'Suriye'de çıkarlar savaşıyor'

10:04

JINHA


İZMİR - “Suriye Ayaklanmasının Üçüncü Yılında Toplum ve Siyaset” konulu panelde konuşan Dr Seda Altuğ, “Suriye bölgesel ve küresel aktörlerin çıkarlarını yarıştırdıkları bir saha haline geldi” dedi.


İMECE Dostluk ve Dayanışma Derneği tarafından,  “Suriye Ayaklanmasının Üçüncü Yılında Toplum ve Siyaset” konulu panel düzenlendi. Tepekule Kongre Merkezinde gerçekleşen panele Boğaziçi Üniversitesi ATA ve Modern Türkiye Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Selda Altuğ  konuşmacı olarak katıldı. Panelde Suriye’nin iç dinamikleri, Türkiye’nin sürece müdafiliği, Rojova ve savaşın yarattığı yıkıma dikkat çeken Selda, “Suriye tek başına bir mesele değil” diyen Selda, Suriye’den bahsederken salt ülke içi dinamiklerin değil uluslararası dinamiklerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Seda; “Suriye bölgesel ve küresel aktörlerin çıkarlarını yarıştırdıkları bir saha haline geldi” ifadesinde bulundu.


Radikal İslamcıların çekim noktası


Günde ortalama yüz insanın öldüğü Suriye’de ayaklanmadan bu yana 150 bin kişinin hayatını kaybettiğini söyleyen Seda, ülkede artık ölümlerin normalleştiğine işaret etti. Özgürlük, demokrasi ve eşitlik için ayaklanan Suriye halkının, kendilerini çıkar savaşımının içerisinde bulduğunu kaydeden Seda ; “Üç yıldır rejim de düşmedi, muhalifler de kazanmadı, Suriye radikal islamcıların çekim noktası haline geldi” dedi. Suriye’nin Türkiye için ekonomik ve siyasi boyutu olduğunu belirten Seda, “AKP sermayesi Suriye’ye yayılmak istedi ancak çıkarlar çatıştı” dedi. “Devletler kardeş olamaz çıkarları çerçevesinde ittifak yaparlar” diyen Seda, Türkiye’nin Katar, Amerika, Suudi Arabistan, gibi ülkeler arasında en sert Esad karşıtı politika güden devlet olduğunu belirtti.


'Türkiye özerk Kürdistan’dan çekiniyor'


Suriye'nin uluslararası politikalardaki stratejik boyutuna da dikkat çeken Seda; “Türkiye en başından beri kendi güney bölgesinde özerk Kürdistan yönetimi kurulmasından çok ciddi olarak çekiniyordu” dedi. Seda, Türkiye’nin Suriye’ye müdafi olma sebeplerinden en önemlisinin Batı Kürdistan olduğunu ifade etti. Rojova’nın özerkliğini ilan etmesiyle birlite Türkiye’nin iç politikadaki inkar siyaseti yerine, Barzani ile ilişkilenerek, PYD dışındaki partilerle İstanbul’da Suriye Ulusal Konseyi’nin toplanmasına öncülük etmek istediğini, bu şekilde Kürtleri etkilemeye yönelik hamleler yapmayı planladığını aktaran Seda, “Kahirede toplanan Suriye Ulusal Konseyinden, Kürtlerin PYD de dahil olmak üzere çekilmesiyle birlikte; Türkiye’nin Kürtleri Suriye Ulusal Konsey  ile kontrol altına alma politikası böylece iflas etmiş oldu” dedi.


'Sınırların kapatılması Rojova’nın açlığa mahkum edilmesidir'


Türkiye’nin Barzani yoluyla Rojava yönetimini zayıflatmaya yönelik bir politika izlediğini söyleyen Seda, bunun sınırların kapatılması ve Rojova’nın açlığa mahkum edilmesi anlamına geldiğine vurgu yaptı. Rojova’nın Suriye’nin en güvenli bölgesi olduğunu da belirten Seda, 3 buçuk milyon Suriyeli’nin Rojava’ya göç ettiğine değindi.  Gerek Türkiye’nin gerekse Irak’ın sınır kapılarını keyfi olarak kapatmasının Rojova halkının adate açlıkla terbiye edilmeye çalışılması olduğunu ifade etti.


(pi/zd)