‘Ermeni Soykırımını da Roboskî’yi de yapan aynı anlayıştır’
10:42
Pelin İktüeren / JINHA
İZMİR – Türkiye tarihinde yapılan soykırımlarla, gerçek tarihle yüzleşmeyi hedefleyen “Yüzyıllık Yüzleşme Atölyesi İzmir” aktivisti Ziya Dinçsoy, “1909 Adana Katliamını, 1915 Ermeni Soykırımını yapan devletle, 2011’de Roboskî’yi bombalayan devlet anlayışında bir süreklilik vardır” derken, demokratikleşme ve özgürleşebilme adına, yaşanan katliamlarla, soykırımla yüzleşilmesi gerektiğine işaret etti.
Tarihi soykırımlarla, katliamlarla dolu olan Türkiye gerçekliğinde, soykırımlarda yaşamını yitirenlerin, anmaların gerçekleşmesinin tarihi çok eskilere dayanmıyor. Bu soykırım ve katliamların gündeme gelmesi, tartışmalara konu olması da verilen mücadelenin bir sonucu olarak gerçekleşti. Türkiye tarihinin en acı olaylarından söz edildiğinde 24 Nisan 1915’te başladığı kabul edilen Ermeni Soykırımıdır. İzmir’de 2 yıldır faaliyet gösteren Yüzyıllık Yüzleşme Atölyesi, tarihin farklı yorumlanabileceği anlayışından yola çıkmış insanların oluşturduğu bir atölye. “Temel derdimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi tarihinin karanlık noktalarını, dayattıklarını sorgulamak” diyen Ziya, resmi tarih anlatısının dışında kalan, kadim halkların unutturulmaması, hatırlanılması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. En büyük uğraşının soykırımın yüzüncü yılında Ermeni Soykırımının kabul edilmesi, soykırım kurbanlarının itibarlarının iade edilmesi, soykırımdan muzdarip olmuş insanlardan özür dilenmesi olduğunu dile getiren Ziya, İstanbul’da ve İzmir’de Ermeni Soykırımı ile ilgili yüzleşme toplantılarının düzenlendiğini, soykırımla yüzleşmenin oldukça önemli olduğunu belirtti.
‘Derdimiz resmi tarihin yalanları’
“Temel derdimiz resmi ideolojinin uyduruk tarihi ve bu tarihin yalanları” diyen Ziya, alternatif bir tarih yaratımının önemli olduğunu dile getirdi. Ziya, soykırıma dair belgelerin yok edildiğini hatırlatarak, “Her şeyin belgesi olması gerekmiyor, belgenin boğazına sarılan bir tarih anlayışımız yok” şeklinde konuştu. Belgelemenin iktidarın söylemiyle ilişkili olduğunu da söyleyen Ziya, hem sözlü tarihten, hem alternatif kaynaklardan yararlandıklarını belirtti. Ziya, Tarih Vakfı’nın çalışmalarının “başka türlü bir tarih” için oldukça önemli olduğuna da değindi.
‘Soykırım kavramı Ermeni Soykırımıyla ortaya atıldı’
Soykırım anmalarının yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Ziya, Yüzyıllık Yüzleşme’nin çıkış noktasından birinin de Ermeni Soykırımı anmalarının yapılması, hafızaların canlı tutulması olduğuna işaret etti. Soykırım anmalarının karşısında farkındalık yaratılmasını amaçladıklarını ifade eden Ziya, “İnsanlara, yaşananların sınırlı, resmi tarihin dayattıklarından, anlatılanlardan ve yazılanlardan farklı olduğunu gösterebilmek oldukça önemlidir” diye konuştu. “Adına ne dersek diyelim yüz binlerce insanın, yerinden yurdundan edildiği, katledildiği bir vaka var karşımızda” sözlerine yer veren Ziya, soykırım kavramının doğuşuna da değinerek, kavramının doğuşunda “Ermeni Soykırımının” çıkış noktası kabul edildiğini hatırlattı. Ziya, “1948 yılında “soykırım” kavramını kavramsallaştıran Raphael Lemkin çok açık bir şekilde bu kavramsallaştırmayı yaparken Ermeni Soykırımından hareket ettiğini söylüyor” ifadelerine dikkat çekti.
“1909 Adana Katliamını, 1915 Ermeni Soykırımını yapan devletle, 2011’de Roboskî’yi bombalayan devlet anlayışında bir süreklilik vardır” diye konuşan Ziya, demokratikleşme ve özgürleşebilme adına, yaşanan katliamlarla, soykırımla yüzleşilmesi gerektiğine işaret etti. Ziya, “Roboskî Katliamını yapan ve daha sonra bu katliamı tebrik eden aygıt devletin ta kendisidir” dedi.
‘Hafızamızdan başka silahımız yok’
Soykırım anmalarına farklı politik eğilimlerden insanların da katıldığını belirten Ziya, “Kendisine demokrat, müslüman, sosyalist diyen insanların, soykırım anmalarına gelip orada ortaklaşabilmeleri, çok değerli bir şey. Soykırımın kurbanlarına saygı duymak ve bu insanların devlet tarafından sistemli bir şekilde bilerek ve isteyerek öldürüldüğünü teşhir etmemiz gerekiyor” diye konuştu. “Bir tarafta olmuş bitmiş şeylerin olmadığını söyleyen, sanki hiç yaşanmadığını söyleyen bir aygıt –devlet- var; Diğer tarafta unutmamak için hafızasından başka ‘silah’ı olmayan bir grup var” ifadelerini belirten Ziya, “Yaşanmış bir hadiseyi unutturmaya çalışan aygıta karşı ısrarla ve inatla, hatırlama mekanizmasına sahip çıkılması oldukça önemlidir. Ermenilerin, Rumların ve diğer pek çok halkın seçilmiş, yok edilmiş, sürülmüş insanların bu toprakların unsurlarını olduğunu söylemek, devletin hakim ideolojisinin katlanamayacağı bir şey” açıklamalarında bulundu.
‘Yapılan en marjinal eylemler soykırım anmalarıdır’
Ziya, soykırım anmaları ile unutturulan, üzeri kapatılan başka türlü tarihin üzerindeki toz bulutunu kaldırıp, gerçek yanmışlıkların görünür olmasını amaçladıklarını belirtirken, “Bu toprakların kadim halklarının var olduğunu ancak bir şekilde yok edildiğini söylemeye çalışıyoruz” dedi. 24 Nisan Ermeni Soykırımı anmaları için katılım çağrısında da bulunan Ziya, “24 Nisan anması geçtiğimiz yıl Adana’dan Dersim’e, İstanbul’dan İzmir’e, Ankara’ya çok farklı şehirde yapıldı. Bu anmaların yapılıyor olması bile başlı başına çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en ‘marjinal’ eylem soykırım anmasıdır. Biz bu anmaları ısrarla yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
İzmir’de 24 Nisan Perşembe Günü saat 18.30’da Fuar Basmane Kapısı’nda Ermeni Soykırımı anması gerçekleştirilecek.
(pi/gk)

