'Dengbej mirasını topraktan çıkarma zamanı geldi'

11:42

JINHA


WAN- Van Dengbêj Evi'nde sürdürdüğü dengbej sanatıyla Kürt tarihinin sözlü taşıyıcılığını yapan Dengbêj kadınlardan Mukaddes, "Bütün Kürtler, kasetleri toprağın altına saklama olayını hatırlar. Kürtler, ağıtlarını dahi toprağa gömdü. Fakat şimdi onları, ödünç verdiğimiz topraktan alma zamanı geldi. Dönemin jandarma ve polisinden kaçınarak toprağa gömdüğümüz kasetin içindeki türkü ve ağıtlarımızın çürüyüp gitmesine izin vermemeliyiz.  Bu yüzden Kürtler en çok yok olmak üzere olan dengbej sanatına sahip çıkmalı ve onu tekrara hayata döndürmeli" dedi.


Kürt tarihinin sözlü anlatıcıları,dengbêj kültürünün yaşatıldığı Van Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde faaliyet gösteren Van Dengbêj Evi'ne  (Mala Dengbêja Wanê) kadınların ilgisi her geçen gün artıyor.  Yok olan kadın tarihinin sözlü belgesi olan dengbej sanatını devam ettiren kadınlardan Dengbêj Mukaddes, Kürtlerin yaşadığı zulümleri ve Kürt kültürünün en iyi anlatıcısı olması nedeniyle Dengbêjliğin kadının rengi olduğunu ifade etti.


 ‘Kadınlar zulüm zincirlerini dengbejle kırdı’


“Şêr şêr e çi jin e çi mêr e" diyerek kadın erkek profillendirmelerine eleştiride bulunan Mukaddes, “Kadınlar artık zulüm zincirlerini kırdı. Artık kimse kadınların önünü kesemez” şeklinde belirtti. Degbêjliğin kendi yaşam anlayışına dair çizdiği yolda önemli etkenlerden olduğunu söyleyen Mukaddes, “12 yaşımdan bu yana bu sanatı icra ediyorum. Dengbêjlik yoksa bende yokum, hayatım dengbêjlik üzerine kurulmuş onun sayesinde ayakta duruyorum. Bu nedenle ben starnlarımda aslında hep kendimi anlatırım” dedi. Her bir dengbej eserinde ayrı dert ve ayrı söylemlerin olduğunu ifade eden  Mukaddes, “Herkesin derdi,söylemeleri ayrıdır. Bana göre bütün kadınlar dengbejdir. Aslında biz kadınlar dertbejiz derdimiz olduğu için söylüyoruz” diye belirtti.


‘Kürdistan tarihinin eserleri toprağın altında'


1980’li dönemlerde yasak olan ve 2000’li dönemler de tekrardan ortaya çıkan Dengbêjlik üzerine konuşan Mukaddes, “Şiwan Perwer siyasi söylediği için yasaktı. Şakiro veya Kazım olsun bunlar siyasi söylemiyorlardı.Yürekten söylenen türkülerdi. Fakat o dönemlerde bunlar bile yasaktı. Bütün Kürtler, kasetleri toprağın altına saklama olayını hatırlar. Kürtler, ağıtlarını dahi toprağa gömdü. Biz Kürtler, katledilen ölülerimizle beraber sesiz Kürtçe ağıtlarımızı da toprağa gömdük. Fakat şimdi onları, ödünç verdiğimiz topraktan alma zamanı geldi. Bu yüzden Kürtler en çok yok olmak üzere olan dengbej sanatına sahip çıkmalı ve onu tekrara hayata döndürmeli. Dönemin jandarma ve polisinden kaçınarak toprağa gömdüğümüz kasetin içindeki türkü ve ağıtlarımızın çürüyüp gitmesine izin vermemeliyiz" dedi.


 (bs/zd)