Tutsaklar İmralı raporu için her hafta CPT'ye dilekçe gönderecek
15:56
JINHA
İSTANBUL - PKK'li ve PAJK'li tutsaklar, Mayıs ayında İmralı'ya heyet yollayan CPT için yazılı açıklamada bulunarak, "Her hafta CPT'ye de imzalı mektup atacağız. Ayrıca tüm tutsaklar olarak 15 Haziran'a kadar başvurumuzu CPT'ye ileterek raporunun açıklamasını ve gereğinin yapılmasını talep edeceğiz" dedi.
PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar, CPT'nin İmralı'ya ziyaretine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, CPT'nin İmralı'ya ziyaretinin detaylarının açıklanmasına ilişkin gerçekleştirilen açıklamada, "Siyasal, askeri, hukuksal ekonomik tüm alanlarda bir darbe mekanizması oluşturan AKP diktatörlüğü halklarımızı, nefessiz bırakarak sindirmeye öz direniş gücünü göremez duruma getirmeye çalışmaktadır. Halklar, ezilenler, kendilerini bu diktatörlük karşısında güçsüz, çaresiz, yenilgili hissederlerse direnemeyeceklerini, böylece her türlü faşizan politikayı, talanı, soygunu geliştirebileceğini inanmaktadır. Bu çok boyutlu saldırıların, toplumun bazı kesimlerini belli bir oranda etkilendiği ve direnişe dönük inancın yetersiz kalabildiği de görülmektedir. Oysa direniş halkların kendi varlık halidir. Toplumsal doğasının ürettiği bir güçtür. Toplumun kendisi sinip vazgeçmediği sürece hiçbir faşist diktatörlük, hiçbir Hitler, halkın direncini, direniş gücünü ve yaratacağı muhteşem etkiyi yok edemez. Bu nedenle en çok halkı, direnişinin mücadelesinin etkisiz, anlamsız ve başarısız olduğuna inandırmaya çalışır" denildi.
Ezilenlerin, halkların asla vazgeçmemesi gereken temel ilkenin tüm alanlarda direniş ve mücadele olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Hiçbir alanı, çalışmayı, tali, küçük görmeden tüm alanlarda faşizme karşı devrimci direnişi geliştirmek başarının ve özgürlüğün yegane yolu ve teminatıdır. Bugüne kadar dünyada oluşmuş tüm demokratik değer ölçüleri ve demokratik kurumlaşmalar halkların direnişiyle mümkün olduğu gibi, bugün sorumluluklarını yerine getirmeleri de ancak demokratik kamuoyunun direnişi ve toplumsal baskısıyla mümkündür" diye kaydedildi.
'Direnişi yükseltmeliyiz'
Açıklamada şunlar kaydedildi: "Son süreçte CPT'nin İmralı'ya heyet gönderme, gerekse de BM Yüksek Komiserliği'nin Cizre Katliamı'na dönük ifadelerinin kendiliğinden olmayıp halkımızın, yoldaşlarımızın, yurtiçi ve yurtdışında geliştirdiği direniş ve demokratik baskının sonucudur. O halde gelinen aşama da safları sıkıştırmak, hiçbir alan da boşluk bırakmadan direnişi yükseltmek temel görevimizdir. Şehitlerimizin son çağrısıyla buna yanıt olabilir.
CPT, İmralı Cezaevi'ne gerçekleştirdiği incelemenin raporunu acilen açıklamalı, inkar ve imha politikasının odağı olan tecride karşı etkili tutum ve tedbir geliştirmelidir. PKK ve PAJK'li tutsak olarak bugüne kadar haftalık görüşmelerin yapılmaması nedeniyle sürdürdüğümüz slogan atma ve adalet Bakanlığı'na mektup dilekçe yazma tutumuna ek olarak her hafta CPT'ye de imzalı mektup atacağız. Ayrıca tüm tutsaklar olarak 15 Haziran'a kadar başvurumuzu CPT'ye ileterek rapprunu açıklamasını ve gereğinin yapılmasını talep edeceğiz.
'Halkımız hesap sormalıdır'
Cizre, Silopi, başta olmak üzere halkımız üzerinden dünyanın gözler önünde aleni bir katliam yürütüldü, yürütülmektedir. Uluslar arası, insan hakları kurumları dünya egemenlerinin çıkar etkileri ve baskılarının sonucunda bugüne kadar bu vahşete göz yummakta ısrar ettiler. BM Yüksek Komiserliği'nin Cizre, Katliamı için ifade ettikleri artık bu katliama gözlerini kapatmayacakları kadar toplumsal bir baskının oluştuğunu göstermektedir. Halkımız, Türkiye'de faşizmden yana olmayan tüm toplumsal kendi yaşamını sahiplenmek için yaşananların hesabını sormalı, hesap istemekten vazgeçmemelidir.
Türkiye ve Kürdistan kurumları, halkın seçilmiş temsilcileri ve demokratik hukuk kurumları, bir çok somut belgeyi BM'ye ulaştırmış bulunuyorlar. BM bu somut belgelerin ve açık katliamın üstünü örtmemesi için gereğini yapmalıdır. PKK PAJK'li tutsaklar olarak belirttiğimiz süreye kadar BM'nin Kürdistan'ın her bölgesine heyet göndererek yerinde incelemelerde bulunması ve TC devleti - AKP hükümetinin iş birliği insanlık suçunun yargılanması için gündemine alarak gereğini yapmasına da imzalı taleplerimizi BM'ye ileteceğimizi belirtiyoruz. Tüm halklarımızı, ezilenleri kendine insanım diyen herkesi direnişi yükseltmeye ve onurunu sahiplenmeye çağırıyoruz."
(ödk/dk)
