'Savaşlarda kadınlar, tecavüz nesnesi olarak görülüyor'

08:38

 


Tekoşin Tekin/JINHA


MERSİN - Dünyada yaşanan savaşların erkek egemenliğinin kararları ve çıkarları sonucu yaşandığını belirten Mersin İştar Kadın Merkezi Psikologu Sabahat Soyer, savaşlarda kadınların savaş ganimeti olarak görüldüğünü belirterek, "Erkekler tarafından tecavüz nesnesi olarak nitelendirilen kadınlar, göç etmeye zorlandığı ülkelerde ise seks işçiliğine sürükleniyor. Bu nedenle psikolojik travma yaşayan kadınlara verdiğimiz psikolojik destek de dil sorunu nedeniyle eksik kalıyor" dedi.


Dünyada daha çok eril zihniyet ve iktidarların çıkar kararları sonucu yaşanan savaşlarda, en çok zararı gören kadın ve çocukların, tüm savaşlarda olduğu gibi Suriye savaşında da mağduriyetleri açıkça görülüyor. Suriye'yi din adı altında işgal eden saldırgan çetelerin sahte nikahlı tecavüzlerine maruz kalan kadınların sınır ötesine kaçışları,tecavüzün sadece boyutunu değiştirmeye yetiyor. Komşu ülkelere mülteci olarak sığınan Suriyeliler, Türkiye’de de, savaşın travmatik yaşam şekliyle hayat sürmeye tutunuyor. Savaş nedeniyle Mersin'e birçok Suriyelinin sığındığını ve yüzlerce kadının psikolojik sorun yaşadığını söyleyen Mersinİştar Kadın Merkezi Psikologu Sabahat Soyer, çok sayıda başvurunun olmasına karşın, dil sorunu nedeniyle kadınlara yeteri kadar destek sunulamadığını dile getirdi.


'Kadın, eril zihniyetin paylaşım savaşının mağdurudur'


Savaşlarda insanların yerlerinden edilerek mağdur edildiğini belirten Sabahat,“ Bunların hepsi, insanın ait olma hissini öldüren ve dolayısıyla insana psikolojik sıkıntı veren etmenlerdir. Savaşta en çok toplumun en alt tabakası diye nitelendirilen kadınlar mağdur olur. Savaş her zaman için erkek sistemli eril sistemlerin eril bir şekilde paylaşımlarından kaynaklanan olaylardır. Çünkü savaşın en büyük mağduru kadınlardır. Erkekler belli paylaşım savaşları verirken ya da eril zihniyette kurulmuş devletler paylaşım savaşlarıverirken en büyük kayıpları kadınlar yaşar” dedi.


Savaşın kadın ganimeti (!)


Sabahat, Savaşlar da kadınların ganimet olarak görüldüğüne dikkat çekerek, bölgeye hüküm süren erk savaşlarında kadınların ise savaş ganimeti olarak görüldüğünün altını çizdi. Kadınların savaşlarda erkekler tarafından tecavüz nesnesi olarak nitelendirildiğini belirten Sabahat, savaştan göç etmeye zorlanan kadınların mülteci olarak sığındığı ülkelerde ise seks işçiliğine sürüklendiğini vurguladı. Sabahat, “ Kadınlar, geçim sıkıntısıyla çocuklarına bakamama kaygısıyla önemli açıda şiddete maruz kalabiliyor. Aslında savaşın pek çok açıdan kadınları çok daha mağdur ettiğini ve psikolojiyi daha fazla etkilediğini biliyoruz” ifadesinde bulundu.


Ucuz işgücü ve psikolojik mücadele


İştar Kadın Merkezi'ne başvuruda bulunan "mülteci" kadınların Arapça konuşmaları nedeniyle psikologların dil sorunu yaşadığını belirten Sabahat, “ Devletten tercüman talep etmek gibi birşansımız olmuyor. Durumun değişmesi adına kendi imkanlarımızla birkaç tercuman bulabildik fakat bu sayının acil bir şekilde artması gerekiyor" dedi.


Sabahat, "Tercümanlıktan ziyade mültecilerin temel ihtiyaçları dahil karşılanamazken mülteci kamp ve evlerde elektrik ve su faturasının ödenmesi isteniyor. Bu insanlar, hiçbir şekilde yardım alamazken çalışma hayatında ise ucuz iş gücüyle mekleri sömürülüyor" diye konuştu.


'Kadının güvenlik temini, yanındaki erkek olarak görülüyor'


Sabahat, “Temel ihtiyaçları karşılanmayan insanın hayatta var olma çabası yaşama sevincinin düzeyi yani aslında baktığın zaman psikolojik değişkenlerin hepsi çok ciddi anlamda zarar görüyor" diyerek, savaşların insanlarda her zaman sağlıklı yaşama karşı açık bir tehdit niteliğinde olduğunu belirtti. Yaşam içinde insanların her zaman kendini gerçekleştirme çabası içinde olduğunu ve bu nedenle kişinin en temel ihtiyaçlarından bir tanesininde güvenlik hissinin olduğunu vurgulayan Sabahat, "Savaş çok açıktan güvenlik hissini tehdit ediyor. Zaten eril bir ülkede yaşıyoruz. Eril bir ülkede kadının güvenliği her zaman erkek üzerinden sağlanma algısı yaşandığı için kadının güvenlik temini, ne yazık ki yanındaki erkek oluyor" ifadelerinde bulundu.


'Savaş iyi ve kötüyü bir birinden ayırmıyor'


Adil dünya inancının insanı ayakta tutan önemli bir güç olduğunu belirten Sabahat, insanların iyi düşüncenin iyi ödüllerle sonuçlandırılacağı algısında olduğunu belirterek, “ Oysa ki savaş,adil dünya inancını önemli ölçüde tehdit eder. Savaş iyi ve kötüyü bir birinden ayırmıyor. Bütün insanların aynı şekilde maruz kaldığı bir vahşet ve insanın adil dünya inancında özelliklede geride kalan önemli kayıplar yaşayan hayatınızor koşullarda belki de yabancı olduğu bir ortam koşullarında sürdürmeye çalışan kadın için adil dünya inancının daha fazla tehdit ediyor. Kadının hayatını sürdürmesi hayata dair inancını tehdit eden bir olgudur. Bütün bu değişkenleri düşündüğümüzde, savaş ciddi anlamda kadın için büyük bir tehdit unsurudur” dedi.


(tt/zd)