Sakine Cansız ve Gurbetelli Ersöz’ün eserleri raflarda…
09:53
Gülşen Koçuk – Bêrîtan Elyakut / JINHA
AMED – Aram Yayınevi tarafından basılan dört kitaptan ikisi Kürt devrimci kadınlar Sakine Cansız ve Gurbetelli Ersöz’e ait. Raflarda yerini alan kitaplara ilişkin olarak konuşan yayınevi redaksiyonlarından Bilge İşyok, Gurbetelli ve Sakine’nin kullandıkları samimi dil ile nasıl mücadele edileceğini anlattığını ifade etti. Bilge, raflarda yerini alan kitapların okunması gerektiğini söyledi.
Aram Yayınevi tarafından Nisan ayında çıkarılan dört kitaptan ikisi, Kürt kadın mücadelesinde, ulusal mücadelesinde ve basın özgürlüğü mücadelesinde adını kazıtan Sakine Cansız ve Gurbetelli Ersöz’e ait. Sakine Cansız’ın ölümünün ardından Avrupa’da Mezopotamya yayınları tarafından çıkarılan “Hep Kavgaydı Yaşamım” adlı kitap ilk defa Türkiye’de Aram Yayınevi’nden çıkarken, Gurbetelli Ersöz’ün kaleme aldığı “Yüreğimi Dağlara Nakşettim” kitabı da yine aynı yayınevinden ikinci basım olarak tekrar çıktı.
‘Mücadeleye soluk vermiş bir kadın’
Aram Yayınevi’nin Nisan ayında basımını gerçekleştirdiği dört kitaptan ikisi Kürt kadın mücadelesinin önemli isimlerinden Sakine Cansız ve Gurbetelli Ersöz’e ait. Sakine ve Gurbetelli’nin kitaplarına ilişkin konuşan Aram Yayınevi Kitap Redaksiyonu olan Bilge İşiyok, iki kitabın da uzun süredir basım aşamasında olduğunu, fakat teknik sorunlar nedeniyle bugüne kaldığını belirtti. Özellikle Sakine Cansız’ın kitabı olan “Hep Kavgaydı Yaşamım” adlı eserin kendileri için büyük önem taşıdığına işaret eden Bilge, daha önce Avrupa’da Mezopotamya Yayınları tarafından basılan kitabın, Türkiye’deki ilk basımını kendilerinin gerçekleştirdiğini söyledi. Bilge, “Sakine Cansız’ın politik yapısının, şahadetinin ardından daha çok konuştuğumuz ve mücadeleye ciddi anlamda soluk vermiş bir figür olmasının yanında kitabın içeriğinde kadın olarak, Sakine Cansız’ın tüm çelişkilerini ve mücadelesini görecektir okuyucular” şeklinde konuştu.
‘Okuyucularla duygu yükünü paylaşmak önemli’
Sakine Cansız’ın kaleme aldığı kitapta Sakine’nin, mücadele ile olan tanışmışlığını sade ve samimiyetle yazdığını ifade eden Bilge, “Kitabı basmamızdaki asıl sebep Sakine Cansız’ı buradaki halkla ve okuyucu ile buluşturabilmekti” dedi. Bilge, Gurbetelli Ersöz’ün ise tüm basın çalışanları açısından bir idol olduğuna dikkat çekerek, “Kitap Gurbetteli Ersöz’ün güncesinden meydana geliyor ve daha önce de yayınladığımız bir kitaptı. Günce Gurbetelli Ersöz’ün gerillaya katılmadan önceki ruh halini ve sonrasını aktaran güzel bir çalışma” ifadelerine yer verdi. Gurbetelli Ersöz ve Sakine Cansız’ın kitaplarının okunduğu anda bağlılığın ne olduğu konusunda okuyucuların netleşeceğine vurgu yapan Bilge, “Bir mücadeleye kalben, müthiş bir inançla nasıl bağlanılacağını görecek okuyucular. Bu kitaplarla insani olarak onlara değebilme ihtimalini görüyoruz” sözlerine değindi.
‘Kitapların basılmaması büyük eksiklikti’
Bilge, Sakine Cansız ve Gurbetteli Ersöz’ün kitaplarının basılmamış olmasının kendileri için büyük bir eksiklik olduğunu kaydederken, özellikle Sakine Cansız’ın şahadetinden sonra insanların onu tanımak istemesi nedeniyle kitabın basımını hızlandırdıklarına değindi. Sakine Cansız’ın yaşamına bakıldığında siyasi bir zeminin olduğunu ancak bunun dışında kendini gerçekleştirmeye çalışan bir kadın figürü olduğunu da sözlerin ekleyen Bilge, “Kitapta Sakine Cansız’ı inatçı, direngen ve aşırı bağlılığı olan bir kadın figürü olarak görüyoruz. Kitap çocukluğundan itibaren başlıyor ve üç ciltten oluşuyor. Ancak bu ilk cildi. İlk ciltte kendini gerçekleştirmek için mücadele eden bir kadını tanıyacak okuyucular.”
‘İki kitap da okuyucuyu sürükleyecek’
“Kürdistan kadınları olarak Sakine Cansız ve Gurbetteli Ersöz’ün yaşadığı çelişkileri yaşadıklarına vurgu yapan Bilge, “İki kitapta da bu coğrafyada kadın olmanın getirdiği zorlukları aynı zamanda bir mücadeleye bu denli bağlı olmanın nasıl öğrenilebileceğini, doğrudan bir bağ kurarak öğreneceğiz” dedi. Bilge, kitapları yayına hazırlarken gülümseyerek okuduğunu, kitaplarda çok samimi bir dil kullanıldığını ve ekstra bir katkıya ihtiyaç duyulmadığını söyledi. Kitapların dili hakkında bilgi veren Bilge, “Her iki kitap da okuyucuyu sürükleyecek bir üsluba sahip, okudukça daha fazla okumak istiyorsunuz. Bu deneyimleri bu doygunlukta anlatan iki insanı daha fazla merak ediyorsunuz. Dolayısıyla bunların müthiş bağlılıkla yürüttükleri mücadeleyi de merak ediyorsunuz. Bu nedenle güzel bir deyim sunuyor kitaplar” açıklamalarında bulundu.
(be-gk)

