Eğitim-Sen: Yasadışı müdahalenin karşısında duracağız

19:38

JINHA

ANKARA- MEB'e bağlı 11 bin 500 öğretmenin açığa alınmasına ilişkin Eğitim-Sen yaptığı açıklamada yasa dışı adımlar atılmasından vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı.

Başbakan Binali Yıldırım'ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmadaki tehdit içerikli talimat sonrası Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 11 bin 500 öğretmenin açığa alındığını açıkladı. Bakanlık ve valiliklerin koordinesinde yürütüldüğü belirtilen soruşturma sonucu, "PKK destekçiliği" gerekçe gösterilerek öğretmenler görevden alındı. Eğitim-Sen konuya ilişkin yaptığı açıklamada OHAL hukuğuna dayanılarak yapılan tasfiye girişimleri ve hak kayıplarının hayata geçirilmesinin kabul edilemeyeceğinin belirtildi. Açıklamada, “Yaşamın her alanında kendisine mutlak itaat isteyen ve bunun için her fırsatı kullananların eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesine yönelik her türlü yasa dışı müdahalesinin karşısında duracağımız bilinmelidir” denildi.

‘İhraçlar, siyasi iktidarın elinde silaha dönüştü’

Açıklamada, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında başlatılan ve darbecilere yönelik olduğu iddia edilen soruşturmaların, OHAL KHK’lerine dayanarak kamuda yapılan açığa almalar ve ihraçların siyasi iktidarın elinde tehlikeli bir silaha dönüştürüldüğü kaydedildi. Açıklamanın devamında, “AKP, 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek darbeyle alakası olmayan ama kendisine muhalif olan herkesi susturmanın derdine düşmüştür. Evrensel hukuk ilkeleri çerçevesinde hareket etmek yerine, adeta hukuka düşman kesilenler, Meclisi devre dışı bırakarak OHAL’i kendi hukuksuzluklarına kalkan yapmaktadır. Ülkeyi kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda yeniden inşa etmek isteyenler, karşılarında duracak hiçbir örgütlü güç istememektedir” sözlerine yer verildi.

‘OHAL, kalkan olarak kullanılıyor’

“Okullarda, üniversitelerde özgür düşünen, sorgulayan, eleştiren nesiller yetiştirilmesinden rahatsızlık duyanlar darbe fırsatçılığı yapmaktadır. Eğitimde yaşanan dinselleştirme karşısında laik-bilimsel eğitimi savunanlar, eğitimde yaşanan ticarileştirmeye karşı herkes için eşit ve parasız eğitim için mücadele eden eğitim ve bilim emekçilerinin iktidarın ve yandaşlarının hedefinde olması şaşırtıcı değildir” diye belirtilen açıklamada hükümetin yıllardır eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesi karşısında yapamadıklarını OHAL kalkanıyla yapmak istediğine dikkat çekildi.

‘Sendikal eylemler kapsamında suç üretiliyor’

Hükümetin kendi gibi düşünmeyeni haksızlıklar karşısında sesini yükseltenlere karşı tahammülsüz olduğu ve en temel sendikal eylemlerin suç kapsamına alınarak suç üretildiği ifade edilen açıklamada “Çerçevesi Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelerle çizilmiş bulunan sendikal eylem ve faaliyetlerin, sırf hükümet politikalarına ters düştüğü için soruşturma konusu yapılması kabul edilemez. Sendikal eylemlerin siyasi baskı ve yönlendirmelerle suç kapsamına alınmak istenmesi, gücünü yasalardan alması gerekenlerin hukuku ayaklar altına alarak göz göre göre suç işlemesi anlamına gelmektedir” ifadeleri kullanıldı.

‘Hükümet, hukuka ve yasalara saygılı olmalıdır’

OHAL hukukuna dayanılarak yapılan tasfiye girişimleri ve hak kayıplarının hayata geçirilmesinin kabul edilemeyeceğinin vurgulandığı açıklamada şu sözlere yer verildi: “Bugün oluşturulan ‘puslu havayı’ fırsat bilerek hareket edenler, yaptıklarının bedelini hukuk karşısında mutlaka ödeyecek, kimsenin yaptığı yanına kalmayacaktır. Eğitim emekçileri bugüne kadar hiçbir baskı ve tehdit karşısında diz çökmemiş, savunduğu ilke ve değerlerden taviz vermemiştir. Bunu eğitim emekçileri de, bizlere saldırarak kendi suçlarını gizlemeye çalışanlar da çok iyi bilmektedir. Hükümet, yeni eğitim yılına sayılı günler kala telafisi mümkün olmayan sonuçlara ve kaosa yol açacak çocuklarımıza ve eğitim emekçilerine büyük mağduriyetler yaşatacak yasa dışı adımlar atmaktan vazgeçmeli, hukuka ve yasalara saygılı olmalıdır."

Açıklamada son olarak, “Yaşamın her alanında kendisine mutlak itaat isteyen ve bunun için her fırsatı kullananların eğitim ve bilim emekçilerinin örgütlü mücadelesine yönelik her türlü yasa dışı müdahalesinin karşısında duracağımız bilinmelidir. Bizler çocuklarımıza ve öğrencilerimize onurlu bir gelecek bırakacağımıza söz verdik, sözümüzü mutlaka tutacağız“ diye belirtildi.

(de/dc)