‘Bolivya halkları ve Kürtler, ortak bir mücadele sürdürüyor’

13:43

JINHA


AMED – İkinci oturumuyla devam eden “Uluslararası Demokratik Özerklik Modelleri Paneli”nde konuşan Bolivya’dan RobertoRojas, Kürtlerle Bolivya halklarının ortak kaderi paylaştıklarını ve ortak değerler için mücadele ettiklerini vurguladı. PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ise, Rojava devriminin parçalayan değil, bütün halkları bir araya getiren bir devrim olduğunu ifade ederken, Rojava’da sürdürülen mücadelenin, bütün halklar için yürütüldüğünü dile getirdi.


BDP ve DTK’nın organize ettiği Bağlar Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Uluslararası Demokratik Özerklik Modelleri Paneli”, BDP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak’ın açılış konuşmasının ardından verilen ara sonrasında ikinci oturumla devam etti. Panelin ikinci oturumu, Bolivya İktidar Partisi Grup Sözcüsü Flora Aguilar’ın konuşması ile başladı.Konuşmasına katılımcıları ve panelistleri selamlayarak başlayan Flora, slayt eşliğinde yaptığı sunumunda Bolivya’nın kuruluş tarihine ve çok uluslu özerk yönetime ilişkin bilgiler verdi.


‘Devrim sürecinde birçok katliamdan geçtik’


Sunuma eşlik eden Roberto Rojas ise, Bolivya’nın bağımsızlığını kazanma sürecinde yerelde başlayan isyanların ve kadınların ayaklanmasının büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çekti. Bolivya’da yaşayan bütün halkların ekonomik anlamda da sömürge altında kaldıklarını söyleyen Roberto, devrim sürecinde birçok katliamdan geçildiğini, birçoğunun göç ettirildiğini belirtti. Eskiden haklarının olmadığını, fakat yeni Anayasa ile birçok hak ve özgürlüklerin korunma altına alındığına işaret eden Roberto, daha önce dış ülkelere ihraç edilen doğal kaynakların artık ülke içinde kullanıldığını ve iş sahaları yaratıldığını söyledi.


 ‘Geçirdiğimiz süreçler, Kürtlerle ortak’


Yönetimlerinde 4-5 parça olduklarını söyleyen Roberto, yerelde herkes özerklik hakkına sahip olduğunun altını çizdi. 320 belediyelerinin olduğuna dikkat çeken Roberto, hepsinin kendi içinde özerk olduğuna değindi. Roberto, her yönetimin, kendi kültürüne, geleneklerine göre karar alma hakkına sahip olduğunu vurguladı. Bolivyalıların ve Kürtlerin tarihlerinin birbirlerine benzediğini vurgulayan Roberto, “Bizim geçirdiğimiz süreçten sizlere birşeyler aktarmak istedik. Adil bir model için bir mücadele içine girdik. Bütün ezilen halklar el ele vererek mücadele edelim” dedi. Bolivya özerk yönetimi deneyimi sunumunun son konuşmasını yapan Flora, bütün özerk bölgelerle, ezilen halkların özgürlüğü için mücadele ettiklerini söyledi.


'Özerk yönetimlerde eş başkanlık esas alınıyor'


Sunuma devam eden Flora Aguilar da, mücadele sürecinde gördükleri bütün baskılara rağmen, özgürlük ve haklarından vazgeçmediklerini kaydetti. Çok uluslu bir devlet olduktan sonra hiçbir halkın kendisini “yabancı” olarak tanımlamadığını söyleyen Flora, herkesin artık eşit olarak çalışmaya, haklardan yararlanmaya başladıklarını ifade etti. Flora, kendilerinin de parti yönetimlerinde kadın ve erkek başkanların bulunduğuna işaret etti ve kadınların yardımcı olarak değil başkan olarak yönetimlerde bulunduğunu söyledi. Daha önce suyun dahi özelleştirilerek para ile alındığını söyleyen Flora, verdikleri bütün dil, kültür, varlık mücadele sürecinden başarılı bir şekilde çıktıklarını kaydetti. Bolivya’daki sürecin herkes tarafından örnek alınabilecek bir sistem yarattığına dikkat çeken Flora, “Daha önce kimse birbirinin dilini anlamıyordu. Herkes anlaşabilmek için İspanyolca konuşmak zorundaydı. Fakat artık bütün diller özgür, yasal güvence altında. Bu çerçevede her ulus hak sahibi” ifadelerine yer verdi.


