‘Kürtaj yasakçılarına oy yok’

14:27

JINHA


HABER MERKEZİ - Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, ‘Kürtaj yasakçılarına oy vermeyeceğiz’ sloganıyla sokağa çıkmaya hazırlanıyor. Tüm kadınlara seslenen platform üyeleri, “Kürtaj yasakçılarına oy yok demek için Cuma günü mor giyip sokağa çıkıyoruz. Kürtaj hakkımızdan vazgeçmeyeceğimizi seçimlere günler kala AKP hükümetine yeniden hatırlatıyoruz. Bedenimiz bizim, kararımız bizim, hayatımız bizim” dedi.


Kürtaj Haktır Karar Kadınların Platformu, kürtaja ilişkin fiili yasaklara ve engellemelere yönelik yazılı açıklama yaptı. AKP hükümetinin kadınların kürtaj hakkını yasal olarak almaya gücü yetmediğini bu nedenle fiili yasaklarla engellemelerine devam ettiği kaydedilen açıklamada, “Bu ülkede kürtaj 1983’den beri yasal. Aynı zamanda hem kürtaj hem de doğum kontrolü ücretsizdi. AKP hükümeti sağlığı paralı hale getirirken önce kadınların ihtiyaçlarından kısıntıya gitti, kadınların doğum kontrolüne ve kürtaj hizmetlerine doğrudan ulaştıkları AÇSAP’ları kapattı. Başlarda tümden kaldırmayıp doğum kontrol ilaç ve yöntemlerini gerçek ihtiyacı karşılamayacak şekilde azalttı. Bugün birçok kadın  ‘prezervatif kalmadı’, ‘doğum kontrol hapları haftaya gelecek’ gibi nedenlerle aile sağlığı merkezlerinden eli boş gönderiliyor” denildi.


‘Kadınların cinsel yaşamı devletçe izlenir oldu’


Kadının sağlığını tehdit eden durumlarda bile yapılması zorunlu kürtajlar için üç hekim raporu gibi baskıcı yöntemlerin giderek iznin bakanlık tarafından verilmesine kadar vardırıldığına işaret edilen açıklamada, “Kadınların yaşamı bizzat Sağlık Bakanlığı uygulamalarıyla tehdit ediliyor. Kamu hastanelerinde kürtaj yaptıramayan kadınlar sağlıksız, niteliksiz koşullarda ve yaşamlarını hiçe sayarak kürtaja razı gelmek zorunda kaldılar. Sağlık Bakanlığı, dünyada etkili ve kadınlar için daha az yıpratıcı bir yol olan ‘tıbbi düşük yöntemi’ için 2000 yılından beri yürütülen çalışmaları yok saydı. Yetmedi, bu ilaçları piyasadan toplattı. Oysa aynı ilaçlar, kadınların doğumları sırasında da hayati öneme sahip. AKP’nin aile politikaları üzerinden şekillenen kadın bedeni ve cinselliğini denetleme siyaseti, kadınların doğurup doğurmama, anne olup olmama gibi kendi yaşamlarını belirleyen bir konuda karar almalarının önünde bir engel oluşturdu. Kadınlar gebelik testlerinden başlayarak takip edildi, gebeliklerin sürdürülmesi konusunda psikolojik baskı uygulandı, cinsel yaşamları devletçe izlenir oldu” sözlerine yer verildi.


‘Kürtaj hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz’

Bütün sağlık kuruluşlarında doğum kontrol hizmeti ve kürtaj hizmeti veren birimlerin oluşturulması istenilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:


 “Tıbbi düşük seçeneği de dahil olmak üzere her kadın duygusal ve fiziksel zorluk yaşamadan nitelikli, sağlıklı koşullarda ücretsiz kürtaj hakkına erişebilmelidir. Kadınları doğurmaya zorlamak için yapılan baskılara, gebelik testi ile kadınları izlemeye, mahremiyet ihlallerine son verilmelidir. Sezaryen gerekli durumlarda tercih edilecek bir doğum yöntemidir. Bu karar kadının ve hekimin kararı olmalıdır, başbakanın değil. Tecavüz durumunda oluşan gebeliklerde kadının beyanı esas alınarak, isteği halinde gebelik sonlandırılmalıdır. Kadınların yasal hakkı olan kürtajı engelleyen kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor, yasa dışı eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarını talep ediyoruz. AKP politikaları nedeniyle ölecek kadınların yasını tutmadan bugün haykırıyoruz. Kürtaj yasakçılarına oy vermiyoruz! Tüm kadınlara sesleniyoruz: Kürtaj yasakçılarına oy yok demek için 28 Mart Cuma günü mor giyip sokağa çıkıyoruz! Kürtaj hakkımızdan vazgeçmeyeceğimizi seçimlere günler kala AKP hükümetine yeniden hatırlatıyoruz. Bedenimiz bizim, kararımız bizim, hayatımız bizim.”


(mg)