den ev vereceğim" dediğini hatırlatarak, "Bu uygulama burada yaşayan halka yararlı değildir. Bu halk mağdur duruma düşecek. Halkımız kamulaştırmanın ne olduğunu bilmiyor. Halkımız TOKİ'den ev verecekler sanıyor. Bu evleri kendi zengin iş insanlarına ev vermek için yapıyorlar" dedi. Sur'da yıkılmayan evlerin altına da patlayıcı madde konularak patlatıldığını belirten Ali, "Molozlar arasından halen ceset kokuları geliyor. Polisler insanların yıkıntılar arasından eşya almasına da izin vermiyor" dedi. Ali son olarak, Sur'un bir kısmının tanınan işveren Ali Ağaoğlu'na satıldığı yönünde duyum aldıklarını söyledi.

'Abluka kalkarsa halk çadır kurup yaşar'

Cemal Yılmaz Mahallesi Muhtarı Koçero Topdemir ise Sur'un, Amed'in direndiğini belirterek, "Mahalle muhtarı olarak ben bile kendi mahalleme giremiyorum. Sur'da abluka kaldırılırsa halk boş araziye naylon çadır kurup orada yaşayacaktır. Sur'da yaşamak farklı bir şeydir, birlik beraberlik demektir. Sur'da, insanlar bütün imkanları ile mahalleye yardım etmeye koşuyor. Haftada bir gün mahalleliler olarak bir araya gelip sorunlarımızı tartışıyoruz. Kamulaştırma gerçekten halkın talep etmediği karşı duruşunun net olduğu bir karardır. Bu karara karşı elimizden gelen ne varsa yapacağız, direneceğiz" diye konuştu.

'Yerelde bir mücadele ağı öreceğiz'

Amed Ekoloji Meclisi'nden Atalay Göçer de "acele kamulaştırma" kararına karşı tek ses ve tek yürek olunması gerektiğini belirterek, "Biz orada yaşayan halkın katılımcı olmadığı tüm süreçlere karşıyız. Halkla iç içe, destekçisi olduğumuz bir mücadele alanı örmeye gayret ettik. Hemen harekete geçildi ve iki dernek kurduk, halkla birlikte. Dernekler üzerinden mücadele yürütmenin daha etkili olduğunu Tarlabaşı sürecinden biliyoruz. Bu derneklerde muhtarlar yönetimde ve bizler de destekçiyiz. Yerelde bir mücadele ağı öreceğiz. Acele kamulaştırma davası açmak önemli ama asıl mücadele şimdi başlıyor" dedi.

'Direniş ruhunu yükseltelim'

YTÜ Öğretim üyesi İclal Dinçer, Tarlabaşı'ndaki kentsel dönüşüme ilişkin gerçekleştirdiği sunumunda, kentsel dönüşümün 99'daki Marmara ve sonrasındaki Van depremi ile gündeme geldiğini ve çıkan yasalardan bunun insanların yararına olmadığını anladıklarını belirterek, bu yasaları her zaman değiştirmeye çalıştıklarını söyledi. "Bir defa bütün çevreyi yıkıp yeniden yapmaya odaklı" diyen İclal, bu yasaların keyfi olduğunu ve gerçek bir çözüm olmadığını söyledi.

'Acele kamulaştırma'nın iptali için 750 dava

MHD'den de Devrim Barış Baran konuştu. Devrim, bugün gelinen noktada yargıya güven olmadığını ancak yargıya güven yok diye de hukuki bir mücadeleden vazgeçilmeyeceğini belirterek, "Acele kamulaştırmaya ilişkin sadece Yargıtay'a başvuru yapılabilir. 30 günlük süre zarfında başvurmamız gerekiyordu. Biz de bu sürede koordinasyon oluşturduk. Kurumlarla ortaklaşa bir çalışma yürüttük. Önce halkı bilgilendirdik. Bir başvuru merkezi açtık ve her gün bir arkadaşımız nöbetçi oldu. Çünkü insanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı ve bize başvurdular. Ara sıra akıllarını bulandıran söylemler de vardı. Biz başvurular ile insanları da bilgilendirdik" diye konuştu. Bin 500'e yakın başvuru aldıklarını ve 750 kişi üzerinden iptal istemli dava açtıklarını söyleyen Devirm, "Hem de afet ve iskan kararına hem de acele kamulaştırmaya ilişkin dava açtık" dedi.

'Zihinlerdeki hendekler kaldırılmalı'

Son olarak konuşan ÖHD'li avukat Nuray Özdoğan da, hukuki sürece ilişkin olumlu bir beklenti içinde olmadığını belirterek, "Bu süreçte elbette ki hukuki mücadele çok önemli ancak süreci forumla başlatma nedenimiz şudur ki Kürdistan'a bağın zihinlerdeki hendeklerin kaldırılarak devam etmesi gerekiyor. Orada tüm alanı yok edebilirler ancak bizler hep dayanışma içinde olmalıyız. Burada kurulan köprünün önemine dikkat çekmeliyiz. Bu barışı halklar üzerinden kurmalıyız. Bence burada bizim bakmamız gereken yer Sûr halkıdır. Bizler halklar arasında köprüyü ve barışı ancak böyle kurabiliriz" dedi.

Sur'a ilişkin acele kamulaştırma kararının masaya yatırıldığı forum, soru cevap bölümüyle sona erdi.

(ekip/dk)