Tandır ekmeği, kadınların gelir kaynağı oldu
09:50
JINHA
AMED - DİKASUM tarafından açılan tandır evi, Hasırlı Mahallesi'nde bulunan birçok kadın için iş imkanı sağlıyor. Tandır evinde çalışanlardan ve çocuklarının harçlıklarını çıkarmak amacıyla tandır ekmeği yaparak satan Fatma Ateş, "Erkeklere muhtaç olmamak ve kendi ayaklarımın üstünde durmak için buraya geldim" dedi.
Asırlar öncesine ait olan tandır kültürü, gelişen teknolojiye rağmen Diyarbakır'ın Sur ilçesi Hasırlı Mahallesi'nde bulunan Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne (DİKASUM) ait tandır evlerinde hala yaşatılıyor. Hasırlı Mahallesi'nde bulunan tandır evi, Diyarbakır'da tandır ekmeği üretiminin yapıldığı tek merkez olarak biliniyor. Yükselen binalar nedeniyle artık pek görmenin mümkün olmadığı Diyarbakır'da bu gelenek, özellikle Sur içinde her şeye rağmen devam ediyor. Sabahın ilk ışıklarıyla un, yağ, tuz ve maya ile hamur yoğuran kadınlar, toplanan veya satın alınan odun, çalı çırpı ve tezeklerle tandırlarını yakıyor. Maddi durumlarının kötü olduğunu ve bu nedenle tandır ekmeği yapıp çocukları aracılığıyla sattığını ifade eden Fatma Ateş, "Çocuklarım okula gidiyor, onların masraflarını karşılayabilmek için tandır ekmeği yapıyorum. Erkeklere muhtaç olmamak ve kendi ayaklarımın üstünde durmak için buraya geldim" sözlerini ifade etti.
'Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı'
7 çocuk annesi olan Fatma, yaptığı ekmekleri iki çocuğunun sattığını dile getirirken, "Eşim çalışıyor ancak çektiği kredileri ödediğinden kazandığı para pek ekonomimizi sağlamıyor. Ben de kadın olarak kendi ayaklarımın üzerinde durmak ve çocuklarımın geçimini sağlamak istiyorum" şeklinde konuştu. Kadınların her durumda güçlü olması ve bir erkeğe muhtaç olmaması gerektiğini vurgulayan Fatma, "Erkekler bu güne kadar hep kadını sömürmek istedi. Bu nedenle biz kadınlar, kendi yaşamımıza yön vermek için kimseye muhtaç olamadan yaşamayı öğrenmeliyiz" ifadelerini kullandı.
'Yaptığımız ekmekler marketlerde satılsın'
50 yaşındaki Fikriye Aslan, beş nüfuslu ailesine tek başına bakıyor. İki yıldır tandır işi yapan ve çocuklarının harçlıklarını veren Fikriye Aslan, hasta olduğunu fakat evini geçindirmek için bu işi yapmak zorunda kaldığını belirtti. Arkadaşı ile birlikte ortak hamur yaptığını ve onun çocuklarının sattığı ekmek parasını bölüştüklerini dile getiren Fikriye, "Yaptığımız ekmekler marketlerde satışa sunulsaydı çok iyi olurdu. Çünkü çocuklarım büyüdükçe ekmek satmak istemediklerini ve utandıklarını söylediler, satmaya gitmediler. Bu durum beni zorluyor" ifadelerine yer verdi.
'Kadınlar için yaşam şartları daha zor'
Tandır ekmeği yapan kadınlardan biri de Şükran Sevil. Şükran, maddi durumunun kötü olması nedeniyle ateş başında saatlerce ekmek yapmanın kendisini zorlasa da çocukları için katlandığını ifade etti. Kadın olarak kendisi için ve çocukları için bir şeyler yapacağını dile getiren Şükran, "Çocuklarım okul okuyor, masraflar çok oluyor ve bu nedenle onları mahrum etmemek için, hamile olmama rağmen ekmek yapıp satıyorum. Kadınlar için yaşam şartları daha zor… Bir de çocukların varsa yük daha da ağırlaşıyor" ifadelerine yer verdi.
(be-ny/gk)

