Cumhurbaşkanı'na çağrı: Bu suça ortak olmayı reddet!

09:54

 


JINHA


ŞIRNEX – Barış aktivistleri Meral Geylani ve İbrahim Yaylalı’nın 1 Eylül 2013’te başlattığı "Roboskî'de Askeri Yargı İstemiyoruz" imza kampanyası kapsamında toplanan 20 bini aşkın imza, Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Konuya ilişkin yazılı bir basın açıklaması yapan barış aktivisti İbrahim Yaylalı,  “12-13 yaşında öldürülen çocuklara terörist demeyi mi seçeceksiniz, yoksa artık susmayı bırakıp, suça ortak olmayı reddedip taleplerimiz için harekete mi geçeceksiniz? Belki bir nebze de olsa böylece bu coğrafyanın kanayan yarası olan katliamların durdurulmasında, suçluların yargılanması yolunda, yol almış olacağız” dedi.


Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî Köyü’nde 28 Aralık 2011 günü Türk savaş uçaklarının bombardımanı ile 34 kişinin yaşamını yitirdiği Roboskî katliamının ardından, katliamın faillerinin yargılanması için birçok girişimde bulunulsa da, sonuçsuz kaldı. 16 aydır Roboskî’de yaşayan barış aktivistleri Meral Geylani ve İbrahim Yaylalı da, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde "Roboskî'de Askeri Yargı İstemiyoruz" adıyla imza kampanyası başlatmıştı. Üç maddelik kampanyanın birinci maddesi Roboskî katliam dosyasının tekrar sivil mahkemelere verilmesi, ikinci maddesi Roboskî katliam dosyasında adil yargılama için düzenlemeler yapılması, son maddesi ise Hükümetin Roboskîli ailelere ve halkına saldırısının önlenmesi oldu. İki barış aktivisti tarafından başlatılan imza kampanyası ile toplanan 20 bini aşkın imza, Şırnak PTT önünde yapılan basın açıklamasının ardından Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi. Açıklamaya, Roboskîli anneler de, katledilen yakınlarının fotoğraflarıyla katıldı. Toplanna imzaların ayakkabı kutularında gönderilmesi ise dikkat çekti.


Karadeniz, Ege, Akdeniz, İç Anadolu’dan destekler geldi


Roboskîli ailelerle birlikte adalet mücadelesi veren barış aktivistleri Meral Geylani ve İbrahim Yaylalı,
1 Eylül 2013 Dünya Barış Günü’nde başlattıkları “Roboskî'de Askeri Yargı İstemiyoruz” imza kampanyası ile topladıkları imzaları Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdi. İmzaların gönderilmesine ilişkin yaptıkları basın açıklamasında Roboskî’de kaldıkları süre içerisinde birçok insan hakkı ihlalini gözlemlediklerini dile getiren barış aktivistleri, “Bu hak ihlallerinin neredeyse hepsinin devlet yetkilileri tarafından gerçekleştirildiğini ifade etmek yanlış olmaz” dedi. Gerçekleştirilen hak ihlallerinin, katliamı tecrit etmek amacıyla yapıldığını ifade eden aktivistler, Roboskî’de yaşanan hak ihlalleri ve katliamın faillerinin yargılanmasında bir gelişme olmaması üzerine harekete geçerek, imza kampanyası başlattıklarını kaydetti. Roboskî katliamının ve daha önce de yaşanmış olan katliamların aydınlatılmasını isteyen her bireyin ve her sivil toplum kuruluşlarının kampanyaya destek verdiğini söyleyen aktivistler, Karadeniz’den, Akdeniz, Ege, İç Anadolu bölgelerinde de kampanya için stantlar açıldığına değinerek, destek ve emek veren herkese teşekkür etti.


‘AKP, barış sürecini provoke etmek istedi’


AKP Hükümetinin, çözüm sürecini fırsata çevirmek ve barışı provake etmek için elinden geleni yaptığını söyleyen barış aktivistleri, sürecin, Ocak ayı başında Roboskî’de provake edilmek istendiğine dikkat çekti. Ayrıca aktivistler, “Gülen hareketi ile arası açılan Hükümet ile yeniden nikah tazeleyen ordu, Roboski halkına ve gerillaya saldırısının dozajını görülmemiş şekilde arttırdı. Ocak-Şubat-Mart ayı içerisinde asker-hükümet provokasyonu sonucu 4 asker yaşamını yitirmiş ve biri ağır olmak üzere Roboskî’de üç köylümüz yaralanmıştır. Yine Ocak ayı içerisinde Askeri savcı gerekçeli kararında ‘kaçınılmaz hata’ diyerek Roboskî katliam dosyasında takipsizlik kararı verdi” açıklamalarında bulundu. Kamuoyunun, “katliam” olarak kabul ettiği olaylarda kimsenin görevinden alınmamasını eleştiren barış aktivistleri, “Bu kadar açık insan yaşamı hakkı ihlalinin mevcut olduğu bir yerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yargı ve yürütme hakkında araştırma yapmak üzere neden denetleme kurulunu devreye sokmamıştır?” dedi. Barış aktivistleri Meral Geylani ve İbrahim Yaylalı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e şöyle seslendi:


‘Çifte standartlar yüzünden bu coğrafyada adalete inanç kalmadı’


 “İki seneyi aşkın bir dönem paramparça edilmiş vücutları ile 34 can için yargı hiçbir yol alamıyor, hatta yürütme yargıyı basın önünde yönlendirirken susmayı tercih ettiniz ve Hükümetin başı biraz sıkıştı diye birden harekete geçebildiniz. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Bu coğrafyada, bu tür çifte standartlar yüzünden kimsenin hukuka, adalete güveni kalmamıştır.


15 yaşında 16 kilo ile yaşamını yitiren Berkin’e, 12 yaşında 13 kurşun ile öldürülüp bir de yanına silah bırakılan Uğur’a, sonra katır parçaları ile insan parçalarının ayrılamadığı Roboskî çocuklarını “terörist” ilan edip tek bir kere bile ağzınıza almadığınız, fakat her miting alanına Rabia işaretleri ile çıkıp “Esma Esma” diye ağlayan bir adaleti ya da Berkin’in cenaze töreninin akşamında bir grup ırkçının Okmeydanı’nda polisler eşliğinde bir çatışmanın ortasında provokasyon yaratma çabasında iken yaşamını yitiren Burak’a yavrucuğum diyen adalet kimin adaletidir, size soruyoruz.


Size topladığımız imzaları gönderirken içerisine sokulduğunuz bu insanlık dramını da sorgulamanızı içten istiyoruz. Öncelikle bir devlet başkanı olmanız sıfatı ile altına imza attığınız ve bağlayıcılığı olan uluslararası sözleşmelerin gereğini yerine getirin. 12-13 yaşında öldürülen çocuklara terörist demeyi mi seçeceksiniz, yoksa artık susmayı bırakıp, suça ortak olmayı reddedip taleplerimiz için harekete mi geçeceksiniz? Belki bir nebze de olsa böylece bu coğrafyanın kanayan yarası olan katliamların durdurulmasında, suçluların yargılanması yolunda, yol almış olacağız.”


Barış aktivistleri Meral Geylani ve İbrahim Yaylalı, “Adaletsiz mezarlarında yatan canlarımıza söz veriyoruz ki, katliam açığa çıkarılıncaya ve katiller işledikleri savaş suçundan yargılanıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” sözüyle açıklamalarını noktalandırdı.


(gk)