İzmir’de ‘Serpil Erfındık’a Adalet’ paneli
20:28
JINHA
İZMİR – İzmir’de eski eşi tarafından katledilen Dokuz Eylül Üniversitesi araştırma görevlisi Serpil Erfındık'a adalet için yapılan panelde konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Sanem Deniz Kural, “2009 yılında Münevverin öldürülmesinden sonra kurulduk. Hangi ilde kadın cinayeti varsa adalet için orada olduk, olmaya da devam edeceğiz. Mücadelemizinde her yerde görülmesini ve artık kadınların öldürülmemesini istiyoruz" dedi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, eski eşi tarafından katledilen Dokuz Eylül Üniversitesi araştırma görevlisi Serpil Erfındık'a adalet için Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Eğitim Fakültesi Konferans Salonu'nda panel düzenledi. Serpil Erfındık'ın ailesi ve öğrencilerinin katıldığı panele Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Sanem Deniz Kural, platform avukatı Perihan Kayadelen ve Dokuz Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Özlem Duva konuşmacı olarak katıldı. Panelde konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Sanem Deniz Kural, Serpil Efındık’ın koruma altındayken öldürüldüğünü hatırlatarak, kadın cinayetleriyle mücadele için çalmadıkları kapının kalmadığını ifade etti. Kadın katliamlarının ve bu katliama sebep olanların en ağır şekilde ceza alması için mücadele ettiklerini anlatan Sanem, "2009 yılında Münevverin öldürülmesinden sonra kurulduk. Hangi ilde kadın cinayeti varsa adalet için orada olduk, olmaya da devam edeceğiz. Mücadelemizinde her yerde görülmesini ve artık kadınların öldürülmemesini istiyoruz" diyerek amaçlarından bahsetti.
'Kadınlar koruma yasasına rağmen korunmuyor'
Koruma kanununun çıkması için ciddi bir mücadele verdiklerini belirten Sanem, verdikleri mücadele sonrası yasanın çıktığını ekledi. Yasanın çıkmasını çok önemsediklerinin altını çizen Sanem, "Bu yasayla kadınlar çok iyi korunabilir. Bunun için bir irade gerekiyor. Polise giden kadın 'Kocandır, severde döverde' cümlesiyle karşılaşıyor. Kadınlar koruma yasasına rağmen korunmuyor. Kadınları korumak isteyen bir irade yok. Koruma kanunun kayıt üzerinde kalıyor" diyerek toplumu kadın cinayetleri için mücadeleye çağırdı.
‘Polisin ikna çabalarına aldırış etmeyin’
Ardından konuşan platform avukatı Perihan Kayadelen ise, kadınların şiddet görmeleri halinde derhal şikayette bulunmaya çağırarak, şikayete giden kadının polislerin ikna çabalarına aldırış etmeden şikayetinde ısrarcı olması gerektiğine vurgu yaptı. Şikayete giden kişinin yanında birini daha götürmesini de öneren Perihan, "Bu durumlarda kolluk kuvvetleri görevini yapmayabiliyor. Daha sonra görevini yapmayan memur hakkında işlem yapılması için şahit şart" dedi. Koruma kanunu sonrasında kadınların sığınma evlerine de gönderildiğini ifade eden Perihan, ancak sığınma evlerinde de yer olmamasını bahane gösteren görevlilerin kadınları evden çıkarma çabası içinde olduklarını söyledi. Koruma kanunun ihlal edilmesi halinde Aile Mahkemesi’ne başvurulduğunu ve bu başvuru sonrasında kişi hakkında 2 veya 5 günlük hapis cezasının verildiğini belirten Perihan, bu durumun artarak devam etmesi halinde ise sadece 6 aylık hapis cezası verildiğine dikkat çekti. Kadın cinayetlerinde sanıkların iyi hal indirimi aldığını ve sürekli olarak tahrik indirimde bulunma çabası içinde olduklarını ekleyen Perihan, bunların önüne geçmek için mücadele içinde olduklarını kaydetti.
'Yapılanlar asla unutulmamalı...'
Eril zihniyetin kendisi dışında kalanları dışlaması sonucunda kadın cinayetlerinin ortaya çıktığını söyleyen Dokuz Eylül Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Özlem Duva, "İnsanlık tarihi boyunca kadınlar hep zayıf gösterildi ve toplum buna göre şekillendi. Tarım sonrasi dönemde ise kadınların cinseyeti bir günah olarak değerlendirildi" dedi. Medyada ise kadınların sadece güzellik ve annelik rolleri üzerinde işlendiğine dikkat çeken Özlem, kadınların diğer özellikleri yok sayıldığını ve ayrımcı bir bakışın topluma dayatıldığını söyledi. Eril zihniyetle mücadelenin sadece hukukla sınırlı kalmaması gerektiğini ekleyen Özlem, "Mağdurla sanık aynı yerde yüz yüze getiriliyor. Burada mağdur bir kez daha yaşadıklarını hatırlıyor. Bu zihniyetle mücadele edilmeli, yapılanlar asla unutulmamalı".
(pi/mg)

