04 TEMMUZ 2016 JINHA GÜNDEMİ
09:00
* 29 Haziran'da Eylem Ataş anmasına yönelik polis müdahalesini kınayan Yeryüzü Kadınları'ndan Sultan Eylem Keleş, "Kız kardeşimiz Cemre Heval'in bedenindeki kurşun izleri için yaşayacağız. Eylem bizim belleğimizde ve bunu da hiçbir şekilde engelleyip silemeyecekler" dedi.
* Emek sömürüsünün en ağırını yaşayan, sendikal hakları yok sayılan ev işçisi kadınlar yaşadıkları sorunları anlattı. Bu kadınlardan Sema Zeren, cinsel tacizin ve emek sömürüsünün yanı sıra ev işçisi kadınların ırkçı saldırılara da maruz kaldığını belirtti. GÖRÜNTÜLÜ
* Sokak aralarında, parklarda selpak satarak, tartıcılık, ayakkabı boyacılığı yaparak para kazanma endişesi yaşayan çocuklar, yaşıtları gibi oyun oynamak, çocukluklarını yaşamak istiyorlar. GÖRÜNTÜLÜ
* Başbakan Binali Yıldırım’ın il, ilçe müftüleri ve muhtarlara evlendirme yetkisi verileceğine dair konuşmasına kadın kurumlarından tepkiler geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan kadınlar, bu yetkinin AKP hükümetinin iktidara geldiği dönemden beri başlattığı kadın düşmanı politikaların bir ardılı olduğuna dikkat çekti.
* Halka zulmeden DAİŞ çetesinin Minbic'te yenildiğinin altını çizen MSD Özgür Suriye Kadın Konseyi Sözcüsü Rojin Remo, "DAİŞ esaretinden kurtulan kadınların ilk iş olarak üzerindeki kara çarşafı fırlatması anlamlı ve tarihseldir. Kadınlar çarşafı fırlatarak 'DAİŞ zihniyetini reddediyorum' mesajını verdi" diyor. GÖRÜNTÜLÜ
* Batı Afrika ülkesinde bulunan Gana ve Liberya'da kadınlar, 700 yıl önce günümüz ziraatçilerin yeni fark ettiği değerli bir tarım tekniğini kullanıyorlardı. Yapılan araştırmaya göre, kadınlar mutfak artıkları ve kömür kullanarak verimsiz toprağı verimli toprağa dönüştürüyorlardı.
* 'Büyüme geriliği' hastası olan 4 yaşındaki engelli çocuğunu iyileştirmek için kadınlardan dayanışma bekleyen Adile Sümer, "Kızımın hayallerinin yarım kalmaması için kadınlardan dayanışma bekliyorum. Çocuğumun gözlerimin önünde her geçen gün ölüme biraz daha yaklaştığını görmek beni de onunla birlikte ölüme götürüyor. Kızımın geleceği için çığlığıma ses verin" dedi. GÖRÜNTÜLÜ
* Bu yıl bayramı yıkılıp talan edilen evlerinde geçirecek olan Yüksekova halkı, hüzünlü de olsa her şeye rağmen umut ile bayramı karşılayacak. GÖRÜNTÜLÜ
* Feyruza Özer ve ailesi bundan 44 yıl önce Siirt'in Çeme Gewr köyünde devletin göçertme politikalarıyla karşılaşırken, bugünde göç ettikleri Nusaybin'deki evinden zorla çıkarıldı. Devletin iki kere zulmüne tanıklık ettiğini söyleyen Feyruza, "44 yıl önce çadırda yaşıyorduk. Gerekirse tekrar yaşarım" diyor.
* Mahle mezrasında askerlerin yaptığı işkencenin tanığı olan Y., "Erdal'ın ailesiyle yaşadığı bir çadır vardı ve askerler oraya saldırdı. Sonra çığlıklar yükseldi. Ben en son ağacın dibinde bir cenaze gördüm. Kan içinde kalmıştı. Askerler üzerine basarak geçiyorlardı. Öldüğü anlaşılıyordu ama askerler onu rahat bırakmıyorlardı" dedi. Y., Lice'de geçmişten bu yana çok zulüm gördüklerini belirterek, "Her zulme karşı burada kaldık bir yere gitmedik, yine burada kalacağız" dedi.
* Şırnak'ın Nerex beldesinde kurdukları çadırlarda kolektif yaşam içinde olan Şırnaklılar, yasağın kaldırılmasını bekliyor. Yurttaşlar, "Devlet Botan'dan korkuyor, yıllardır direnişin kalesi oldu. Bu yüzden devlet çareyi katliam ve yıkımda buluyor. Ama biz direnişten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi. GÖRÜNTÜLÜ