Bask özerk bölgesi, birçok yönüyle ileride


Bolivyalıların ardından ise İspanya “Bask Özerklik Sisteminde Toplumun Adaptasyonu” sunumu ile JonInarriu, Kürtçe, Türkçe ve İspanyolca katılımcıları selamladı. Bask’ta yaşayan halkların önemli bir süreçten geçtiklerini söyleyen Jon, özgürlük ve özerklik için yapılan savaşların geçmişte uzun sürdüğünü söyleyen Jon, ETHA’nın da mücadelesi ile Bask’ta çözüm ve barışın geldiğini ifade etti. Fakat bütün problemlerin hala tam olarak çözümlenmediğine değinen Jon, çözümün önündeki engeller sonucunda ETHA’nın da adım atması ile sürecin başladığını kaydetti. Başlayan çözüm sürecinin ardından hazırlanan Anayasa ile, herkesin kendi özerklik hakkı ile yönetimlerini kurduğunu dile getiren Jon, AB üyelik sürecinde Bask bölgesinin ilk uyum sürecini geçen bölgesi oldu. Bask bölgesinin, diğer bölgelere oranla en gelişkin bölge olduğunu söyleyen Jon, daha önce kendi anadillerini de kullanamadıklarını, fakat bu sorunun büyük bir kısmının aşıldığını sözlerine ekledi. Anadilde okuma-yazma oranlarının artması için okul sayısını artırdıklarını belirten Jon, bölgenin yasal ya da yasadışı bütün göçmenlerin yaşam koşullarını düzeltmek amacıyla ücretsiz birçok hizmet verdiklerine dikkat çekti. Jon, kendi içlerinde polis sistemlerinin olduğunu da söyleyerek, zaman zaman yaşanan sorunlar nedeniyle bölgede bulunan polis sayısının iki katına çıkarıldığına dikkat çekerken, şu an polis sisteminin varlığının tartışıldığını da sözlerine ekledi.Jon, şu an özerk yönetimlerinde çeşitli eksikliklerin hala bulunduğunu, fakat bunların da aşılacağını kaydetti.


‘Bütün halklar için demokratik özerklik projesini yürüttük’


Jon’un ardından ise PYD Eş Başkanı Asya Abdullah, “Rojava'da Özerkliğin Felsefesi ve İnşası” başlığı altında sunumunu gerçekleştirdi.Cizîrê Kantonu adına katılımcıları selamlayan Asya, Suriye’de 3 yıldır devam eden kirli savaş karşısında Kürtlerin dili, kültürü, kimliğinin yasak olduğunu belirtti. Suriye rejiminin Kürt halkı üzerinde kirli bir siyaset yürüttüğünü kaydetti. Asya, Suriye’deki savaş sürecinde demokratik özerklik mücadelesini bütün halklar için sürdürdüklerini dile getirirken, Rojava’da da birçok inancın ve kimliğin olduğunu dile getirdi. Demokratik özerklik projesinin ekonomik, askeri saldırılara karşı en iyi cevap olduğunu vurgulayan Asya, çetelerin ve büyük saldırıların hedefi olduklarını söyledi. Rojava özerklik deneyimi ile birçok iç savaşı önlediklerine işaret eden Asya, “Bizler üçüncü yol oalrak demokratik özerklik modelini geliştirdik. Kürtler, Araplar, Asurilerin demokratik özerklik esasları üzerinden ancak bir araya gelebilirdik ve geldik” dedi. şu an Rojava’da üç kanton oluşturulduğuna değinen Asya, bu kantonların kuruluşunun, bütün halkların birlikteliği üzerinden kararlaştırıldığının altını çizdi.


