TTB: Cinsel saldırı bir suçtur
20:41
JINHA
ANKARA - Türk Tabipler Birliği (TTB), yürürlüğe giren ‘Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik’e tepki göstererek, uygulamada insan sağlığına geri dönüşü olmayacak hasarlara yol açacağını belirtti.
Türk Tabipler Birliği (TTB), 26 Temmuz 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmelik"e ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, cinsel saldırının bir hastalık değil suç olduğu kaydedilerek, cinsel saldırının toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren, üzerinde olumsuz etkiler nedeni ile mücadele edilmesi gereken bir alan olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özde şiddet uygulanmasının, başkası üzerinde güç kullanımının ve iktidar sergilemesinin yollarıdır. Bu suçları saf bir cinsel eylem olarak kabul etmek doğru değildir. Dolayısıyla, suç davranışının ve yinelemesinin önüne geçilmesinde sadece cinselliğin ele alınması, eksik ve yetersiz olacaktır" denildi.
'En önemli sorunu cinsel suç ve suçlunun tıbbileştirilmesidir'
Açıklamada, yönetmeliğin en önemli sorununun cinsel suç ve suçlunun tıbbileştirilmesi olduğu belirtilerek, cinsel suçların faili olan bireylerin ruhsal bozukluğunun olduğu varsayımının doğru olmadığına dikkat çekildi.
‘Cinsel dokunulmazlık bilimsel standartlarla belirlenir’
Ruhsal rahatsızlığı olan kişilerin, cinsel dokunulmazlığa yönelik bir suç işlemesi halinde hekimliğin evrensel değerleri ve tıbbın bilimsel standartlarıyla belirlendiğinin vurgulandığı açıklamada, "Tıbbi uygulamanın yapılabilmesi için, öncelikle tıbbi bir sorunun varlığı, müdahalenin gerekliliği, kişiye zarar vermemesi, kişinin yasal temsilcisinin aydınlatılmış onamının alınması ve tıbbi uygulamanın bilimsel ve kabul edilen standartlara uygun olması esastır" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada son olarak, yönetmeliğin mevcut halinin içerisinde birçok çelişki içerdiğine dikkat çekilerek, uygulamada hem insan sağlığı hem de tıbbi ilkeler açısından geri dönüşü olmayacak hasarlara yol açacağı uyarısı yapıldı.
(dc)
