DÖKH: Kadın katliamlarına karşı mücadelemiz sürecek

18:11

JINHA


AMED – Diyarbakır’da geçtiğimiz yıl eşi tarafından pompalı tüfekle katledilen Nilüfer Türkoğlu davasının ilk duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tanıkların dinlenmesinin ardından 25 Haziran tarihine ertelenen davayla ilgili açıklama yapan DÖKH üyeleri, “Deliydi”, “Cinnet geçirdi”, Kıskançlık cinayeti” gibi gerekçelendirmeleri kabul etmeyeceklerini belirterek, kadın katliamlarını meşrulaştıran bu tür zihniyetlere karşı sessiz kalmayacaklarını ve sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti.


Diyarbakır’da 28 Ağustos 2013 tarihinde eşi tarafından pompalı tüfekle katledilen Nilüfer Türkoğlu davasının ilk duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu olarak yargılanan sanık Murat Türkoğlu duruşmaya getirildi. Duruşmaya ayrıca DÖKH bileşenleri ile Nilüfer’in anne, babası, kardeşleri ve yakınları katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenen Nilüfer’in babası Ömer Atasoy, sanık Murat Türkoğlu’nun söylediklerinin çarpıtma olduğuna dikkat çekerek, “Murat benim evime kadar geldi. Kızıma evliliği boyunca zulüm etti. Kızım boşanmak istediğinde ise rahat bırakmadı. Murat sürekli evimize gelip ‘beni öldürün’ diyordu” dedi. Ömer’in ifadesinin ardından mahkeme heyeti ara verdi. Verilen aranın sonunda mahkeme bir sonraki duruşmayı 25 Haziran tarihine erteledi.


‘Nilüfer korunmadığı için katledildi’


DÖKH bileşenleri duruşmanın ardından Adliye Binası önünde basın açıklaması düzenledi. DÖKH adına açıklamayı yapan Ceren Kadın Danışmanlık Merkezi çalışanı Laleş Ceylan, dünyada ve Türkiye’de kadınlara yönelik şiddetin her geçen gün arttığına vurgu yaparak, “Kadınlar iş yerinde, evlerinde, cezaevlerinde, hastanelerde kısacası yaşamın her alanında şiddete maruz kalmaktadır. Yıllardır ülkemizde devlet erkini elinde tutan iktidarın kadınlara bakışı yürürlükte olan yasalarda kendini göstermektedir” ifadelerini kullandı. Katledilen kadınların devletin koruma kanunlarından yararlanamadığını ifade eden Laleş, “Buna en büyük örnek geçen yıl eşi tarafından pompalı tüfekle korkunç bir şekilde öldürülen Nilüfer’dir. Boşanma davası açtığı eşi tarafından tehdit edilen Nilüfer, devletten üç kez koruma talep etmişti ancak buna rağmen korunamamış ve katledilmiştir” şeklinde konuştu.


‘Gerekçelendirmeleri kabul etmeyeceğiz’


Laleş, yargılama süreçlerinde verilen ifadelerin gerekçelendirilmesinin yargı sürecini etkilediğine dikkat çekerek, “Deliydi, cinnet geçirdi, kıskançlık cinayeti diye kullanılan cümlelerin hiçbir şekilde bir gerekçe olarak gösterilemeyeceğini ve kabul edilemeyeceğini belirtiyoruz” sözlerini kullandı. Laleş, son olarak, yıllardır süren savaşın en büyük mağdurlarının kadınlar ve çocuklar olduğunu  öyleyerek, “Biz kadınlar olarak bu zihniyete karşı sessiz kalmayıp sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi.


(be-my/mg)