Korucuların kaçırdığı genç kadından kadın örgütlerine çağrı!

09:58

Banu YILDIZ/JINHA


AMED- Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde, 5 korucunun ailesi ile birlikte yaşadığı eve baskın yapıp, kaçırmak istedikleri 24 yaşındaki Nurcan Gülsever’in daha önce de kaçırıldığı ortaya çıktı. Bismil’de 9 Ekim 2013 tarihinde korucular tarafından silah zoruyla kaçırılan ve adalet arayışını sürdüren 24 yaşındaki Nurcan, korucular tarafından alıkonulduğu 6 günü gözyaşları içinde anlatarak, “Kadın kurumları ile hukukçuların desteğini bekliyorum. Artık Rahat uyumak istiyorum. Her an her yerde çıkacaklar diye korkuyorum” dedi.


Diyarbakır'ın Bismil İlçesi’nin Şentepe Mahallesi’nde ikamet eden 24 yaşındaki Nurcan Gülsever isimli genç kadını kaçırmak isteyen 5 korucu baba Faik Gülsever tarafından engellendi. Faik Gülsever'in evine, mutfak penceresinde bulunan parmaklıkları keserek içeri giren korucular, genç kadını yatağından alarak zorla kaçırmak istemeleri üzerine yaşanan gürültüden uyanan baba Faik, tabancasıyla kızını kaçırmak isteyenlere ateş açtı. Faik’in ateş etmesiyle korucular yanlarında taşıdıkları kalaşnikof silahlarla karşılık verdi. Bunun üzerine baba ve korucular arasında çatışma yaşandı. Çıkan çatışmada baba Faik Gülsever karnına aldığı kurşunla yaralanırken, Nasır Kaplan ve Şener Kaplan isimli korucularda vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla yaralandı. Yaşanan bu çatışma üzerine korucular genç kadını bırakarak evden kaçarak uzaklaştı.  Yaralanan baba Faik, olay sonrası Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yoğun bakım ünitesine kaldırılırken yaralı iki korucunun ise Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi altına alındı.

‘Daha öncede kaçırılarak 6 gün alıkonulmuş!


Bismil’de 9 Ekim 2013 tarihinde korucular tarafından silah zoruyla kaçırılan ve adalet arayışını sürdüren 24 yaşındaki Nurcan, korucular tarafından alıkonulduğu 6 günü gözyaşları içinde anlattı. Kurban Bayramı’na bir hafta kala ehliyet kursuna giderken babasının araması üzerine tekrar eve döndüğü sırada adını sonradan öğrendiği Hebun Sevimli adlı bir çocuğun kendisine adres sorduğunu ve yardımcı olurken 5 korucu tarafından silah zoruyla kaçırıldığını belirten Nurcan, “Genç bir çocuk ‘Abla kayboldum Akpınar Mahallesi nerede?’ diye sordu. Aradığı mahallenin burası olmadığını söyleyince kendisini camiye götürmemi istedi. Yardımcı olmak için çocukla beraber yürüdüm. Yukarıdan gelen bir araba durdu ve ‘Hebun kızı itekle’ demesinin üzerine çocuk beni arabanın içine doğru itekledi. O sırada düştüm, bir taraftan da arabanın içerisinde bulunan 5 kişi beni içeri doğru çekiştiriyordu. Ben düştükten sonra koşmaya başladım. Araçtan inen dört kişi saçlarımdan çekerek beni araca zorla bindirdi” dedi.


‘Kafama silah dayadılar’


Kaçırıldığı sırada korucuların kafasına silah dayadığını söyleyen Nurcan“Biri kafama silah dayamıştı o sıra burnumun kanadığını fark ettim. Astım hastası olduğum için çantamdan ilacımı çıkarıp kullandım. Tabi o arada zorla cinsel ilişkiye girip beni öldürüp atacaklarını düşündüm. Araç içerisinde ilerlerken ‘babasına haber verelim mi?’ diye bir telefon geldi onlara. Ben bunun üzerine sadece babamla bir husumetleri olduklarını düşünüp biraz rahatladım. Sonra Bismil’e bağlı Eliaçık Köyü’nde bir eve götürdüler beni, yaşlı bir adam ‘kızı getirdiniz mi?’ diye sordu. Sonra kim olduğunu sonradan öğrendiğim Mehmet Nasır Kaplan, ‘Seni kendime kaçırdım’ dedi. Babam yaşında bir adam. Sürekli kendime ‘Bu bir kabus ve uyanacaksın’ diyordum. Ancak bu kabus günlerce sürdü” sözlerini ifade etti.


