'Çocuk 'Ana'diline sarılarak büyür…'
08:39
Hicret ÇİFTÇİ/JINHA
WAN - Bölge halkı, Kürt dili üzerindeki tüm asimilasyon politikalarına rağmen dilini ve kültürünü yaşatmada kararlı. Kürtçe'nin Kirmançkî lehçesinde şiir ve hikaye yazan Bedriye Topaç, dilin aktarımındaki en önemli unsurun anneler olduğunu belirterek, "Çünkü çocuk annesinin sesiyle yaşama 'Merhaba' der ve çocuk o sese yani anadiline sarılarak büyük" dedi.
Bölge'de uzun yıllar süren asimilasyon politikaları nedeniyle Kürt halkı birçok baskıyla karşı karşıya kaldı. Kimisi sırf kendi dilini konuştuğu için katledilirken, kimisi ise dilini konuştuğu için yıllarca cezaevlerinde kaldı. Tüm asimilasyon politikalarına rağmen Kürt halkı kendi dilini ve kültürünü tüm baskılara rağmen yaşatmada kararlı. Bunlardan biri de Kürtçe'nin Kirmançkî lehçesinde şiir ve hikaye yazan Yazar Bedriye Topaç… Toplumlar için anadilin önemli olduğunu belirten Bedriye, dünya üzerinde konuşan 6 bin dil olduğuna dikkat çekerek, çeşitli devlet politikaları yüzünden bazı dillerin yok oluğunun altını çizdi.
'Dil ve birey arasındaki bağ koparsa ölüm başlar'
Yok olmayla karşı karşıya kalan toplumların ise, mücadele etmek zorunda kaldıklarını dile getiren Bedriye, "Anadil onu konuşanın hayat bağıdır. Dil ve birey arasındaki bağ koptukça bir çeşit ölüm başlar ve bence bu ölüm dilin değil bireyin hatta ulusun ölümüdür" diye ifade etti. Dünya Anadil Günü farkındalık yaratabiliyorsa o zaman bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Bedriye, anadilin yaşamın her alanında kullanması gerektiğini, konuşulmazsa hiçbir bir anlam ifade etmeyeceğini ifade etti.
'Dili yasaklayan ne olursa olsun mücadele etmek lazım'
Dilin insanın kimliği olduğunu ifade eden Bedriye, "Ve onun konuşulmasını engelleyen sebep ne olursa olsun karşısında durmak, mücadele etmek gerekiyor" diye kaydetti. Uzun yıllardır Kürtler üzerinde asimilasyon politikalarının yürütüldüğüne dikkat çeken Bedriye, bu asimilasyon politikalarının en yoğun yaşandığı kentlerden birinin de Dêrsîm olduğunu söyledi. Genç annelerin çocuklarına kendi dillerini öğretmediğini belirten Bedriye, "Ne yazık ki, Zazaca konuşan çok az çocuk var. Yani nesilden nesle artık aktarılamıyor ya da yavaşlamış diyebiliriz. Bizim anadilimiz kadim topraklarımızın güzelliğini, renklerini almış. Yani çok güçlü ve köklü bir dil" diye belirtti.
'Dil konusunda halk artık bilinçleniyor'
Dilin aktarımındaki en önemli unsurun anneler olduğunu kaydeden Bedriye, "Devlet politikaları yüzünden evlerden çıkan bu dilin evlerde tekrar konuşulması birazda kadınların çabasıyla olacaktır. Bir şeyler beklemek yerine bir şeylere başlamak her zaman en doğru olandır. Yapılan araştırmalara göre Kürtçe'nin Kirmançkî lehçesinin 30 yıl içerisinde yok olacağı yönünde görüşler ortaya konulduğunu kaydeden Bedriye, "Ben raporlardan çok yapılan çalışmalara bakıyorum. Raporlar değişkendir. Elbette bazı çalışmaların başlamasına ya da daha fazla önemsenmesine ön ayak oldu. İşin gerçekliği yapılan çalışmaların ciddiyetidir" dedi. Son zamanlarda yapılan çalışmalar sonucunda insanların bilinçlendirildiğini dile getiren Bedriye, "Yani bizler yavaş yavaş anadilimizle yaşamayı yeniden öğreniyoruz. Bu da oldukça sevindirici ve umut vericidir" şeklinde ifade etti.
'Zazaca hikaye ve şiir yazıyorum'
Kürtçe'nin Kirmançkî dilinde şiir ve hikaye yazdığını belirten Bedriye, "Anadilimin bana hediye ettiği bir hikâye, bir de şiir kitabım var. Yine anadilimde yazdığım deneme yazılarım var" diye belirtti. Dilin kök salmasını sağlayanların kadınlar olduğu vurgusunu yapan Bedriye, "Çünkü yaşam çocuğa annesinin sesiyle 'Merhaba' der ve çocuk o sese yani anadiline sarılarak büyür. Anne ve dil, benim nezdimde bir bütündür" dedi. Kadınların bilinçlenmesinin toplum açısından çok önemli olduğunu söyleyen Bedriye, "Kendi dillerini ellerinden geldiğince yaşamın her alanında kullansınlar. Ve şartları ne olursa olsun kendi şartlarını oluşturup dillerinde okumayı, yazmayı öğrensinler. Kadınlar yüreklerini dinlediklerinde, anadillerinin en büyük öğretici olduğunu göreceklerdir" şeklinde belirtti.
(bs-ss/mg)

