Demokratik toplumda öz savunma sistemi…

08:27

 


Mizgin TABU/JINHA


ŞIRNEX -Demokratik bir toplumda öz savunma sistemi nasıl olmalı? sorusunu değerlendiren Silopili yurttaşlar,  öz savunmanın insan hakkı olduğunu ve insanların bu şekilde dışarıdan gelen saldırılara karşı kendini savunduğunu belirterek, "Eğer bir toplum kendi dilini, kültürünü, ekonomisini yaşatmak için koruyorsa ve başkasına zarar vermiyorsa bu savunma demokratik savunmadır. Demokratik bir savunma başka toplumların yaşamlarına ve haklarına da zarar vermez. Sadece bu savunmayla her toplum kendi doğal haklarını korur" dedi.


Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde yaşayan yurttaşlara "Toplumların öz savunması neyi ifade ediyor?", "Demokratik bir toplumun öz savunması nasıl olmalı?", "Öz savunma neden önemli?" sorularını yönelttik. Silopi Kadın Akademisi çalışanı Çimen Fidan, kişinin kendi öz savunması konusunda PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın gösterdiği "Gül" örneğini hatırlatarak, "Gülün etrafındaki dikenler gülü doğal olarak savunuyor ve bu şekilde kimse gülü dalından koparamıyor ve doğal haliyle gül dalında kalıyor" dediğini belirtti. Demokratik toplumlarda birileri insanların doğasını yıkmaya çalıştığında doğal olarak insanlar buna karşı tepki gösterdiğini ifade eden Çimen, "Bu tepkiler kendilerine yapılan haksızlıklar karşı oluşturulan öz savunmalarıdır. Birine haksızlık, ahlâksızlık yapılıyorsa ve o kişi kendini savunuyorsa bu kişisel bir savunmadır" dedi.


 'Demokratik toplumlarda herkes kendi rengiyle vardır'


Toplumların iki şekilde ayırt edildiğini dile getiren Çimen, birincisinin "dil" olduğunu ikincisini ise "din" olduğunu ifade ederek, "Gerçi dinler birçok topluma aittir. Fakat dillerle toplumları birbirinden ayırt edebilirsin. Eğer bir toplumun dili asimile ediliyorsa ve o toplum ona karşı tepkilerini ortaya koyuyorsa bu toplumsal savunma olur. Eğer bir toplum bunlara karşı kendini savunmuyorsa o toplum kendi gerçekliğinden uzaklaşır. Demokratik toplumda herkes kendi rengiyle, diliyle, kültürüyle, diniyle kabul edilmesi gerek. Demokratik bir toplum için bu esas olması gerek. Demokratik bir toplum nasıl kendi haklarına sahip çıkıp savunuyorsa aynı şekilde diğer toplumların haklarını da savunması gerekiyor. Demokratik toplumda eğer bir kişinin hakları ihlal ediliyorsa, ayaklar altına alınıyorsa o toplum o kişiye sahip çıkar" diye konuştu.


 'Kendini savunmayan etrafını da savunamaz'


Demokratik toplumlarda herkesin eşit olduğunu belirten Çimen, "Eğer o toplum o kişiye sahiplenmiyorsa o toplum demokratik değildir. Eğer bir toplumda birine haksızlık yapılırsa, düşünceleri kabul edilmiyorsa, kültürü inkar ediliyorsa bu bir katliamdır.  İnsanların direk fiziki olarak ölmesi gerekmez bu da bir ölümdür. Eğer bir toplum kendini yaşatmak istiyorsa kendini savunması gerekiyor. Eğer savunmasını yapamıyorsa ölüdür. Kendini savunmayan etrafını da savunamaz. Ondan dolayı insanlar ilk önce kendilerinden başlaması gerek ve daha sonra toplumunu ve etrafını savunması gerek. Bir insan nasıl kendini savunuyorsa aynı şekilde doğayı da savunması gerek. Eğer doğayı savunmuyorsa orada yaşam yoktur. İnsanın yaşayabilmesi için doğasını savunması gerekiyor" sözlerini dile getirdi.