‘Beni sürükleyerek başka bir eve götürdüler’


Götürüldüğü evde yaşadığı şiddeti ve hakaretleri anlatan Nurcan korucular tarafından kaçırıldığını burada öğrendiğini belirttiği konuşmasında, Mehmet Nasır Kaplan adlı korucunun yine kendisi gibi korucu olan abisi Latif Kaplan’ın kendisini ailesine teslim edeceğine ilişkin söz verdiğini belirtti. Nurcan korucu Latif Kaplan’ın odanın anahtarını kendisine vererek, kapıyı kilitlemesini ve kendisi gelmeden kimseye kapıyı açmamasını söylemesinin ardından Kaplan kardeşlerin dışarıda tartıştıklarını ve Mehmet Nasır Kaplan’ın havaya ateş açtığını pencereden gördüğünü anlattı. Kaçırıldığının ikinci günü elleri ve gözleri bağlı bir şekilde sürüklenerek bir başka eve götürüldüğünü dile getiren NURCAN  “Sabah saat 04.30 sıralarında odanın kapısı kırıldı. Mafuz adlı abisi gelerek kendilerini Latif’in gönderdiğini ve babamın beni beklediğini söyledi. İnanmadığım için Latif gelmeden çıkmayacağımı söyledim. Mafuz adlı kişi saçlarımdan tutup beni çekti” diye belirtti.


‘Senin bunlardan kurtuluşun çok zor!’


Mehmet Nasır Kaplan’ın halasının da aralarında bulunduğu birkaç kişinin kendisini zorla Diyarbakır eski yolda bir eve götürdüklerini belirten Nurcan, “Sonradan pencereden gördüm evin karşısında bir ziyaret vardı. Kapıdan içeri girince evin hanımının yanına koştum, abla beni zorla kaçırdılar. Babam gelecekmiş doğru mu diye sordum. Sonra herkes gitti evin adamı annesini de zorla evden çıkardı. Herkes evden çıkınca adam zorla benimle beraber olmaya çalıştı, yüzünü tırnakladım. Balkona kaçtım adam da arkamdan geldi orada boğuşmaya devam ettik. Saat 06.00 gibi evin kadınlarının gelmesinin üzerine adam beni bıraktı. Evin kadınlarından yardım istememe rağmen kimse yardımcı olmadı. Yardım ederlerse kendilerinin de başının belaya gireceğini söyleyen kadınlardan biri ‘sen bunların kim olduğunu biliyor musun? Xemoi  Xeyderliz’in (Haydarlı Hemo) yeğenidir. Senin bunlardan kurtuluşun çok zor. 3 yıl önce de birini alıp götürdüler’ diyerek, daha fazla uzatmadan güzellikle yaklaşmamı söylediler. Böyle bir durumda nasıl güzellikle yaklaşabilirim. Mümkün olsa adamı tırnaklarımla parçalayacağım. Kadınlardan birinin ‘Bende bunlardan ekmek yiyorum bu yüzden sana yardımcı olamam. Ama fırsatını bulursan kaç’ dedi. Kaçabilecek bir şansımın olmadığını söyledim” diye ifade etti. 


‘Ölümle tehdit edildim’


Zorla tutulduğu 6 gün boyunca hakaretlere maruz kaldığını dile getiren Nurcan korucuların sıkça kendisine babasının rızası olduğu ve ailesinin kendisini istemediği yönünde çelişkili iddialarda bulunduğunu da söyledi. Üçüncü gün öğlen saatlerinde ev sahibi adamın evdekileri dışarı çıkararak kendisiyle özel olarak konuşmak istediğini, babasının imam nikahı kıyılması istediğini söylemesinin ardından “göğsünü aç seninle işim olacak” diyerek kendisine tacizde bulunması karşısında boğuştuklarını ve ev sahibi kadının içeri girerek tepki gösterdiğini anlattı. Kuma olarak alınmak istendiği Mehmet Nasır Kaplan tarafından defalarca ölümle tehdit edildiğini belirten Nurcan, polis baskını olacağı yönünde haber gelmesinin üzerine üçüncü gün tutulduğu evden bir başka eve kaçırıldığının da altını çizdiği konuşmasında, “Ateş üstündeydiler” ifadesini kullandı. Nurcan, Mehmet Nasır Kaplan’ın halasının kızının evine götürülürken yolda arama yapan jandarmanın kendi araçlarını durdurmadığına ve Mehmet Nasır Kaplan’ın fotoğrafının bulunduğu yaklaşık 10 kimlik olduğuna da dikkat çekti.


