Doğa katliamlarına karşı mücadele çağrısı

08:32

NURCAN YALÇIN / JINHA


AMED - Mezopotamya Ekoloji Hareketi birleşenleri tarafından kurulan, Ekoloji Derneği'nin çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekoloji Derneği Koordinatörü Diren Özkan, "Yapı imar ve HES projeleriyle Diyarbakır'daki tarihsel doku sular altında bırakılarak, Kürdistan coğrafyasında yaşayan insanların göç etmesine ve kültürlerinin yok olmasına neden olacak. Ekoloji Derneği olarak doğa tahribatına 'dur' demek için çalışmalarımızı hızlandırdık. Herkesi yaşanan bu tahribatlara karşı duyarlı olmaya ve mücadele yürütmeye çağırıyoruz" diye konuştu.


Geçtiğimiz yıl "Başka Bir Mezopotamya Mümkün" şiarıyla çalışmalarına başlayan Mezopotamya Ekoloji Hareketi'nin kurduğu Ekoloji Derneği, bölgedeki ekolojik çalışmalarını sürdürüyor. Doğa katliamına, çevre kirliliğine, ağaç kesimine ve küresel ısınmaya karşı kamuoyunda duyarlılık yaratmayı amaç edinen Ekoloji Derneği, kısa sürede üyelerini çoğaltarak, çalışmalarını aktifleştirdi. Mezopotamya coğrafyasının tarihsel ve sosyal birlikteliğinin sağlanması için dernekleştiklerini söyleyen Ekoloji Derneği Koordinatörü Diren Özkan, "Mezopotamya coğrafyasının tarihsel ve sosyal birlikteliğinin sağlanması, eko-sistemin korunması, doğa ve insan ilişkisinin bütünlük içerisinde olması ve toplumun bu konuda bilinçlenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz" ifadesinde bulundu.


Dicle Nehri üzerinde 3 HES projesi


Ekolojik yaşamı, toplumsal ekoloji üzerinden ele almak gerektiğini söyleyen Diren, "Ekoloji, daha eşitlikçi,  cinsiyet özgürlüğünün temel alındığı, hiyerarşinin ve bürokrasinin azaltıldığı, tabandan örgütlenmenin esas alındığı, üretimin kolektif olduğu, doğanın ve toplumun çeşitliliğinin korunduğu, teknolojinin ise herkesin ulaşabileceği ve kullanabileceği basitlikte olduğu bir yaşamdır" dedi.  Sektör anlayışının bölge üzerindeki tahribatın HES ve yapı imar projeleriyle gerçekleştirildiğinin altını çizen Diren, "Neredeyse bütün nehirler ve sular üzerinde HES projesi inşa ediliyor. İnsan ve çevreye verdiği zararların yoğun olduğu HES projeleri artık şehir merkezlerine de yapılarak doğa tahribatlarının alanı genişletiliyor" diye kaydetti. Diren, Dicle nehri üzerinde yapılması planlanan 3 HES projesine dikkat çekerek, "Baraj projeleriyle Diyarbakır'daki tarihsel doku sular altında bırakılmak isteniyor.  HES'ler, Kürdistan coğrafyasında yaşayan insanların göç etmesine ve kültürlerinin yok olmasına ve birçok ekonomik ve sosyal sorunların da yaşamasına neden olacak" şeklinde konuştu.


'HES ve imar projeleri insanlık kıyımıdır'


Yapı imar ve HES projeleri dışında, maden aramalarının da büyük doğa tahribatlara neden olduğunu ve böylesi projelerin insanlık açısından kıyım olduğunu dile getiren Diren, "Son dönemler de Silvan'da çıkarılmaya başlanan kaya gazı çalışmaları büyük tehlike yaratıyor. Kaya gazı çıkarmak için kullanılan kimyasallar yer altı sularını zehirleyerek musluktan dahi akan suyun alev almasına neden oluyor. Yine petrol aramaları sırasında tarım arazilerine büyük zararlar vererek, insanlar üretimden koparılıyor" dedi.


'Terkan köylülerinin başlattığı direnişin yanındayız'


Hevsel'deki çiftçi ve HES projelerinden etkilenen köylere çeşitli ziyaretlerde bulunularak bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını dile getiren Diren, ayrıca Diyarbakır'a bağlı Terkan köyünde yurttaşların maden şirketlerine karşı başlattığı direnişe de dikkat çekti. Diren, "Terkan bölgesindeki petrol şirketinin köylülerin tarım arazilerine ve su kaynaklarına verdiği zararlara karşı köylülerin kurduğu çadırları ziyaret ettik ve bu konuda onlara her türlü desteği sağlayacağımızı belirttik. Dernek olarak kaya gazı ile ilgili araştırmalara başladık. Terkan'da yüksek korunaklı bir bölge haline dönüştürülen kaya gazı arama bölgesinde dernek olarak başlattığımız araştırma çalışmalarımıza devam edeceğiz. Herkesin yaşanan bu tahribatlara karşı duyarlı olmaya ve mücadele yürütmeye çağırıyoruz. Lütfen sessiz kalmayalım" çağrısında bulunarak sözlerini sonlandırdı.


(ny/zd/mg)