‘İş yerinde kreş olsaydı Ali Can ölmeyecekti!’
11:40
JINHA
HABER MERKEZİ - Antalya’nın Aksu ilçesi, Isparta karayolu üzerindeki bir ambalaj firmasına ait fabrikada üzerine çıktığı tomrukların üstüne devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 6 yaşındaki Ali Can olayıyla ilgili açıklama yapan Kreş Haktır Platformu, “Bu ölümler kader ya da istisna değil, devletin sorumluluğunu yerine getirmediği için meydana gelen cinayetlerdir. Devlet kreş açma sorumluluğunu yerine getirseydi Ali Can ölmeyecekti” dedi.
Kreş Haktır Platformu, Antalya’nın Aksu ilçesi, Isparta karayolu üzerindeki bir ambalaj firmasına ait fabrikada üzerine çıktığı tomrukların üstüne devrilmesi sonucu yaşamını yitiren 6 yaşındaki Ali Can Öz olayıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Fabrikada çalışan anne ve baba, çocukları bırakacak bir yerleri olmadığı ya da özel kreşlere para veremeyecekleri için Ayşe ile Ali Can’ı da iş yerine götürdü. Çocuklar oyun oynarken, bir işçinin sayım yapmak için üzerine çıktığı tomrukların üstüne devrilmesi sonucu Ali Can, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. 3 yaşındaki çocuğu babası son anda kurtardı. Ancak, 6 yaşındaki Ali Can hayatını kaybetti” denildi.
‘Bu ölümler kader ya da istisna değil!’
“Eğer o iş yerinde kreş olsaydı, Ali Can yaşıtları ile birlikte oyun oynamaya devam edecekti” sözleri ifade edilen açıklamada, “Ne mahallesinde ne iş yerinde çocuklarını bırakabilecek bir kreş olmadığı için çocuğunu kaybeden anne babanın yaşadığı bu durumu daha önce yaşayanlar da olmuştu. 2009 yılında iş aramak için evden çıkan Necla K. başka bırakacak bir yer olmadığı için 8 aylık ve 6 yaşındaki iki çocuğunu, 13 yaşındaki çocuğuna emanet ederek evde bırakmış, çocuklardan birisi dışarıdayken çıkan yangında 8 aylık bebek hayatını kaybetmişti. Bu ölümler kader ya da istisna değil, devletin sorumluluğunu yerine getirmediği için meydana gelen cinayetlerdir” diye kaydedildi.
‘492 olan kreş sayısı 118’e düştü’
Kreşi olan mahalle sayısının çok az olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Hâlâ yalnızca 150 üstü kadın çalıştıran iş yerlerinin kreş açma zorunluluğu var. Oysa, Türkiye'de daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaygın olduğu düşünüldüğünde 150 üstü kadın çalışanı olan işletme sayısının yok denecek kadar az olduğu aşikâr. Var olanlar da yeterince denetlenmiyor. Devlet kurumlarında ise ödeneklerinin kesildiği 2007 yılından itibaren 492 olan kreş sayısı 118’e düşmüş durumda. Ayrıca, bu hizmetlerden yalnızca 3-6 yaş arası çocuklar yararlanabiliyor, 3 yaşın altındaki çocuklar için ise devlet neredeyse hiç bakım hizmeti sunmuyor” sözlerine yer verildi.
‘Ali Can’ın ölmesi tesadüf değil’
Çalışma hayatı içerinde kadınların yaşadıkları sorunları senelerdir dile getirdikleri ifade edilen açıklamada, “Yasa yapıcılar da bu gerçeğin farkında, ancak kadınların önündeki bu engeli kaldırmak yerine esnek çalışma adı altında eğreti çalışma biçimlerini sihirli bir formülmüş gibi öne sürüyor ve kadınları eve hapseden politikaları uygulamaya geçirmeyi tercih ediyorlar. Oysa, Ali Can annesi çalışmak zorunda olduğu ve hükümetin teşvik ettiği gibi evde ona bakmadığı için değil, devlet kreş açma sorumluluğunu yerine getirmediği için ölmüştür. Devlet eğitim, sağlık gibi sosyal hizmetleri özelleştirirken, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmadığı işyerleri bu kadar yaygınken, iş cinayetleri her gün artarken, hükümet kadınlara esnek çalışma alternatifleri oluşturarak zaten kadınların sorumluluğunda görülen çocuk bakım yükünü yine kadınların üzerine yüklerken, Ali Can'ın ölmesi hiç tesadüf değil” ifadelerine yer verildi.
‘Ücretsiz 7/24 açık kreş istiyoruz’
Kreş Haktır Platformu’nun bir yılı aşkın bir süredir hazırladığı videolarla, broşürlerle, afişlerle “Çocukların yaşadığı her yerde her çocuğa uygun kreş” sloganıyla çalışma yürüttükleri kaydedilen açıklamanın sonunda şunlara yer verildi: Kreşlerin kolay ulaşılabilir, ücretsiz, nitelikli ve özellikle vardiyalı çalışanların çocukları için 24 saat açık olması, kaliteli ve ulaşılabilir bakım hizmetlerinin devlet tarafından sunulması ve ayrıca erkekler tarafından paylaşılması, iş yerlerinde emzirme odası ve çocuk bakım hizmeti verilmesi zorunluluğunun kadın çalışan sayısı üzerinden değil, toplam çalışan sayısı üzerinden uygulanması, yerel yönetimlerin kreş açması için yerel yönetimler yasasında gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini savunuyoruz. İş yerlerimizde, mahallelerimizde, kentlerimizde, köylerimizde, yaşadığımız her yerde kreşlerimizi istiyoruz.”
(mg)

