Çatışmada katledilen PKK’li aile bireylerine tazminat davası

09:42



Sarya Gözüoğlu/JINHA


AMED -  Siirt kırsalında 2010 yılında çıkan çatışmada yaşamını yitiren PKK gerillaları Filiz Tabu, Ali Aksu ve Tuncay Daşdemir şahsında, tüm aile bireylerine açılan 60 bin TL'lik tazminat davasına ilişkin konuşan Filiz Tabu'nun annesi Fayime Tabu, "Kızımın gözleri önünde köyünü yaktılar. İnsanları gözlerinin önünde öldürdüler. Biz mi gönderdik onu dağa? Hayır, devlet gönderdi. O, devletin katliamlarına şahit olduğu için gitti. Şimdi biz kime dava açalım. Benim çocuğumu katleden devlet bana nasıl dava açar" şeklinde tepkisini dile getirdi.


Siirt'in Eruh ilçesinde15 Ağustos 2010 yılında  Emniyet Amirliği'ne düzenlenen eylemde yaşamını yitiren 3 HPG gerillası Filiz Tabu (Silav )Ali Aksu (Serdem) Tuncay Taşdemir (Kendal) şahsında, hükümet tarafından tüm aile bireylerine 60 bin TL'lik tazminat davası açıldı. Hükümetin operasyon sırasında kullanılan askeri malzemeler ve ölen özel harekat timlerinin maaşlarını  baz alınarak açtığı davaya tepki gösteren PKK'li aileler ise verilen para cezası karşısında şaşkına döndü.  Operasyona ilişkin her aile bireylerine tek tek dava açıldığını söyleyen Eruh'ta çatışmada  yaşamını yitiren Filiz Tabu'nun annesi Fayime Tabu, " Ailemizde yaşayan herkes adına tek tek dava açılmış. Biz evde 7 kişiyiz. Kızım Rojin 8 yaşında. Şehit Silav evden çıktığı zaman Rojin henüz doğmamıştı bile. Silav gittikten bir yıl sonra Rojin dünyaya geldi ona bile dava açılmış" diye konuştu.


'Kızım öldürüldü diye biz de devlete dava açacağız'


Bölgede yıllardır süre gelen asimilasyon ve baskıların Kürt gençlerine "silahlanmaktan"  başka çare bırakılmadığına dikkat çeken Faime,  Filiz'in operasyonda yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, "Kızımı katleden devlet şimdi de para istiyor" diye tepkisini dile getirdi.  Filiz'in jandarma kurşunuyla yaşamını yitirdiğini söyleyen Faime, aile olarak kendilerinin de hükümete dava açmaları gerektiğini söyledi. Faime, "Şimdi biz kime dava açalım? Çocuğumu katleden devlet bize dava açıyor, bu adil değil. Biz kimden isteyelim çocuğumuzu?" diye sordu.


'Silav'ı devlet dağa çıkardı'


Faime, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 22 Ekim 1993’te 16 kişi öldürüldüğü, çok sayıda ev ve işyerinin yakıldığı ve yüzlerce kişinin  göçe zorlandığı dönemde  ailece Lice'de olduklarını ve kızı Filiz'in tüm yaşananlara tanıklık ettiğini söyledi. Lice'de askerlerin sivil halka zulmettiğini  dile getiren Faime, dönemin zorunlu göç mağduru ailelerden olduğunu söyledi. Faime,"Bizi evimizden, köyümüzden ettiler. Kızımın gözleri önünde köyünü yaktılar, evini talan ettiler. Her operasyonda mutlaka köylerde birilerini öldürdüler. İnsanların kafalarını, kemiklerini kırıyorlardı. Silav'ın gözlerinin önünde babasını ahıra götürüp kaburgalarını kırdılar. Biz mi gönderdik onu dağa? Hayır devlet gönderdi. Devletin katliamlarına şahit olduğu için PKK'ye katıldı" açıklamalarında bulundu.


' Devlet polisine para ödemişse bundan bana ne'


Çocuklarının hesabını sormaları gerekirken yaşadıkları acı üzerine devletin kendilerinden hesap sorduğunu ifade eden Fayime, "Devlet polisine para ödemişse bundan bana ne? Kızım mı yaratmış bu durumu? Yüz yıldır Türk hükümeti Kürtlere bunları yaşatıyor. Polisler oraya öldürmek için gidiyorlar. Keyfi gitmiyorlar bunu herkes biliyor" vurgusunu yaptı. Açılan davaya itiraz edeceklerinin altını çizen Fayime, kendilerine benzer şekilde dava açılan ailelerin de seslerini yükseltmeleri gerektiği konusunda ailelere çağrıda bulundu.  "Onlar bize nasıl dava açtıysa, biz de onlara açacağız" diyen Fayime, "Bize dava açanlar gidip, Tansu Çillere dava açsın. Köyler yakıldığı, insanlar öldürüldüğü zaman benim kızım 8 yaşındaydı. Fakat 18 yaşındaki birinin olgunluğunu taşıyordu. Çünkü kızım zulmü ve acıyı gördü ve bu onu olgunlaştırdı.  Bizi köylerimizden sürüp metropollere sürüklemeselerdi. Bizleri Giresun'da, Çankırı'da  tekstil atölyelerine muhtaç etmeselerdi. Tüm bunlara rağmen yine onlar bizi vurmaya çalışıyor" şeklinde konuştu.


'Ölümler durdun diyorsanız asker ve polisi çekeceksiniz'


Faime, hükümet tarafından çatışmanın kesilmesi için somut adımların atılması gerektiğini ve asker ile polisin bölge halkına zulmetmesine müsaade etmemesi gerektiğinin altını çizdi. Faime son olarak, " Asker ve polislerin önlerini kessinler ve gençlerimizi öldürmeye gitmesindeler.  Ne onlar öldürsün ne de öldürülsün. Çatışmaya giden zaten ölmeyi de öldürmeyi de göze almış demektir. Hükümet buna izin vermesin" dedi.


 (sg/gk/zd)