Taybet: Acı da olsa abimin kemiklerini istiyoruz…

09:06

 


Seren SEZER / JINHA


WAN – Şırnak'ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001 tarihinde İlçe Jandarma Komutanlığı'nca çağrılan ve o günden bu yana haber alınamayan Serdar Tanış'ın kız kardeşi Taybet Tanış Ergenç, "Biz bu davanın her zaman takipçisi olacağız ve asla peşini bırakmayacağız. Biz başaramasak dahi, bizden sonra gelenler devam edecek. Tek dileğimiz, çok acı da olsa abimin kemiklerine ulaşmak" dedi.


Kapatılan Halkın Demokrasi Partisi'nin (HADEP) Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz, 25 Ocak 2001 tarihinde Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından çağırılmış, o günden bu yana ikisinden de haber alınamadı. Kaybedilen Serdar Tanış'ın kardeşi Taybet Tanış Ergenç, ağabeyinin kaybolduğu günden bu yana ailesinin yaşadığı sıkıntıları ve hukuki süreci anlattı. Van'ın Gevaş ilçesinde anasınıfı öğretmenliği yapan Taybet Tanış Ergenç, çocukluğundan aklında kalan baskınları ve ailesinin yaşadığı acıları anlatırken duygusal anlar yaşadı. Ağabeyi Serdar Tanış kaybedilmeden önce de yürüttüğü siyasi faaliyetlerden kaynaklı ilçedeki güvenlik güçlerinin sürekli olarak kendilerini tehdit ettiklerini belirten Taybet, "Ailece birçok baskı gördük. Serdar kaybolmadan önce defalarca tehdit edildik. Defalarca babamı arayıp 'Oğlunuzun bu durumdan vazgeçmesi gerekiyor. Aksi takdirde sonuçları kötü olacak' diyerek tehdit ettiler. Bu tehdidi yapan Levent Ersöz'dü. Levent Ersöz o zaman Şırnak İl Alay Komutanıydı" dedi.


'Abimi bulamayınca babamı hapse attılar'


Ağabeyinin ilçe bürosunu açarken çok fazla zorlukla karşılaştığını belirten Taybet, HADEP'in açılış zamanında partiye katılanların sayısının da az olduğunu vurguladı. Ağabeyinin ilçe bürosunu açmadan önce güvenlik güçlerinin eve baskın düzenlediğini anlatan Taybet, "O baskında evimizi resmen abluka altına aldılar. Jandarmasından tutun, çevik kuvveti, askeri, bütün güvenlik güçleri oradaydı. O zaman biz çocukları ve kadınları evin üst katına aldılar. Alt tarafta da sadece babam kaldı. Yaptıkları aramalar sırasında bebeklerin beşiklerinin içine kadar karıştırdılar fakat herhangi bir şey bulamadılar. Birini almak istiyorlardı. Onlara bir 'suçlu' gerekiyordu.  Kanepenin içine bir tane dergi atıp, bunu delil olarak göstererek babamı aylarca hapsettiler" şeklinde konuştu. Babasının hapiste olduğu süreçte ağabeyinin parti faaliyetlerine başladığını belirten Taybet, "Eve her gün birileri gelip abimi soruyordu. En son özel timden birileri gelip abimin komutanlıkça çağırıldığını ve gelmesi gerektiğini söylediler. Bunun üzerine de abim gitmeyeceğini ancak telefonla aranırsa iletişim kuracağını belirtti. Bunun üzerine abime telefon edip, 'Buyurun bir çayımızı için' dediler. Abim de bunu kabul edip gitti" sözlerine yer verdi.


'Gittikleri günden beri haber alamadık…'


Yaşananları anlatırken zor anlar yaşayan Taybet, ağabeyinin karakola yalnız gitmediğine de değinirken, aynı dönem ilçe yöneticisi olan Ebubekir Deniz'in de yalnız gitmesini istemedikleri Serdar Tanış'la gittiğine işaret etti. Abisi ve Ebubekir'in Jandarma Karakolu'na gittikleri sırada birçok kişi ile de karşılaştıklarını kaydeden Taybet, "Bindikleri taksinin şoförü onları BOTAŞ'a bırakıyor ve 'Sizi burada bekleyeyim' diyor ama abim kabul etmiyor.  Abimler böylece gidiyorlar ve bir daha da hiçbir şekilde abimden ve Ebubekir abiden haber alamadık" dedi. Olaydan sonra hukuki sürecin başladığını anlatan Taybet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurduklarını ama hiçbir sonuç alamadıklarını vurguladı. Bu olayın medyada yankılanmasının ardından birçok ilden ağabeyiyle ilgili haberler aldıklarını belirten Taybet, her arama sonrasında hüsrana uğradıklarını ifade etti.


'Kemikler abimin olsun diye her seferinde dualar ediyoruz'


Üç yıl önce Mardin'in Dargeçit ilçesinde bulunan battaniyeye sarılı kemiklere ilişkin kendilerine de Serdar Tanış olma ihtimali yönünde bilgi geldiğini ifade eden Taybet, "Mardin'deki Kerboran mezarlığında çalışan Hacı Akar, battaniyeye sarılı halde defnedilen adamı abime benzetiyor. Aradan 14 yıl geçmiş, bu bilgi üç yıl önce bize söylendi. Biz de bilgi üzerine savcılığa başvuruda bulunduk, başvurumuzdan 3 yıl sonra mezarın açılma izni çıkarıldı. Geçtiğimiz aylarda mezar açıldı ve biz ne acıdır ki 'Allah'ım inşallah abimin kemikleridir' diye dua ediyoruz ve buna seviniyoruz. Bir umut belki odur diyoruz" ifadelerini kullandı.


'Evladının kemiklerini istemek nasıl bir duygudur kim bilir?'


Bu olay sırasında ortaya çıkan bir fotoğrafın kendilerini çok etkilediğini belirten Taybet, "Bir fotoğrafta adli tıp uzmanı kafatasını eline alıyor biz o manzarayı gördükçe hem tarifi imkânsız bir acıyı yaşıyoruz, hem de bir umut,'İnşallah bu kişi abimdir' diyerek dua ediyoruz.  Ama ne yazık ki sonuç olumsuz oldu alınan kan örnekleri sonrasında ne Serdar ne de Ebubekir çıktı. Tabii o mezardan çıkan kemikler de başka bir ailenin umudu, o da faili meçhul" şeklinde konuştu. Serdar Tanış'ın kemiklerine ulaşabilmek için aramalarının hala devam ettiğini ve hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini sözlerine ekleyen Taybet, "Biz başaramasak dahi bizden sonra gelenler davamıza devam edecek ve başaracak. Tek dileğimiz, çok acı ama o kemiklere ulaşmamız. Annemin artık dökecek gözyaşı kalmadı, kadın donuk bir şekilde bekliyor, mezar başında çocuğunun kemiklerini beklemek nasıl bir duygudur kim bilir" ifadelerine yer verdi.


(ss/gk/mg)