Faqiyê Teyran yüzyıllara rağmen tarihe ışık tutuyor
11:05
Berivan Sümer-Seren Sezen/JINHA
WAN - Kürt Edebiyat tarihinde çok önemli bir yere sahip olan şair ve İslam Âlimi Faqiyê Teyran’ın, yaşadığı ve türbesinin bulunduğu Kartal (Werezüs) köyü, her sene bahar ve yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Faqiyê Teyran’ın köyünde yaşayan 80 yaşındaki Rahime Ürtek, "Faqiyê Teyran'ı ne kadar anlatsam eksik kalır. O Kürtlerin önemli şahsiyetlerindendir. Buraya gelen her ziyaretçiye onu uzun uzun bıkmadan anlatırım. Faqiyê Teyran gibi önemli bir kişiliği gençlerimiz bilmeden yaşamamalı" dedi.
Kürt tarihinde edebi yönüyle gönüllerde kalıcı bir iz bırakan "güvercinlerin dostu" İslam âlimi Faqiyê Teyran, ölümün 500 yıl sonrasında dahi hala hatırlanıyor. Van'ın Bahçesaray ilçesine bağlı Kartal (Werezüs) Köyü’nde bulunan türbesine baharın gelmesiyle beraber, güvercinlerin dostu Feqiyê Teyran'ın türbesine doğru insan seli başladı. 1563-1641 yılları arasında yaşamış olan ve diğer eski Kürt şairler gibi İslam âlimi olan Faqiyê Teyran, Kürt Edebiyatı’nda önemli bir yere sahip olmakla birlikte günümüze kadar gelen yazılı eserleriyle, tarihe ışık tutuyor. Kürt Edebiyatı’nın genelde sözlü eserlerden olan stran, efsane ve masallarına tutunarak yok edilen yazılı tarihi, Faqiyê Teyran’ın edebiyatı sayesinde bir nebze yazılı tarih sayesinde Kürt kültürünün tarihsel geçmişinin kanıtını ortaya koyuyor. Baharın gelmesiyle beraber, bülbüllerin cıvıltısıyla adeta huzurun cenneti manzarasına bürünen Faqiyê Teyran’ın türbesine her gün onlarca kişinin ziyarette bulunduğunu söyleyen köyün en yaşlı kadını olan 80 yaşındaki Rahime Ürtek, "Faqiyê Teyran'ı ne kadar anlatsam eksik kalır. O Kürtlerin önemli şahsiyetlerindendir. Buraya gelen her ziyaretçiye onu uzun uzun bıkmadan anlatırım. Faqiyê Teyran gibi önemli bir kişiliği gençlerimiz bilmeden yaşamamalı" şeklinde konuştu.
Tabiat anlatıcısı: Faqiyê Teyran
Asıl adı Muhammet olan ve İslam tarihinde de kuşkusuz sarsılmaz bir yere sahip olan Faqiyê Teyran, hikâyelerinde de birçok efsaneye yer verildiğini dile getiren Rahime nine, "Faqiyê Teyran kuşlarla konuşabiliyordu. Onun hakkında atalarımızdan kalan birçok sözlü tarih kaldı. Biz de genç kuşaklara aktararak bu tarihin yok olmamasını istiyoruz. Onunla ilgili en önemli bilgi ise, kuşlarla konuşabilmesidir " diye belirtti. Faqiyê Teyran'ın tabiat anlatıcısı olduğunu ifade eden Rahime nine, "O, kuşların dilinden kuşlara seslenmiş, onlarla kendini bir tutarmış. Derler ki, şu Küre-i Arzda kuşların diline vakıf olmuş bir Hz. Süleyman vardır bir de Faqiyê Teyran vardır” ifadesinde bulundu.
‘Torunlarımı Faqiyê Teyran’ın hikâyeleriyle büyüttüm’
Torunlarını Faqiyê Teyran'ın hikayeleriyle büyüttüğünü söyleyen Rahime nine, "O öyle bir şahıstır ki, onunla ilgili ne biliyorsak yanımıza kardır. En büyük okul, Faqiyê Teyran ahlakıyla yetişmektir. Bundan daha ötesi olur mu? Doğayla barışık, iyiliğin ve güzelliğin ardından giden kişiyi anlatmayayım da kimi anlatayım? Ömrüm yetinceye kadar onun hikayelerini buraya ziyarete gelen herkese anlatacağım. Onu unutmak ve unutturmak, Kürt halkı için büyük utançtır" diye konuştu.
'Onun her adımı bir derstir bize'
Faqiyê Teyran’ın hikâyelerinin yıllar sonra bile ders verir nitelikte olduğunu belirten Rahime, günümüzde pekte benzerine rastlanmayacak türden bir olaya değinerek, "Hikâyede Faqiyê Teyran Allah’a ve kul hakkına çok değer verirdi. Faqiyê Teyran bir dönem Cizre’ye gitmiş ve orada âlimlik yapmış. Faqiyê Teyran, Cizre’nin bir köyüne inmiş ve orada bir elma bulmuş, elmanın bir parçasını yemiş. Sonra elmayı sahibinin izni olmadan yediğine pişman olmuş ve aramış taramış elma ağacının sahibini bulmuş. Sonra bu adamdan helallik istemiş, ‘hakkını helal et bana ben elmandan bir parça yedim ve bilmiyordum’ demiş. Adam da ‘benim tanıdığım biri var kör, sağır, dilsiz eğer onunla evlenirsen o zaman sana hakkımı helal ederim’ demiş. Sonra evlenmişler hakkını helal etsin diye. Faqiyê Teyran hakka bu kadar değer veren ulu bir insanmış” dedi.
‘Faqiyê Teyran yıllar sonra bile bize ışık oluyor’
Faqiyê Teyran’ın şair yönünden çok İslam alimliğine değinen Rahime, sık sık Allah’a olan bağlılığından bahsederek, günümüzde Kürtlerin tarih kokan alimlerine karşı yeterli duyarlılığı sağlamadığından ve kendi kültürüne sahip olmadığından yakındı. Köyün hala Faqiyê Teyran’ın izleriyle dolu olduğunu söyleyen Rahime, “Bu büyük insan yıllar sonra bile bize yol gösteriyor ışık oluyor” diyerek Faqiyê Teyran’ın yıllar sonra bile yaşatıldığının vurgusunu yapıyor. Rahime, "Vakti zamanında Faqiyê Teyran’ın etrafında çok fazla hain varmış. Bu ulu insan bunca kötülüğü hainliği ibadetiyle, Allah’a olan bağlılığıyla yok etti. Onun hikâyelerinin bugün bizlere yol gösteriyor olmasının en büyük nedeni bu bağlılıktır” sözlerini ifade etti.
‘Faqiyê Teyran’ın hikayelerini nesilden nesile aktarmalıyız’
Rahime, “Faqiyê Teyran çok şeyler görmüş ve yaşamış, en son vefat zamanı geldiğinde ise, ‘Allah’ın emriyle köylülerim gelip beni alıp götürecek, beni burada bırakmayacaklar’ demiş ve iki tabut hazırlanmasını istemiş. Vefat ettiğinde bu iki tabut hazırlanıp içine konulmuş. Buradaki halka haber salınmış cenazeyi almak için, gitmişler. İki tabut olduğu için ikisine de taşımışlar ikisi de ağırmış. Birini getirmişler biri de orada kalmış, diğer tabut hala ordadır” diyerek, bu topraklar için çok önemli bir kişinin hikâyesini nesilden nesile aktarmanın gururunu yaşadığını belirtti.
(bs-ss/zd/mg)

