HDP-HDK: Kadın katliamlarını seyretmeyeceğiz!
12:38
JINHA
HABER MERKEZİ – Türkiye’de 2014 yılının ilk 3,5 ayında 54 kadının katledildiğine dikkat çeken HDK-HDP Kadın Meclisi, “Artık yeter! Katliam boyutuna varan kadın cinayetlerini seyretmeyeceğiz” dedi.
HDK-HDP Kadın Meclisi, katliamlarına yönelik yazılı açıklama yaptı. 2014 yılının ilk 3,5 ayında erkek şiddetinin en az 54 kadını katlettiği kaydedilen açıklamada, “7 Nisan 2014’ten sonra bu sayıya, yaşamdan koparılan 7 kadının ismi daha eklendi. Balıkesir’de yaşayan Name Yıldırım (33) 7 Nisan günü eşi Hasan Erkan Yıldırım tarafından boğularak öldürülürken, bir gün sonra da Zonguldak Ereğli’de Durukan Akcan eşi ve kayınvalidesini av tüfeğiyle vurdu. Bir gün sonra Bursa’da Doğan F. bir avukatlık bürosunda sekreter olarak çalışan Emine Ebren’i öldürdükten sonra intihar etti. Geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günleri de kadın cinayetleri halkasına 2 yeni cinayet daha eklendi” denildi.
11 günde 11 kadın katledildi
Sadece Nisan ayının ilk 11 gününde, erkek arkadaşları, eşleri, ağabeyleri, babaları ya da akrabalarının şiddetiyle 11 kadının yaşamını yitirdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Birçok kadın da maruz kaldıkları şiddet nedeniyle ağır yaralandı. Bursa’da 2 Nisan günü eşi tarafından başından vurularak yol kenarına bırakılan 45 yaşındaki E.K. İnegöl Devlet Hastanesi’nde 12 gündür yaşam mücadelesi veriyor. Tuzla’da 4 Nisan günü boşandığı eşi tarafından sokak ortasında üzerine benzin dökülüp yakılan G.G. yoğun bakımda. İzmir ’de 9 Nisan günü boşanma davası açmak istediği için eşi tarafından burnu kırılan A.A’nın tedavisi ise sürüyor” sözleri ifade edildi.
‘Hükümet katliamları seyrediyor’
Kadına yönelik şiddetin yüzde 1400 arttığı, her gün yaklaşık 5 kadının erkekler tarafından katledildiği ifade edilen açıklamada, “Herhangi bir aidiyetten, politik görüşten, toplumsal kesimden günde 5 insanın öldürülüyorsa, bunun adına ‘katliam ve kırım’ denir. Oysa, kadınların beşer onar öldürülmeleri, öldürülmedilerse korku ve işkence dolu bir hayata mahkum edilmeleri, hükümet politikalarıyla adeta teşvik ediliyor, en hafif deyimle sadece seyrediliyor. ‘Kadına Şiddetle mücadelede en etkin yasaları biz yaptık’ diyen hükümet reklamlarının aksine, 6284 sayılı yasa, Meclis sürecinde, kadın örgütlerinin önerilerinden uzaklaştırılarak, kadınlar lehine olan en mühim noktaları kırpılmış idi. 8 Mart 2012’de kadınlara hediye gibi sunulan yasa, hem taslaktan ayıklanan maddeler, hem hükümetin kadınlara karşı ayrımcı politikalarıyla, kadını değil, aileyi koruyan, şiddeti cinsiyetsizleştiren bir rol oynadı” diye kaydedildi.
‘Kadını koruyan bir sistem yok’
“Yasa, koruma kararı alınırken ‘hızlı ve etkin’ olma şartı getiriyor ama mahkemeler halen delil şartı arıyor ve kadının somut ihtiyaçlarıyla ilgisi olmayan kalıp kararlar veriliyor” sözleri ifade edilen açıklamada, “Kararın saldırgana tebliğine kadar geçen uzun sürede, kadını koruyan bir sistem yok. Polis ise bildiğimiz polis. Kadın, çoğu yerde ‘koruma kararına gerek yok’ diyen ‘karar verici’ polislerle karşı karşıya geliyor. Koruma Yönetmeliğine göre, şiddet gören, fiziki veya sözlü tacize uğrayan kadına devlet tarafından verilen korumanın masraflarını kadınlar karşılamak zorunda. Durum bu, paran kadar koruma” diye belirtild.
‘Artık yeter!’
“Artık yeter! Katliam boyutuna varan kadın cinayetlerini seyretmeyeceğiz” sözlerinin yer aldığı açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
“Biz kadınlar, gerçek ve kamusal koruma istiyoruz. Kadın cinayetlerini ve kadına şiddeti önlemek için çalışan bir Kadın Bakanlığı istiyoruz. Kadına yönelen, cinsiyet kimliği veya cinsel yönelimi sebebiyle işlenen cinayetlerin ağırlaştırılmış cinayet olarak nitelenmeli, haksız tahrik ve iyi hal indirimi kaldırılmalı, kadın cinayetleri af kapsamına alınmamalıdır. Cinsiyete dayalı her türlü suçun yargılamasında, kadın örgütlerinin davaya müdahil olmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı, yeterli sayıda Kadın Sığınağı ve Danışma/Dayanışma Merkezleri açılmalı, bu merkezlerin yönetimi ve denetiminde kadın örgütlerinin yönlendiriciliği esas olmalıdır.”
(mg)