 'Öz savunmayla toplumlar kendi doğal haklarını korur'


Silopi'de sağlık hizmeti veren Doktor Engin Bulut,  öz savunmanın insan hakkı olduğunu ve insanların bu şekilde dışarıdan gelen saldırılara karşı kendini savunduğunu söyledi. "Bir doktor olarak eğer burada bana karşı bir saldırı gerçekleşirse benim de öz savunma hakkım vardır ve bende buna karşı kendimi savunurum" diyen Engin, "Örneğin bir köy komisyon kurarak, kendi öz savunmasını nöbetleşerek yapabilir. Eğer bir toplum kendi dilini, kültürünü, ekonomisini yaşatmak için koruyorsa bir başkasına zarar vermiyorsa bu savunma demokratik savunmadır. Demokratik bir savunma başka toplumların yaşamlarına ve haklarına da zarar vermez. Sadece bu savunmayla her toplum kendi doğal haklarını korur. Demokratik bir savunma hem kendi toplumunu emniyete alır hem de diğer toplumları emniyete alır" ifadelerini kullandı. Öz savunmanın insanın ve toplumun yaşaması için önemli olduğuna dikkat çeken Engin, "Eğer dışarıdaki tehlikelere karşı kendini savunamasan korumasan yok olursun. Bundan dolayı öz savunma önemlidir" dedi.


 Ulus devlete karşı alternatif sistem: Komünal yaşam


Silopi Eğitim Destek Evi (MAPER) eğitmeni Ahmet Zorlu,  tüm dünyanın ulus-devlet paradigmasına hakim olduğunu belirterek, "Tekçi zihniyet ile karşımıza çıkıyor. Bu zihniyet her ülkede olduğu gibi bir ulus üzerine inşa ediliyor. Diğer uluslar ise sistemin dışında kalmaktadır. Eğitim, kurumlar ve kadınlar tek ulus üzerinden tanımlanmaktadır. Topluma baktığımız zaman bu tekçi zihniyet dışında alternatifler üzerinden bakılmalıdır. Ulus devlet karşısında oluşturulacak alternatif sistem komünal yaşam olmalıdır. İnsanlar da kurumlarını, yapmış olduğu işleri de bu yaşama göre kurmalıdır. Eğer ulus devlet paradigması dışında düşünülecekse, biraz eskiyi düşünmek gerekir yani komünal yaşamı düşünmek gerekir" şeklinde konuştu.


 'Öz savunma sisteminin en iyi örneği Rojava'dır'


 MAPER'i örneklendirerek konuşmasını sürdüren Ahmet, "MAPER'de bir karar alındığı zaman kurumda çalışanların hepsi ile karar alınıyor. Böyle olduğu zaman herkes kendi emeğini de görüyor. Bu gerçekleştiği zaman da önümüze konulan ulus-devlet gerilemiş olur. Bu noktada Rojava'yı da örnek gösterebiliriz. Rojava'daki kantonlarda bütün renkler kendilerini görebiliyorlar. Arap, Süryani, Hıristiyan, Türk ve Kürtler kendi varlıkları ve dinleri ile yaşayabiliyor. Değişik dinlerdeki bütün halklar kendilerini meclislerde ve kantonlarda varlıklarını sürdürebiliyorlar. Kantonlarda meclis sistemi ile herkes alınan kararlara ortak olabiliyor. Öz savunma sistemini de aynı şekilde. İnsanın verdiği emek toplum tarafından görülüyor. Kadınlar ve gençler öz savunmada kendi renklerini gösterebiliyorlar.  Hiç kimsenin iş ve emeği öz savunmada kaybolmuyor. Bundan dolayı öz savunma toplum için önemlidir" ifadelerini kullandı. 


 'Kadınlar her alanda kendini savunmalı'


KURDİ-DER Silopi Şubesi'nde anadil eğitimi gören Nergis Tankan da öz savunma ile ilgili şunları belirtti:


"Silopi'de yaşıyorum. Kadınların her alanda kendini savunmalı. Kadınlar kendi haklarını çiğnetmemeli. Çiğnetmedikleri zaman daha fazla yol kat edebilirler. Kadınlar her alanda kendilerini savunmalı. Devletin veya sistemin altında değil, kendi kendilerini savunmalılar. Devletin yada başka bir sistemin altında kendini var edersen kendi haklarını çiğnetmemiş olursun. Hiçbir sistem ile bir bağ kurmadan kendilerini savunmaları gerekir. Sistem kirli bir sistemdir. Sistem kendini ilk olarak kadınlar üzerinden var ediyor. Önderliğin sayesinde kadınlar kendini savunabiliyorlar. Kadınlar artık eski kadınlar değil. Eskiden kadınlar sistemlerin karşısında başı dik bir şekilde duramıyorlardı. Artık öyle değil. Öz savunmada bu anlamda bizim için çok önemlidir."


(mt/mg)