'Kooperatifçilik ile bölgenin ekonomik yapısı değişecek'

10:11

 


Derya CEYLAN / JINHA


AMED - Kapitalist sistemde üretim, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak için değil, sınırsız kar elde etmek için yapılırken, eşitlik, özgürlük ve demokrasinin temeli olan komünal ekonominin gerçekleşmesi gerektiğini söyleyen DTK Ekonomi Komisyonu Üyesi Yeliz Ayyıldız, bölgedeki ekonomik yapıyı komünal yaşam temelinde, kooperatifçilik modeli kapsamında geliştireceklerini dile getirdi.


Yüz binlerce yıllık tarihi bir geçmişe sahip olan Mezopotamya'da sınırların çizilmesinden önce ekonomik sorun yaşamayan halk, şimdi ise bölgede baskıcı bir şekilde sürdürülen kapitalist politikalara karşı yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Sermaye tekelleriyle endüstriyel ekonomi bağımlılığına yol açan yaşam içinde komünal geleneğini her geçen gün kaybeden Mezopotamya'da,  paylaşımı esas alan bir yaşam sürdürülmesi için kadın etrafında şekillenen toplumun, ahlâkî ve politik yaşamı yaratması esastır. Demokratik komünal yaşamın yıkımına ve yeniden yaratılmasına ilişkin konuşan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Ekonomi Komisyonu Üyesi Yeliz Ayyıldız, "Ana kadın döneminde toplumsal yaşama ihtiyaçları ve yetenekleri doğrultusunda katılma hakkına sahip olan halkın emeği, artı ürünün ve sınıflı toplumun oluşmasıyla beraber saf dışı bırakıldı" dedi.


'Sınıflı toplumla beraber kadın toplumdan izole edildi'


Sınıflı toplumun oluşmasıyla birlikte kadının da toplumsal yaşamdan izole edildiğini belirten Yeliz, sınıflı toplumla beraber üretici toplumun, yerini, tüketici topluma bıraktığına değindi. Toplumun kaybedişinin somut halinin bölgede yaşandığını ifade eden Yeliz, bunun nedeninin 30 yıllık savaş sürecinin yarattığı tahribattan meydana geldiğini dile getirerek, bölgede binlerce köyün yakılmasıyla milyonlarca Kürdün göç etmek zorunda kaldığını söyledi. Zorunlu göç nedeniyle bölge genelinde ekonomik ve sosyal açıdan bir dağınıklık yaşandığını belirten Yeliz, "Bölgede yaşanan aşırı göç ile birlikte çarpık kentleşme, işsizlik, uyuşturucu ve madde bağımlılığı her geçen gün artıyor.  Bununla birlikte gittikçe büyüyen bir toplumsal yozlaşmanın neden olduğu toplumsal bunalım ve krizler ortaya çıkıyor" sözlerine yer verdi.


'Bölge nüfusunun yüzde 70'i yoksul'


Bölgede yaşanan ekonomik çöküşten dolayı nüfusun yüzde 70'inin yoksulluk içinde yaşadığına dikkat çeken Yeliz, bölge ekonomisini oluşturan tarım ve hayvancılığın da giderek yok olduğuna işaret etti. "Hükümetin bilinçli politikaları sonucunda bölgede tarım ve hayvancılık bitirilme noktasına getirildi" diyen Yeliz, bölge halkının yer altı ve yer üstü zenginliklerinden de faydalanamadığını söyleyerek, Kürt halkının yoksullaştırılıp, hükümete muhtaç durumuna getirilmek istendiğinin altını çizdi.


'Ekonomik mücadeleyi yükselteceğiz'


Hükümetin ekonomik sistemine karşı DTK Ekonomi Komisyonu'nun alternatif toplumsal yapıları inşa edeceğini söyleyen Yeliz, başta kadınlar olmak üzere tüm insanları kölelikten kurtarılması için mücadele edeceklerini ifade etti. Yeliz, kadın kurtuluş ideolojisini esas aldıklarını vurgulayarak, bölgede yaşanan sömürüye karşı kadınların ekonomik ve sosyal alana yönelik çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. Kadınla başlayan ekonomik mücadeleyi yükselteceklerini dile getiren Yeliz, "Özlemi duyulan ve tekrar elde edilmesi istenen yaşamın, sistem politikalarını boşa çıkarmak için demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü ve katılımcı paradigma ekseninde gerçekleşeceği inancını taşımaktayız" şeklinde konuştu.


'Ekonominin demokratikleştirilmesi gerekiyor'


Ekonominin demokratikleşmesi gerektiğini vurgulayan Yeliz, bölge ekonomisinin çöktüğünü belirterek, ekonomik çöküşün işsizlik oranında büyük bir artışa neden olduğuna işaret etti. Yeliz, "Biz işsizlik ve paralelinde gelişen yoksulluğu kooperatifçilik ile yok etmeyi hedefliyoruz. Bölgede yaşanan yoksulluğa ve kimliksizleştirme politikalarıyla Kürtlerin devlete muhtaç bir duruma düşürülmesine karşı kooperatifçilik modeli ile çalışma yürütüyoruz" dedi. Yeliz, kooperatifçilikte dayanışma ve yardımlaşmanın önemine dikkat çekerek, kooperatifçiliğin halkın temel ihtiyaçlarını gidermeye dönük yükümlülüklerinin olduğunun altını çizdi. Yerel yönetim çalışmalarıyla beraber halkın da içinde aktif olarak yer alacağı bir öz yönetim ile kooperatifçiliği uygulayacaklarını belirten Yeliz, "Kooperatifçilik, demokratik toplumun belirleyici öğelerinden en önemlisidir. Kooperatifçilikte en önemli ilkelerden biri de az maliyetle daha fazla üretim yapmak, ahlâkî ve politik toplumun hakikatleşmesidir" ifadelerine yer verdi.


'Tarım ve hayvancılık kültürünü yeniden oluşturacağız'


Kooperatifçiliğin, ekonominin yanı sıra sosyal açıdan da topluma destek sunabilecek bir model olduğunu ifade eden Yeliz, sosyal yaşamı ortaklaştırarak toplumsallaşmanın yaratılacağını ve bölgedeki unutulmuş geleneklerin yeniden hayata geçirileceğini belirtti. Ayrıca Yeliz,  yok olmaya yüz tutmuş olan tarım ve hayvancılığın da kooperatifçilik ile tekrar canlandırılacağına değinirken, "Kooperatifçilikte temel ihtiyaçların karşılanması için tarım ve hayvancılık ile beraber ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmayı esas almak bizim için önemlidir. Kooperatifçilik ile ahlâkî-politik toplumun ekonomik ayağını oluşturacağız" dedi. Yeliz, ayrıca demokratik ekonomi modeliyle toplumdaki ekonomiye bakış açısını değiştirmeyi hedeflediklerini söyledi.


'Kooperatifçilikte gönüllülük esastır'


Kooperatifçilikte gönüllülüğün esas alındığını belirten Yeliz, herkesin kooperatife üye olabileceğine dikkat çekerek, "Kooperatifçilik, yaş sınırı, cinsiyet, etnisite ya da kültür farklılığına bakılmayan halka açık bir modellerdir. Kooperatifçilik modelinde üyelerin esas alması gerekenlerden biri bağımsız ve özerk yapılar olmasıdır. Kooperatifçilik modeli bir bireyin, sistemin ya da hegemonyanın altında çalışma yürüten bir model değildir" açıklamalarında bulundu.


(dc/zd/gk)