20 yıl önce kaybedilen Ali Tekdağ için ‘sarı bültenle arama’
09:06
JINHA
AMED – 1994 yılında devlet tarafından gözaltına alınarak kaybedilen ve şimdi de Interpol tarafından “Sarı bültenle aranıyor” denilen Ali Tekdağ’ın eşi Hatica Tekdağ duruma, “Ali’nin kaybedilişinin üzerinden 20 yıl geçti. Bizimle dalga mı geçiyorlar?” sorusuyla yanıt verdi. Hatice, eşinin kemiklerini bulmadan, katiller yargılanmadan, mücadelesine devam edeceğini vurguladı.
Amed’de 1994 yılında devlet tarafından gözaltına alınarak kaybedilen eşi Ali Tekdağ'ı arayan 61 yaşındaki ve 7 çocuk annesi Hatice Tekdağ, eşinin ardından yaşadıkları zorlukları ve yaşam mücadelesini anlattı. Hatice, eşinin ardından PKK saflarına katılan bir çocuğunu da kaybetti. Oğlunun yaşamını yitirmesinin ardından devlet tarafından sayısız baskı ve işkence gördüklerini ifade eden Hatice, bu nedenle 11 yıldır İsviçre’de yaşıyor. 20 yıl önce yanından kaçırılan eşi Ali Tekdağ'ın bulunması için Interpol’un kayıp olan kişiler için çıkardığı “Sarı bültenle aranıyor” haberini duyan Hatice Tekdağ, "Ali'nin kaybedilişinin üzerinden 20 yıl geçti. Bu sefer de ‘Ali Tekdağ sarı bültenle aranıyor’ diyorlar. Bizimle dalga mı geçiyorlar?" diye sordu. Interpol tarafından “sarı bültenle aranan” ve Diyarbakır'da 1994 yılında kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılan Ali Tekdağ'ın katilleri hala yargılanmadı.
'Dönemin valisi Öner Erkan herşeyi biliyor'
1990’lı yıllarda yaşanan baskı ve işkenceleri anlatan Ali Tekdağ’ın eşi Hatice Tekdağ, her gün kapılarının kırılıp evlerine baskın yapıldığını ve eşinin tam 19 kere gözaltına alındığını söyledi. Ali’nin her anında, zor dönemlerinde yanında olduğunu belirten Hatice, eşinin son gözaltına dair “Dağkapı Çarşısına alışverişe yapmaya gitmiştik. Bana, ‘Sen burada dur, ben beş dakika sonra geliyorum’ dedi. Tam geldi yanıma, polisler de yanımızda durdu. Onu beyaz bir arabaya alıp götürdüler" sözlerine yer verdi. O günden sonra Ali Tekdağ'dan haber alamadıklarını dile getiren Hatice, “Benim gitmediğim, çalmadığım kapı kalmadı. Ama eşimi işkencede görenler çok var, dönemin valisi Öner Erkan her şeyi biliyor. Bir subay, onu bir nehrin kıyısında gömdüklerini söylemişti. Eşime yaptığı işkenceleri anlatmıştı" dedi.
'Canice katlettiler eşlerimizi, çocuklarımızı'
Ali Tekdağ'ın işkence edilerek yavaş yavaş öldürüldüğünü vurgulayan Hatice, "Onun vücudunda naylon eriterek yakmışlar, ama hiç konuşmamış. Bu kadar insanı katlettiler, kaybettiler. Bunların da çocukları, anneleri, babaları, eşleri olduğunu düşünmeden katlettiler eşlerimizi, çocuklarımızı" şeklinde konuştu. Hatice, eşinin peşini bırakmadığına ve bu nedenle kendisinin de zor günler yaşadığına dikkat çekerken, defalarca sivil polisler tarafından alıkonulduğunu da sözlerine ekledi. Hatice, "Hastaneye gitmek için çıktım evden, meğer beni takip ediyorlar. Yolda yürüyordum iki kişi üzerime ceket atıp beni arabaya attı. Bana işkence yaptılar. ‘Bu işin peşini bırakmazsan, seni de bu derede öldürüp Ali'nin yanına göndeririz’ dediler" açıklamalarında bulundu. Hatice, gözaltından sonra kendisini Balıkçılarbaşı semtine bırakıldığını dile getirdi.
‘Hiç olmazsa kemikleri verin!’
Başbakan Tayyip Erdoğan’a seslenen Hatice, "Erdoğan'a sesleniyorum hiç mi vicdanı sızlamıyor? Kaybettikleri insanların ailelerine hiç olmasa kemiklerini verin. Biz bu davamızı bırakmıyoruz” şeklinde konuştu. Devlet zulmünden kaçtıklarını söyleyen ve topraklarına hasret kalmalarına sebep olanların yargılanması gerektiğine dikkat çeken Hatice, Ali'nin kaybedilişinin üzerinden 20 yıl geçtiğini, fakat bu kez de Ali’nin Interpol tarafından sarı bültenle arandığına işaret etti. Hatice, bu arama kararına “Bizimle dalga mı geçiyorlar?" sorusuyla tepki verdi.
Ali Tekdağ'ın “Sarı bültenle aranıyor” haberini duyduktan sonra Diyarbakır'a gelme kararı aldığını kaydeden Hatice, “Bu olayın peşini bırakmayacağım. Benim acımı ikiye katladılar, ben eşimin kemiklerin bulmadan, çocuklarıma göstermeden mücadelemi bırakmayacağım" dedi.
(be-ny/gk)

