Gültan: Seçimlerden sonra öz yönetimlerin inşası başlayacak
11:06
JINHA
AMED – BDP ve DTK, “Uluslararası Demokratik Özerklik Modelleri Paneli” düzenledi. Panelin açılış konuşmasını yapan BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, ulus-devlet anlayışına ve farklılıkları baskı altına aldığına dikkat çekerken, “Türkiye’nin her yerinde yapılan bir yola, okutulan kitaplara Ankara karar veriyor. Fakat, 30 Mart günü BDP’ye verilen her oy, özerk yönetim için verilen bir oy olacaktır. Bizler de halkın talepleri doğrultusunda seçimlerden hemen sonra öz yönetimleri inşa etmeye ve güçlendirmeye başlayacağız” açıklamalarında bulundu.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Bağlar Belediyesi Konferans Salonu’nda “Uluslararası Demokratik Özerklik Modelleri Paneli” düzenledi. BDP, DTK, DÖKH’ün ev sahibi olarak yer aldığı panele BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, YNK adına Amed’d bulunan Hêro İbrahim Ehmed, TUHAD DER, MEYADER, 2014 tarihi Amed Newrozu nedeniyle dünyanın birçok yerinden Amed’e akın eden gruplardan Belçika, Almanya, Güney Afrika, Bask, Bolivyalı gruplar da katıldı. Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Almanca olmak üzere dört dilli bir pankartın hazırlandığı panelin açılış konuşmasını BDP Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak yaptı. Moderatörlüğünü Seydi Fırat’ın yaptığı panelde Rojava’dan Asya Abdullah, Bolivya’dan Flora Aguilar, Bask Özerk Yönetimi’den Jon Inarriru, BDP’den Demir Çelik konuşmacı olarak katıldı.
‘Kürtler, baskıları kabul etmeden bugüne geldi’
Panelin açılış konuşmasını yapan BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak, Kürtçe ve Türkçe olarak misafirlere “Hoşgeldiniz” dedi. Ulus-devlet yapılanmasının son 300 yıldır toplumları yönetmeye çalıştığını dile getiren Gültan, bu yönetim biçiminin bir tek ulusun egemenliğine dayanan, farklılıkları yok sayan bir yönetim biçimi olduğunu belirtti. Kürt halkı olarak tek tipçi anlayışın mağduru olduklarını söyleyen Gültan, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda herkesin Türk olmaya zorlandığına dikkat çekti. 90 yıldır tek tipçi devlet anlayışının Kürtlerle sürekli çatışma halinde olduğunu kaydeden Gültan, “Farklı kimlikler ya asimilasyonu ya da göçü kabul ettiler, ya da katledildiler. Kürtler Türkleşmeyi kabul etmediler. Kendi kimlikleri konusunda ısrarcı oldular. Bir halk olarak özgür yaşama iddiası ile baskıları kabul etmeden bugüne geldiler” dedi. Kür coğrafyasını bölen sistemin iflas ettiğini kaydeden Gülta, Güney’de, Rojava’da yönetimler kurulduğunu, Rojhilat’ta hala acılar çektiğini ve Türkiye Kürtlerinin sorununun çözüm aşamasında olduğuna değindi. Kürtlerin çözüm önerisinin devlet masasında olduğunu belirten Gültan, tüm halkların kendi kültürlerini yaşamak ve dillerini kullanma, tarihini geleceğe taşıma hakkına sahip olduğunu ve bu hakka Kürtlerin de sahip olduğunu vurguladı.
‘Kavgayı, savaşı çıkaran, tek tipçi ulus-devlet anlayışıdır’
Kadim topraklarda yaşayan halkların sahip olduğu haklara sahip olmak istediklerini kaydeden Gültan, “Birlikte yaşayabiliriz, birlikte yaşamanın kurallarını evrensel hukuk normlarına uygun olarak belirkeyelim. Bizler öz yönetimimizi, özerk yönetimlerimizi kurmak ve bütün haklarımızı kullanmanın imkanlarına ulaşmak istiyoruz” dedi. Kavgayı, savaşı çıkaran tek tip anlayışı çıkaran ulus-devlet yapılanmasıdır” diyen Gültan, “Herkesi Türk olmaya zorlarsanız bu topraklarda kavga çıkar” dedi. kavgaları, savaşı önleyecek demokratik ve eşitlikçi bir barışın mümkün olduğunu söylediklerini ifade eden Gültan, çözüm olarak 15 yıldır Türkiye Cumhuriyetinin önünde duran demokratik özerklik modelinin olduğunu yineledi. Dünya deneyimlerinin de yerel ve bölgesel özerkliğin eşit bir yaşam için orunlu olduğunu gösterdiğinin altını çizen Gültan, “Ankara’daki bir Başbakan, Türkiye’nin her yerinde bulunan bir yola, okutulacak kitaba karar verebiliyor. Her şey Ankara’da bulunan Hükümetin iki dudağı arasında. Otoriter yönetimden kurtulmak istiyorsanız, yapacağınız tek şey, tek merkezde toplanan bütün yetkileri yerel yönetimlere dağıtmak olacaktır” vurgusunu yaptı. Türkiye’de yaşayan bütün insanlar için tek formülün özerk bölge yönetimleri olduğunu yineleyen Gültan, “Biz şu an Ankara’nın önceliklerine göre yaşamak zorundayız. Başbakan’ın önceliği İstanbul, ama buranın önceliği köylerde hala suyun olmayışıdır” dedi. “Türkiye bölünmek, otoriter bir anlayışla yaşamak istemiyorsa, bunun tek yolu demokratik özerk bölge yönetimlerdir” diyen Gültan, Kürt Sorununun da diğer sorunların da böylece çözülebileceğine değindi.
‘Seçimlerden sonra öz yönetimi inşa etmeye başlayacağız’
BDP'nin yerel seçimlere “Öz Yönetimle Özgür Kimliğe” sloganıyla girdiğini hatırlatan Gültan, “30 Mart’ta sandıktan çıkan ve BDP’ye verilen her oy, özerkliğe verilmiş olacaktır. halk demokratik özerkliği istiyor. Bunun karşısında direnmek, bu ülkede kavga istemek, halkın iradesini yok saymak demektir. Kürdistan ve Türkiye halkları bunun yasal düzenlemelerini yapmak zorundadır” ifadelerine dikkat çekti. Halkın talep ve isteklerini esas alacaklarını kaydeden Gültan, seçimlerden sonra öz yönetimleri inşa etmeye ve güçlendirmeye başlayacaklarını dile getirdi. Abdullah Öcalan’ın yol haritasını ve görüşmelerle yapılan üç aşamalı sürecin devletin önüne koyduğunu söyleyen Gültan, devletin de halkın da bunu bildiğine işaret etti. Gültan, seçimlerden sonra, halkın verdiği yetki ile halkın bütün ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belediyeleri yeniden örgütleyeceklerini ve halkın taleplerini esas alacaklarına dikkat çekti. Sorunların çözümü ve demokratik çözüm için bütün deneyimlere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekleyen Gültan, katılımlarından dolayı herkese teşekkür etti.
(gk-mt/zd)