‘İntihara teşebbüs ettim’


Son olarak götürüldüğü evin sahibi olan adamın kendisine yardımcı olmaya çalıştığını ifade eden Nurcan bir gece kaldığı bu evde intihara teşebbüs ettiğini ve mide kanaması geçirdiğini anlattı. Mide kanaması geçirdiği sırada ev sahibi adamın tüm ısrarına rağmen hastaneye götürülmediğini aktaran Nurcan, korucuların kendisini Bismil emniyetine teslim ettiği günü ise, “Beni kaçıran Mehmet Nasır Kaplan saçımdan sürükleyerek beni arka kapıdan çıkarmaya çalıştı. O sırada Latif yanında birkaç kişiyle kapıyı açarak beni bırakmalarını istedi. Latif, ‘Ankara’dan haber geldi, bu kızın akrabaları durmuyor yerinde bu kız gidecek’ dedi. Mehmet ve Latif Kaplan kardeşler, ‘Gördün değil mi korucuları? Neler yapabileceğimi biliyorsun. Sen şikayeti geri çekeceksin. Kimseyi gördüğünü söylemeyeceksin. Sen çalışıyordun, ben senin müşterindim kendi isteğinle arabaya binerek kaçtın sonra pişman olup geri döndüğünü söyleyeceksin. Benim eniştem ile emniyet müdürünün arası çok iyi yoksa ben seni emniyetin içinden de alırım. Savcısı da benim hakimi de benim ben yine sana yapacağımı yapacağım. Mecburen kabul ettim. Beni götürürlerken yolda Latif bana, beni Işıklı Köyü’nde çeşmenin yanında gördüklerini ve öyle alıp getirdiklerini söylememi istedi” diye anlattı.


‘Rahat uyumak istiyorum’


Korucular tarafından 6 gün alıkonulduktan sonra yine korucular tarafından getirildiği emniyette korucuların istedikleri ifadeyi verdiğini söyleyen Nurcan, yaşadıkları karşısında en büyük destekçisinin ailesi olduğunu belirtti. Nurcan, korucuların ceza alması için hukuki mücadelesini yürüteceğini ve kadın kurumları ile hukukçuların desteğini beklediğini belirttiği konuşmasında, “Rahat uyumak istiyorum. Her an her yerde çıkacaklar diye korkuyorum” dedi.


‘Devletin silahı ile kızımı kaçırdılar!’


Kızı N.G.’yi kaçıranların kirveleri olduğunu belirten baba Faik Gülseven, “Kızımı devletin silahı ile kaçıran korucular 6 gün boyunca kızıma işkence yapmışlardır. Kızımın kaçırıldığı 6 gün bize cehennem oldu” ifadesini kullandı. Kızının kaçırılmasının ardından ilgili yerlere şikayette bulunduğunu belirten baba Faikm, İçişleri Bakanı Muammer Güler ile görüştüğünü de söyleyerek, “Muammer Güler devreye girdi. Bu korucular kendi istekleri ile getirmediler. Muammer Güler’in emniyet müdürüne ve kaymakama talimatı üzerine kızım getirildi” diye aktardı. Ambar Karakol Komutanı Ergin Erkış’ın da kızının korucular tarafından kaçırıldığına dair bilgi sahibi olduğunu ileri süren baba Faik, “Kızımın kaçırıldığı gece ben Tahsin Aslan’ın evindeydim. Karakol komutanı Tahsin’i aramasına tanık oldum. Ambar Karakol Komutanı Ergin Erkış, ‘Biz aramaya geliyoruz. Haberiniz olsun’ dedi. Ambar Karakol Komutanı Tahsin Erkış’tan şikayetçiyim. Hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istiyorum” diye konuştu.


Babadan delil isteyen savcıya tepki!


Ambar Jandarma Karakol’undan bir görevlinin olaydan sonra Mart ayında kızı Nurcan’ı kaçıran korucu Mehmet Nasır Aslan ile komutan Ergin Erkış’ın karakolda çay içtiklerini söylediğini aktaran baba Faik, “Böyle bir konuda araması bulunan birini bir karakol komutanı makamına çağırıp çay içerse ben ne yapabilirim?” diye sordu. “Devletin yetkilisi, araması olan birini yanına çağırıyor ancak çay kahve içiyor. Bu komutanın rüşvet aldığı anlamına geliyor” diye sözlerini sürdüren baba Faik, bir baba olarak konunun takipçisi olacağının altını çizdi. Ambar Jandarma Karakolu Komutanı Ergin Erkış’ın tutumuna ilişkin aynı karakoldaki askerlerin ifadelerinin Bismil Savcısı Yavuz Altun tarafından dikkate alınmadığını ifade eden Faik, kızının kaçırıldığına ilişkin savcının kendisinden delil istemesine de tepki gösterdi. Baba Faik, davadan vazgeçmeleri karşısında korucular tarafından kendilerine para ödeneceği yönünde duyumlar aldıklarını da dile getirerek, “Ben kızımın şerefini, haysiyetini satmam” ifadesini kullandı. Baba Faik, devlet yetkililerinin kadın sorunu karşısında duyarlı olması gerektiğini vurguladığı konuşmasında, koruculuk sisteminin kaldırılmasını istedi. Olayın ardından korucuların silahlarının alındığı söylendiğini ancak böyle bir şeyin olmadığını söyledi.


(zd/mg)