Eskici kafe kapitalist moderniteye isyan ediyor

08:26

 


JINHA


WAN - Sanat Sokağı'nda bulunan ve kapitalist modernitenin yarattığı mekânlara karşı farklı alternatifler oluşturan Eskici Kafe, Van halkının özellikle öğrencilerin ve sanatçıların oldukça ilgisini çekiyor. Kafenin sahibi Mikail Haskan, insanların kafeye gelmelerinin en önemli nedenlerinden birinin burada samimiyeti bulmaları olduğunu söylüyor. Eskici, müzik, şiir dinletileriyle, şark köşesiyle misafirlerini ağırlıyor.


Günümüzde kapitalizmin kirli yüzüyle her gün daha fazla karşılaşan ve kapitalist modernitenin içinde biraz daha eriyen büyükşehirlerde ve metropollerde yaşayan insanlar, gün geçtikçe aynı sistemin devamcısı haline gelmekte. Van'da da aynı sistem içerisinde sürdürülen yaşamın içinde kültürel zenginliklerin yaşatılması için büyük çaba gösteriliyor. Kapitalist modernite ile birlikte kök salan kafeleşme kültürü Van'da da sürdürülürken, insanlar eğlence ve dinlenme alanlarında alternatifsiz bırakılmak, insan ilişkilerinden uzaklaştırılıp yoz kültürün bir parçası yapılmak istenmekte. Bu kültürün bir parçası olmak istemeyen ve bir kafe açarak yeni bir alternatif yaratan Mikail Haskan, Van Sanat Sokağı'nda açtığı "Eskici" adlı kafeyle birçok kesimin odağı. Mikail, alışılmışın dışında ve zor şartlarla yarattığı kafenin bu kadar dikkat çekiyor olmasını kafenin yarattığı samimi havaya ve insanlar arasındaki ilişkiyi güçlendirmesine bağlıyor. Kafe, içinde barındırdığı güvercin kafesi, şark köşesi, sinevizyon gösterimleri ve bütün eşyaların komün bir şekilde getirilmiş olması Van halkının, özellikle öğrenci ve sanatçıların ilgi odağı oluyor.


'Sisteme karşı isyanımdır bu kafe'


Kafenin açılışını ve açmaktaki amacı anlatan Mikail, kapitalist sisteme karşı isyanının bu kafe olduğunu belirtti. Hep böyle bir kafe kurmayı hayal ettiğini söyleyen Mikail, kafenin yoz kültürle, kapitalizmin izlerini taşıyan diğer kafelerle savaş halinde olduğuna işaret etti. Kafeyi gören insanların kendilerine "marjinal" dediklerini belirten Mikail, "Biz farklı olacağız. Farklılıklarla güzeliz" dedi. Kafede bulunan güvercin kulübesindeki "Kredi Yurtlar Kurumu" ve "Rektörlük" yazısına dikkat çeken Mikail, bu ironiyle yurt öğrencilerine ve yurt yaşamına atıfta bulunduğunu belirtti.


'İnsanlar burada samimiyeti buluyor'


İnsanların kafeye gelmelerinin en önemli nedenlerinden birinin burada samimiyeti bulmaları olduğunu belirten Mikail, "Burada insan ilişkileri daha ciddi, sağlam bir şekilde ilerliyor. Bu da beni çok mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Kafenin ismini Kürtçe ismiyle fazla bilinmediğini belirten Mikail, "Ben isterim ki 'Eskici' yerine 'Kevnefroş' denilsin. Adisyonlarımız da yine kendi ellerimizle yapıyoruz ve çok dilde yazıyoruz. Adisyonlarımızda Kürtçe ve Türkçe şiirler yazıyoruz. Bütün dillerde güvercinin anlamını yazdık. Ayrıca kafemizde müzik dinletileri, ölü ozanlar şiir geceleri de gerçekleştiriyoruz" dedi.


'Sanat sokağında sanat adına hiçbir şey yok'


"Van'da kafe kültürü yok" cümlesini çok irdelediğini belirten Mikail, "Bu cümleyi, kafe kültürünin ne demek olduğunu çok düşündüm. Aslında sevmediğim bir cümledir. Kafe, bir kültürse hani kültür? Birkaç sandalye, masa atıp yerlerin temizlenmesi değildir. Bir şark köşesinde dengbêjler gelip orada stranlarını okuyamıyorsa hiçbir anlamı yoktur. Eğer bir film afişi asılmışsa ve bu film oynatılmıyorsa ya da müzisyenler gidip geliyorsa ve hiç şarkı söylemiyorlarsa, yoz bir yaşam oluyorsa bence o bir kültür değildir" ifadelerine yer verdi. Kafenin bulunduğu sokağın "Sanat Sokağı" olduğuna fakat sanat adına hiçbir şey olmadığına işaret eden Mikail, bunu sanata karşı "saygısızlık" olarak değerlendirdiğini belirtti. Sanatın olmadığı bir ülkede sanat sokağından bahsetmenin yersiz olacağını vurgulayan Mikail, "Sanatı ve sanatçıyı korumak, çok yüce bir duygudur. Elimden geldiğince direneceğim, direneceğiz, direnmeliyiz" şeklinde konuştu.


(bs-ss/gk/