'Köylerimize dönmek istiyoruz ama devlete güvenmiyoruz'
08:27
Tekoşin Tekin / JINHA
ADANA - Bölge'de yaşanan savaş sürecinde devletin köyleri yakmasının ardından zorla yerinden edilenlerden Emine Çığ, göçün ardından baskıların devam ettiğini belirtti. Emine, 24 yıldır yaşadıkları Adana'ya hala alışamadıklarını ifade ederken, artık köylerine dönmek istediklerini fakat devletin kendilerine güven vermediğine dikkat çekti. 1993 yılında Pervari'den Adana'ya göç etmek zorunda kalan Güler Özbay ise, köylerine dönmek istediklerini fakat devletin ve korucuların baskıları nedeniyle dönemediklerine işaret etti.
Bölge'de yaşanan çatışmalardan dolayı 1980 ve 1990'lı yıllarda binlerce yurttaş devletin koruculuk dayatmaları ve baskılarından dolayı ya zorla göç ettirildi, ya koruculuk dayatıldı, ya da zulüm ve ölümlerle yüz yüze bırakıldı. Bu süreçlerde Türkiye metropolleri yoğun göç alırken, Adana, Mersin gibi kentler de bölgeye yakın olmaları nedeniyle yoğun göç aldı. Bunlardan biri de Emine Çığ ailesi… Şırnak Kapanlı Köyü'nden 24 sene önce zorla göç ettirilen Emin Çığ ve ailesi, baskılar sonucu Adana'nın Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa Mahallesi'ne göç etti. Emine Çığ, köylerinde yaşadıkları baskıların, Adana'da da devam ettiğini ve burada tutuklanarak 4 yıl cezaevinde kaldığını söyledi.
'Bombalardan korktuğumuz için mağaralarda kalıyorduk'
24 yıl önce devlet baskısı nedeniyle Şırnak'ın Kapanlı Köyü'nden Adana'nın Seyhan ilçesine göç eden Emine, baskı gördükleri ve göçe zorlandıkları süreci anlattı. Göç etmeden önce gece-gündüz demeden her taraflarında bombalar patladığını dile getiren Emine, "Çocuklarımızla mağaralarda yaşamımızı sürdürüyorduk, çünkü evlerimizde kalamıyorduk. Sabahın erken saatlerinde jandarmalar evlerimize baskınlar düzenliyordu" dedi. Emine, askerlerin ve korucuların evlerde yasak bir şey olmadığını bildikleri halde her gün baskınlar düzenleyerek evleri dağıttıklarını ifade ederken, "Sırf bize zulüm olsun diye yapılıyordu her şey. Bizi topraklarımızdan çıkarmaya çalışıyorlardı. Biz mağaralarda da olsak yaşamımızı kendi topraklarımızda sürdürecektik. Ama mağaralara gitmemize rağmen gelip mağaraları bile bombaladılar" şeklinde konuştu.
'Göçün ardından hepimiz farklı yerlere dağıldık'
Gördükleri bütün baskılara rağmen kendi topraklarını terk etmemek için ısrarcı olduklarına değinen Emine, son olarak ise köylerinin yakılarak kendilerinin göçe mecbur bırakıldıklarını vurguladı. Köylerinin yakıldığı günü anlatan Emine, o gün askerlerin, halkı boş bir araziye topladığını ve askerlerin halkı sıraya dizdiğini belirtti. Emine, "Atları önümüze dizdiler. Sonra biz kadınları, arkamıza da erkekleri dizdiler. Ardından ise erkekleri toplayıp hepsini dövdüler, bir yandan da köyü ateşe verdiler. Köylerimizi yaktıktan sonra biz de kaçmak zorunda kaldık" ifadelerinde bulundu. Yaşananlar nedeniyle Türkiye kentlerine dağıldıklarını söyleyen Emine, Adana'ya göç ettikten sonra çok zorluklar yaşadığını vurguladı.
'Baskılara rağmen irademizden vazgeçmedik'
Emine, "Adana'da kimseleri tanımıyorduk, İş yok, para yok. Hiç bir şey yapamıyorduk. Adana'ya geldiğimiz zaman 2 odalı bir gecekonduda kalmaya başladık. Kaldığımız yerde kadınlar mevsimlik işçilik yapıyorlardı. Onlardan bizi de kendileri ile birlikte götürmeleri için ricada bulunduk. Ama bizi götürmediler. Çalışmamızı istemiyorlardı" sözleriyle yaşadıkları sorunlardan bir kesiti dile getirdi. Emine, Adana'da çevreyi tanıdıktan sonra tarım işine giderek gelir elde etmeye başladıklarını kaydederek, "Çok zorluklar çekmemize rağmen asla irademizden ve özgürlük sevdamızdan vazgeçmedik. Ama burada da rahat bırakmadı devlet bizi. Birkaç ay sonra evimize baskın yapıldı. Önce eşimi aldılar, iki gün sonra da beni aldılar. Emniyette işkence gördük. 4 yıl boyunca cezaevinde kaldım" dedi. Emine, artık köylerine dönmek istediklerini fakat devletin kendilerine güven vermediğini dile getirdi.
'Köylerimize dönmek istiyoruz, ama devlete güvenmiyoruz'
Güler Özbay da, zorla göç ile 1993 yılında Siirt'in Pervari İlçesi'ne bağlı Erkent Köyü'nden Adana'nın Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi'ne yerleşenlerden. Köylerinde yaşananları anlatan Güler, her şeyin yolundayken bir gece atılan 7 top ile, insanların ve hayvanların öldüklerini ve yaralandıklarını ifade etti. "Neye uğradığımızı şaşırdık" sözleriyle olanlar karşısında şoke olduklarını belirten Güler, "O günden sonra devlet köyümüzde bizi barındırmadı. Köyden çıkardılar bizi ve Adana'ya yerleştikten sonra devletin zulmüne, şiddetine çocuklarımız dayanamayıp özgürlük dağlarına çıktılar" dedi. Güler, köyden çıktıktan sonra çok zorluk çektiğini vurguladı. Köylerine dönmek istediklerini fakat devlet ve köy korucuları nedeniyle dönemediklerini ifade eden Güler, "Tekrar zulüm ve şiddete maruz kalmak istemiyoruz" dedi. Ayrıca Güler, PKK Lideri Abdullah Öcalan sayesinde Kürtler olarak muhatap alındıklarını ifade ederken, "Önderliğimiz özgür olana kadar biz de özgür olmayacağız" sözlerine yer verdi.
(tt/gk/mg)

