Hatice Tekdağ: Canımız gitti ama kemiklerimizi istiyoruz

15:08

JINHA


AMED - İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının her hafta düzenlediği oturma eyleminde bu hafta 1994 yılında gözaltına alınıp kaybedilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik'in kaybedilme hikâyeleri anlatıldı. 1995 yılında Diyarbakır'da gözaltına alınarak kaybedilen Ali Tekdağ'ın Avrupa'dan gelen eşi Hatice Tekdağ da oturma eylemine katılarak, "Bize kemiklerimizi versinler canımız gitti ama kemiklerimizi istiyoruz"  dedi.


İnsan Hakları Derneği (İHD)Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınlarının "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemi, 267'ncı haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde devam etti. Eylemde "Onlar Ansızın Evlerinden Alındılar Bir Daha Geri Dönmediler" yazılı pankart açıldı. Eyleme İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici ve şube yöneticileri dışında çok sayıda kayıp yakını katıldı. Bu haftaki oturma eyleminde 1994 yılında Batman'ın Soğuklu Köyü'nde kaybedilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik'in hayat hikâyeleri anlatıldı. Ardından Avrupa'dan gelen Hatice Tekdağ, 19 yıl önce Diyarbakır'da kaybedilen eşi Ali Tekdağ'ı anlattı.


'Annelerin ağlamasını istemiyoruz'


Eylemde konuşan İHD Şube Başkanı Raci Bilici, yılardır kayıpların bulunması için mücadele etiklerini belirterek, "Devlet bir an önce failleri yargı önüne çıkarıp hesap sormalıdır" dedi. Raci, devlet eliyle gerçekleştirilen failli meçhul cinayetlerin açığa çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek, "Devlet artık bu süreci açık bir şekilde çözmelidir. Herkes açısından en iyisi budur. Tüm halklar bir arada yaşamalıdır. Bizler artık elimizden geldiği kadar anaların ağlamasına izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.


Baba ve oğuldan 20 yıldır hiçbir haber yok!


Ardından İHD Şube Yöneticisi Necibe Güneş Perinçek, Batman'ın Soğuksu Köyü'nde 1994 yılında kaybedilen baba ve oğlun hayat hikâyelerini anlatarak şunları belirti:


"50 yaşındaki İbrahim Çelik Batman'ın Soğuksu Köyü'nde ikamet etmekteydi. Olay günü 10 Temmuz akşamı saat 20.00 sıralarında silahlı ve sivil giyimli dürt kişi İbrahim'in evine gider. Silahlı kişiler Abdullah Şeker'i aradıklarını söyler İbrahim ise 'Hüseyin tütün nakliyesine gitti evde değil' der. Bunun üzerine 'O zaman gel bize onun evini bize göster' deyip İbrahim'i evden çıkardılar. 19 yaşındaki oğlu Edip, babası için kaygılanıp arkalarında gider. Aile, ertesi gün jandarmaya haber verir. Ancak jandarma, kimseyi gözaltına almadıklarını söyler. Ardından Emniyet Müdürlüğü'ne giden aileye, Polis 'Gidin Apo sizi kurtarsın' cevabı verilerek, Abdullah ve Edip'in emniyette olmadığını söylerler. Ve bir daha haber alamazlar."


'Kemiklerimizi istiyoruz'


1995 yılında Diyarbakır'da gözaltına alınarak kaybedilen Ali Tekdağ'ın Avrupa'dan gelen eşi Hatice Tekdağ ise eşinin faillerinin biran önce yargılanmasını isteyerek, "Eşim 19 kere gözaltına alındı. En son Diyarbakır Dağkapı meydanında gözaltına alındı ve bir daha haber alamadık. Ama dönemin Diyarbakır Valisi kemiklerinin nerede olduğunu biliyor. Bize kemiklerimizi versinler canımız gitti ama kemiklerimizi istiyoruz"  dedi.


Konuşmaların ardından beş dakikalık oturma eylemi yapıldı.


(ny-be/mg)