‘Suriye’deki iktidar savaşı, Rojava’daki ise halkların mücadelesidir’


Kanton oluşumlarının, güçlerini halklardan aldıklarını ifade eden Asya, “Suriye’deki savaş, iktidar savaşıdır. Fakat Rojava’daki mücadele, toplumu koruma, topluma hizmet mücadelesidir” dedi.mücadele ettikleri sistemde kadınların kendi iradeleriyle yönetimlere dahil olduklarını kaydeden Asya, dört bakanın kadın olduğunu ve kadının olmadığı bir yerde eşitlik ve demokrasiden bahsedilemeyeceğini vurguladı. binlerce kadının Rojava’da çetelere karşı savaştığının da altını çizen Asya, Rojava’da öncü mücadeleci gücün kadınlardan oluştuğunu söyledi. Mahalle ve köylerden örgütlenmeye başladıklarına sözlerinde yer veren Asya, komünlerle köylerden başladıklarını ve demokratik özerkliğinde temelinin komünal yaşam olduğuna işaret etti. Ayrıca Asya, yönetimlerde ve kurumlarda yüzde 40 kadın kotasının yanında özgün kadın örgütlülüğünün bulunduğunu söylerken, Rojava devriminin kadının rengiyle ve kadın mücadelesiyle şekillendiğini belirtti.


‘Projelerde önceliğimiz, sağlık hizmetleridir’


Dil, kültür, sağlık, eğitim alanında yapılacak çalışmaların da önemli olduğuna vurgu yapan Asya, ortak yaşam kültürü üzerine yönetimlerini inşa ettiklerini dile getirdi. Savunmanın yanında Rojava’nın büyük bir abluka altına alındığını dile getiren Asya, toplum ekonomisinin gelişmesi, sorunların çözülmesi için Rojava’ya kapatılan kapıların tekrar açılması gerektiğine değindi. Sağlık sorunlarının çözümüne ilişkin projelerin kendileri için öncelik olduğunu söyleyen Asya, açılan hastanelerin ve eğitim için açılan akademiler ile eğitim ve sağlık alanlarına ilişkin projeler kapsamında açıldığına işaret etti. Rojava’daki sistemin halkları parçalamayı değil, halkları birleştirmeyi amaçladığını söyleyen Asya, “Suriye’yi parçalayanlar, oraya silah gönderenlerdir, biz değiliz” sözlerine yer verdi. Asya, demokratik özerklik manifestosu temelinde sürdürdükleri mücadeleden vazgeçmeyeceklerinin vurgusunu yaptı. savaş sürecinde olmaları nedeniyle kantonlar arasında iletişimin sağlanamadığını da sözlerine ekleyen Asya, her kantonun kendi savunmasını yaptığını ve ekonomik sorunların da bu şekilde çözümlendiğine işaret etti. Kantonlarda alttan üste doğru bir karar mekanizmasının oluşturulduğunu ifade eden Asya, yönetim şeklinin uluslararası mekanizmalar tarafından kabul edilmesi için gelişme mücadelesi verdiklerini ve bu amaçla her kesimle bir araya gelebileceklerini söyledi. Biz, halkların kardeşliğini esas alan bir sistemi koruyoruz ve mücadele ediyoruz” diyen Asya, aynı düşüncede olanlar için birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.


‘Devlet anlayışı, toplumsal iradeyi hiçleştirmektedir’


Asya Abdullah’ın ardından konuşan BDP Muş Milletvekili ve BDP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Komisyon Başkanı Demir Çelik ise, demokratik özerkliğin anlamına ilişkin sunum gerçekleştirdi. Devlet sisteminin adaletsizlikler, hegemonya ve eşitsizlikler üzerine kurulu olduğunu dile getiren Demir, devletin reddi karşısında toplumun örgütlülüğüne dayalı bir sisteme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Devletin toplumu ve toplumsal iradeyi hiçleştirdiğine dikkat çeken Demir, “Kürt özgürlük hareketi, klasik mücadele veren hareketler gibi bağımsız devlet fikrinden, toplum esaslı bir mücadeleyi izliyor” dedi. Devleti yıkarak yerine yeni devlet oluşturma anlayışı ile hareket etmediklerini dile getiren Demir, “Toplumu öldüren, yıkan devlet için neden mücadele edilsin? Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını reddetmiyoruz. Demokratik özerkliğin yerel yönetimler üzerinden şekilleneceğine, yerindenlik ve yerellik ilkesine bağlı olarak, kendi kendimizi ve kentimizi yönetme anlayışıyla 1999 yılından bu yana kendi siyasal ve kimliksel sorunlarımızı çözmeye çalıştık” şeklinde konuştu. Ayrıca Demir, kadın özgürlüğü üzerinden yerelleri oluşturduklarının vurgusunu yaptı.


Panel, verilen aranın ardından, tartışmalar, soru ve cevaplarla devam edecek. 


(mt-gk/zd)